AYKUT DİŞ YAZDI: SAHTE CUMHURİYETÇİLİĞE KARŞI ATATÜRK DEVRİMCİLİĞİ

AYKUT DİŞ YAZDI: SAHTE CUMHURİYETÇİLİĞE KARŞI ATATÜRK DEVRİMCİLİĞİ

Aykut Diş, Vatan Partisi Öncü Gençlik Genel Başkanı

29 Ekim 2016 günü daha yataktan kalkmadan elime akıllı telefonumu alıp haber sitelerine ve bazı köşe yazarlarına göz gezdirdiğimde, Cumhuriyet ve ilkeleri etrafında birleşmiş bir ülkede yaşıyormuş hissine kapıldım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Komünist Parti lideri Kemal Okuyan’a, Başbakan Binali Yıldırım ve Meclis Başkanı İsmail Kahraman’dan Birgün Gazetesi’ne ve liberallere, Melih Gökçek’ten Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye; geniş bir yelpaze Cumhuriyet güzellemeleriyle halkı selamlıyordu. Ortalama bir Ankara sonbaharının sabahında soğuk suyu yüzüme çarpana kadar süren bu mutluluk, yine de yaşamaya değerdi.

29 Ekim 2016 tarihinde, memleketin neredeyse bütün siyasi kuvvetleri Cumhuriyetçilikte buluştu. Şüphesiz bu kuvvetlerin eylemlerinin ve söylemlerinin amaçları birbirinden ayrılıyor, hatta zıtlaşıyor. Tam da burada “Hangi Cumhuriyet” sorusunun yanıtını vermek ve o cumhuriyetin nasıl savunulacağını tarif etmek anlam kazanıyor. Çünkü Erdoğan’a ve AKP’ye müzmin muhalefet oyununun vesilesi olmanın aksine Cumhuriyet bir programdır ve Cumhuriyeti savunmak bir tutarlılık meselesidir.

Batı Asya’da, Türkiye’nin hem iç hem de dış cephelerde parçası olduğu, geçmişin kitlesel muharebe yöntemlerinden farklı olarak örtülü bir şekilde yürütülen, emperyalist kapitalist güçlerin ezilen dünyaya doğrudan kendi üniformalı askerlerinin yerine terör örgütleriyle ve gizli yapılanmalarıyla saldırdığı çok bileşenli savaş koşullarında Cumhuriyet, ancak ve ancak, vatan ve millet mevziisinden savunulur.

Vatan ve millet mevziisinde olmak demek:

  • Bölücü terör örgütü PKK ve uzantılarına karşı tereddütsüz tavır…
  • Darbe teşebbüsünde bulunan Amerikan derin devletinin Türk devleti içindeki aygıtı FETÖ’ye karşı tereddütsüz tavır…
  • Suriye’yi bölerek Musul’dan Doğu Akdeniz’e açılmaya çalışılan ABD-İsrail güdümlü “Kürt Koridoru”na karşı tereddütsüz tavır…
  • Milletin birliği ve millet-devlet (halk-ordu) birliği için tereddütsüz tavır demektir.

Cumhuriyeti yüceltecek ve ilerletecek aydınlanma ve emek cephesi de bu perspektifle kurulabilir. Emperyalizm çağında vatan ve millet mevziisinde olmayan bir demokrasi, aydınlanma ve sosyalizm çabası iyi niyetli olsa dahi nafiledir ve emperyalizmin kalıpları içindedir.

Yeniden Atatürk Cumhuriyeti hedefiyle, vatan ve millet mevziisine dayanmadan geliştirilen tüm çıkışlar günü birliktir, popülisttir ve emperyalist propagandaya hizmet etmiştir.

29 Ekim 2016’da, başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere yurdun her köşesinde “Cumhuriyet’e Sahip Çıkma/ Türkiye’yi Teröre Teslim Etmeme Eylemleri” düzenlendi. Bir tek Vatan Partisi’nin öncülüğündeki eylemlerde Cumhuriyetin yükselişinin vatan savaşının başarısına bağlı olduğu gerçeği vurgulandı.

Türk Gençliğini kandırıp Amerikancılığa alet etmek isteyen sahte Cumhuriyetçiler ve “sol”cular Ankara Güvenpark’a ve İstanbul İstiklal Caddesi’ne iyi baksınlar.

Padişahlık özentilerinin başkanlık heveslerine karşı Cumhuriyet mücadelesi, bölücü terör örgütü PKK’nın partisi HDP’nin belediyelerinin kapılarında sabahlayarak ve onlar için “demokrasi” arayarak değil; Mehmetçike selam durarak verilir.

PKK’ya ve FETÖ’ye “özgürlük” arayan “özgürlükçü demokrat reddi mirasçılar”dan değiliz; Atatürk devrimcisiyiz!

 

oncugenclik.org.tr, 31.10.2016

Paylaş: