Bir Parti Örgütünün Zorunlu Faaliyet İlkeleri

Bir Parti Örgütünün Zorunlu Faaliyet İlkeleri

Mehmet Bedri Gültekin

Partimiz, olağanüstü bir büyüme süreci yaşamaktadır. Çok sayıda yeni il, ilçe, belde örgütü ile mahalle ve köy temsilciliği açılmaktadır. Devrimci bir partinin çeşitli kademelerdeki örgütlerinin nasıl çalışacağı konusunda ilgili arkadaşların yeterli bilgiye ve deneyime ulaşması elbette bir zaman ve eğitim sorunudur. Ama öte yandan, kısa sürede çok iş yapmak zorundayız.

Yeni katılan arkadaşların bir kısmı başka siyasi örgütlerde, derneklerde, sendikalarda ve diğer kitle örgütlerinde mücadele etmiş ve bu anlamda yetişmiş kadrolardır. Bu arkadaşlar partimize katıldıklarında önemli bir birikimi ve deneyimi de partimize taşımaktadırlar. Ama partimize katılan arkadaşlarımızın çoğunluğu, örgüt yönetme ve siyaset yapma pratiğini ilk defa partimizde yaşayacaklardır.

Yakın zamana kadar partiye yeni katılan arkadaşlarımızı eğitmek ve partimizin tecrübelerini yeni gelenlere aktarmak açısından “yeteri kadar zamanımız” vardı. Ayrıca eğitilmesi gereken arkadaşlar görece çok daha azdı. Ve genellikle partiye katılan arkadaşlar uzun zamandan beri partiyi izleyen, başka bir yönüyle ele alacak olursak parti tarafından epeydir üzerinde çalışılan arkadaşlardı.

Şimdi ise mevcut sistemin bütün gelişme olanaklarını tüketmiş olmasından dolayı geniş kitleler partimize yönelmektedir. Yeni gelen arkadaşlar, sistemin bittiğini görmüş ve devrimci bir seçeneğin zorunlu olduğunu kavramışlardır. Ve İşçi Partisi’nin, yıllardır yürütmüş olduğu mücadeleden dolayı aradıkları devrimci seçeneğin partisi olduğu noktasında belli bir netliğe ulaşmışlardır. Bundan dolayı İşçi Partisi’ni gelmektedirler. Ama öte yandan bu arkadaşların önemli bir kısmı İşçi Partisi’nin ideolojisi, programı ve politikaları hakkında ancak yüzeysel bir bilgi sahibidirler. Partimizin örgütsel birikimi ve tecrübeleri konusunda fazla bir bilgileri yoktur. Oysa şimdi bu arkadaşların küçümsenmeyecek oranda bir kısmına yönetici görevler vereceğiz. Ve bu doğru bir yaklaşımdır.

Bu makale Partimizin örgütsel faaliyetinin tecrübelerini özetlemektedir. Sadece yeni kurulan parti örgütlerimizin değil, eskiden beri var olan bir çok örgütümüzün de aşağıda belirtilen ilkeler açısından kendilerini gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Düzenli yönetim kurulu toplantıları yapmak

1. Bir örgütün örgüt olabilmesi için ilk olarak hayata geçirmesi gereken faaliyet ilkesi, önceden yeri, günü, saati ve gündemi belli olan yönetim kurulu
toplantılarını düzenli olarak yapması ve bu toplantılarda görüştüğü konularla ilgili olarak kararlar almasıdır.
Buradaki örgüt, sadece il, ilçe veya belde örgütü olarak anlaşılmamalıdır. Temsilcilikler, kesim komiteleri ve temel örgütler de dahil olmak üzere bütün parti örgütlerini bu kapsamda düşünmek gerekir.

Yönetim kurulu toplantıları, basit bir bürokratik faaliyetin icra edilmesi olarak görülmemelidir. Düzenli toplantıya katılan üye, birinci olarak her şeyden önce bir disipline tabi olmakta, bir siyasi hareketin sadece taraftarı olan bir kişi olmaktan çıkmakta, o siyasi çizginin toplumsal pratiğe uygulanmasında belli bir disipline tabi olarak görev alan bir kişi haline dönüşmektedir.

İkinci olarak düzenli toplantıların bizatihi kendisi, kişiyi çalışmaya sevk eden bir görevi yerine getirir. Çünkü yönetim kurulu, görev bölüşümü demektir. Ve yönetim kurulu toplantıları belli bir gündemle yapılacaktır. Gündemde, çalışma alanındaki gelişmelere bağlı olarak yer alacak özel maddelerin yanısıra her zaman varolacak maddeler, geçen sürede yapılan çalışmaların gözden geçirilmesi, her bir üyenin kendi alanıyla ilgili olarak faaliyet raporunu sunması, gelecek dönemin planlanması ve eleştiri özeleştiri gibi maddelerdir. Yani yönetim kuruluna katılacak her bir üye, kendisini; toplantıda yaptıklarıyla ilgili olarak bir şeyler söylemek zorunda hissedecektir. Bu açıdan bakıldığında düzenli yönetim kurulu toplantılarının, katılan üyeleri çalışmaya sevk ettiğini söyleyebiliriz.
Birçok yerde arkadaşlarımız; yöneticiler olarak zaten her zaman bir arada olduklarını, konuşmaları gereken konuları zaten görüştüklerini, ayrıca toplantı yapmaya gerek görmediklerini söylemektedirler. Bu yanlıştır. Bu arkadaşlarımızın anlattığı çalışma, bir örgütün çalışması değil, aynı fikirleri paylaşan bir arkadaş grubunun çalışmasıdır. Böyle bir çalışmayla hiçbir konunun ciddi bir şekilde ele alınıp yürütülmesine olanak yoktur. Toplantının gündemi önceden belirlenecek, ilgili yönetim kurulu üyesi tarafından bütün yönetim kurulu üyelerine toplantının yeri, günü ve saati ile birlikte bildirilecektir. Böylece toplantıya katılacakların hazırlık yaparak gelmeleri sağlanacaktır. Ve her toplantının sonunda görüşülen konularla ilgili olarak mutlaka bir takım kararlar alınacaktır. İşte bu faaliyet, bir örgütün faaliyeti ile aynı fikirleri paylaşan bir arkadaş grubunun faaliyeti arasındaki farktır.

Gene bir çok örgütümüzde toplantıya katılacak üyelerden bazılarının gelmemesi toplantının iptal edilmesine yol açmakta, birkaç sefer böyle bir olay tekrarlandıktan sonra toplantı yapılmasından vazgeçilmektedir. Oysa eksikler hiçbir zaman toplantının yapılmasından vazgeçmenin gerekçesi olmamalıdır. Eksikler de olsa toplantı yapılmalı, gündemdeki konular görüşülmeli, kararlar alınmalı ve katılmayan arkadaşlara tebliğ edilmelidir. Mazeret bildirmeden toplantıya katılmayan üyeler eleştirilmelidir. Üst üste mazeretsiz üç toplantıya katılmayan yönetim kurulu üyesi hakkında ise disiplin işlemi uygulanmalıdır.

Parti disiplinsiz tutumlarıyla örgüt çalışmasını sekteye uğratan üyelerin liberalizmine hoşgörü göstermemelidir. Tüzük hükümlerini uygulamak kaydıyla
yönetim kurullarını çalışan ve hak eden arkadaşlardan oluşturmak her zaman mümkündür.

Genel üye toplantıları yapmak

2. Her örgütümüzün belli aralarla genel üye toplantılarını yapması gerekmektedir. Örgütün durumuna ve büyüklüğüne göre bu genel üye toplantılarının zamanı belirlenir. Ayrıca ihtiyaca göre de genel üye toplantısı yapmak gerekebilir.

Genel üye toplantılarında yönetim kurulu, geçen dönemin faaliyet raporunu üyelerin bilgisine sunmalı, gelecek döneme ilişkin düşüncelerini açıklamalı ve üyelerin görüşlerini almalıdır. Üyelerin hem geçen döneme, hem gelecek döneme ilişkin görüşlerini açıklamalarına olanak sağlanmalıdır. Genel üye toplantıları örgütün büyüklüğüne ve diğer koşullara göre çeşitli biçimlerde gerçekleştirilebilir. Örneği İstanbul’un il olarak genel üye toplantısı yapmasına olanak yoktur. Buralarda genel üye toplantıları ilçeler düzeyinde, hatta bazı ilçelerde ise kesimler düzeyinde ayrı ayrı yapılabilir.

Özellikle yeni kurulan örgütlerimizde belli aralıklarla yapılacak genel üye toplantıları, bütün üyelerin parti çalışmalarına aktif olarak katılmaları, eğitilmeleri ve partililik bilincinin yerleşmesi açısından son derece faydalıdır.

Genel üye toplantıları; üyenin kağıt üzerinde yazılı ve seyreden üye konumundan çıkarak aktif, katılımcı ve sorumluluk duyan bir üye konumuna yükselmesine katkıda bulunmaktadır.

Aylık mali raporun hazırlanması ve örgütün bilgisine sunulması

3. Partinin bütün gelir ve giderleri saati saatine, örgütün saymanı tarafından kaydedilmelidir. Kayıt altına alınmayan hiçbir gelir ve hiçbir harcama olmamalıdır. Her ayın sonunda ise kayıtlardan hareketle, örgütün gelir ve giderlerinin belli başlı kalemler halinde dökümü yapılmalı ve parti panosunda bütün partililerin bilgisine sunulmalıdır.

Partimizin gelirleri bellidir. Bunlar, üyelerimizin aidatları, dostlarımızdan aldığımız bağışlar, yayın satışlarından elde ettiğimiz gelirler ve faaliyet gelirlerimizdir. Giderlerimiz de kira, telefon, su, elektrik, kadro giderleri, örgütlenme ve faaliyet giderleri ile üst örgüt ödentilerimizden oluşmaktadır. Saati saatine kaydettiğimiz gelir ve giderleri Genel saymanlığımızın yönergeleri ışığında bu başlıklar altında toplayarak üye kitlemizin bilgisine sunmak başlı başına bir eğitimdir.

Bütün partiye anlattığımız bir gerçeği üye, böylece kendi gözleri görmüş olacaktır ve parti pratiği içinde yaşayacaktır. Bu partinin ardında para babaları yok. Bu partinin giderlerinin finansmanını sağlayanlar kendisi gibi dar gelirli emekçilerdir. Tabloyu panoda sürekli olarak asılı gören üye, o tabloda kendi yerinin ne olduğu konusunda kendini sorgulayacaktır.

Parti, mali hesabı konusunda gösterdiği titizlik ve açıklık ile üye kitlesini eğitecektir. Mali hesabın her ay sonunda düzenli olarak çıkarılması, bütün gelir
ve giderin kayıt altında olması aynı zamanda her türlü suiistimale karşı partinin bugünden kendi hukukunu sağlam bir şekilde yerleştirmesi bakımından da önemlidir. Küçük bütçeler söz konusuyken bile hesaplarını bilmeyenler, ülkeyi yönetme konumuna geldikleri zaman hortumculuğa karşı bir şey yapamazlar.

Hesapların her ay düzenli olarak çıkarılması ve bu konuda disiplinin sağlanması, her örgütümüzün bütün giderlerini yerel olanaklarla sağlaması ve bütçesini zaman içinde geliştirmesi için doğru ve en önemli başlangıcı yaptığı anlamına gelir.

Her örgüt yayın satışını önemle ele almalıdır

4. En önemli silahımız fikirlerimiz olduğu için, en başından beri dünyanın her tarafında devrimci partiler, yayınlarının kitlelere ulaştırılmasına büyük önem vermişlerdir. Her örgütümüzde yayın sorumluları elbette olacaktır ama bütün parti, yayın dağıtıcısı olarak görev almadığı zaman arzulanan başarıyı yakalamamız zordur.

Partimizin hemen hemen bütün toplum kesimlerine seslenen yayınları vardır. Aydınlık, sadece Türkiye’de değil dünya çapında önemli bir haber yorum dergisidir. Teori ve diğer dergilerimiz de belli bir düzeyi yakalamakta ve okuyucunun beğenisini kazanmaktadırlar. Yayınlarımızı satmak, emek ve zaman verildiği taktirde zor değildir.

Örgütlerimiz şu nedenlerden dolayı yayın satışlarına gereken önemi vereceklerdir.

a. Her şeyden önce kendi üyelerimizi eğitmek ve politika yapmalarını sağlamak için yayınlarımızı takip etmelerini sağlamak zorundayız. Hiçbir şey düzenli Aydınlık ve Teori okumak kadar üyeyi eğitici rol oynayamaz.
b. Yakın çevremizi eğitmek ve partiye kazanmak bakımından yayın satışlarına önem vermeliyiz. Düzenli olarak Aydınlık okuyan bir kişinin bir müddet sonra fikirlerimizi benimsediği ve partimize üye olduğunun çok sayıda örneğini bütün örgütlerimiz yaşayarak görmüşlerdir.
c. Toplum içinde ideolojik ve siyasi etkinlik gerçekleştirmek bakımından yayın satışı önemli rol oynamaktadır. 50 bin nüfuslu bir yerde örneğin 100 Aydınlık satmaya başladığınızda bir müddet sonra o şehrin siyasi elitinin önemli bir kısmı sizin siyasi ve ideolojik etki alanınıza girmektedir. Bu kişilerin bir kısmı başka siyasi örgütlenmeler içinde olsalar bile Dünyaya ve Türkiye’ye sizin durduğunuz yerden bakmakta ve özellikle ulusal meselelerde geniş bir ortak hareket zemini ortaya çıkmaktadır.
d. Yayın satışı aynı zamanda önemli bir gelir olanağıdır. 100 Aydınlık satan bir örgütümüz ayda sadece Aydınlık satışından 240 milyon lira para kazanır. Kaldı ki yayın satış geliri sadece Aydınlık’tan ibaret değildir. Diğer yayınlarımızın satışı, Kaynak Yayınları kitaplarının satışı ve ATABE satışı bir bütün olarak çok önemli bir gelir oluşturmaktadır.

Ayrıca düzenli olarak Aydınlık alan üye, aidatını da düzenli olarak vermektedir.

Dışımızdan Aydınlık okuyan ve böylece partimizin dostu haline gelmiş olan kişi, zaman zaman ve bazen de düzenli olarak bağış aldığımız kişi haline gelmektedir.

Aydınlık satışının, Kaynak Yayınlarının ve Atatürk’ün Bütün Eserleri’nin satışını artırdığı da çeşitli örgüt pratiklerimizin gösterdiği bir başka gerçektir.
Atatürk’ün Bütün Eserleri’nin satışı da hem önemli bir siyasi ve ideolojik çalışma, hem de önemli bir mali çalışmadır. ATABE çalışmasının açmayacağı kapı yoktur.

Yayın satışını ciddi olarak ele alan örgütlerimiz, mali bakımdan büyük örgütler haline geleceklerdir.

Basını bir mücadele aracı olarak değerlendirmek

5. Sadece parti yayınları ile geniş kitlelere ulaşmak mümkün değildir. Bütün örgütlerimiz, yerel ve ulusal basın olanağını sonuna kadar değerlendirmek durumundadır. Özel radyo ve televizyonların devreye girmesinden sonra Anadolu’da yerel basın özellikle önem kazanmıştır. Babıali basınında partimize karşı uygulanan ambargo ve MİT yönlendirmesi sonucu yürütülen psikolojik savaş, Anadolu basını için söz konusu değildir.

Yerel basın olanağını son derece başarılı bir şekilde kullanan örgütlerimiz vardır. Çorum, Mersin, Elazığ, Gaziantep örgütlerimizi buna örnek olarak verebiliriz.

Basın toplantıları ve açıklamaları aracılığı ile sık sık yerel basında yer alabiliriz. Aydınlık’ı takip ederek veya Partimizin İnternet sitesini izleyerek ulusal sorunlar konusundaki gelişmeleri, yerel örgütün açıklamaları olarak yerel basına verebiliriz.

Ayrıca yerel basını kullanma yönündeki çaba, örgütlerimizi yerel politika yapmak konusunda zorlayan bir rol oynayacaktır. Bulunduğumuz il veya ilçedeki halkı ilgilendiren gelişmeler ve çeşitli sorunlara ilişkin çözüm önerilerimizi yerel basın aracılığı ile halka ulaştırmak, bizi yerel gündeme taşıyacak ve halkın ilgisini partimize yöneltecektir.

Bu anlamda yerel basın ile ilişkiler önemlidir. Anadolu basını kısıtlı olanaklarla yaşam kavgası vermektedir. Düzenli ziyaretlerle fikir alışverişinde bulunmak, ayrıca yerel basının çeşitli sorunlarının çözümüne olanaklarımız ölçüsünde katkıda bulunmak, bizi yerel basınla bütünleştirecektir.

Parti yayınlarını mücadelede kullanmak örgütlerimizin ihmal ettiği son derece önemli bir konudur. Örgütlerimiz Aydınlık’ı kendilerinin dışında olan bir yayın olarak görmemeli, yazı ve haber yollamalı, yazı ve haberleri çıkmadığı zaman işin peşini bırakmamalı, daha iyisini yapmaya çalışmalı ve ısrarla konunun üzerine gitmelidirler. Aydınlık’ta bulunduğumuz yerle ilgili haberlere yer verildiğinde, derginin o sayısının çok miktarda satıldığını, önümüzü açtığını sayısız örnekle biliyoruz.

Köylü gazetesi, örgütlerimizin köy çalışmalarındaki en önemli aracı durumundadır. Benzer şekilde örgütlerimiz, kendi bölgelerinin köylük alanlarının sorunlarının işlendiği köylü gazetesi sayılarıyla köylere gittikleri zaman, çalışmaları daha verimli olmaktadır.

Ulusal Kanal

Ulusal Kanal yayınının bulunduğumuz yerde izlenmesinin sağlanması, yayın çalışması çerçevesinde ele alacağımız çok önemli bir görevdir. Bu konuyu ciddiyetle ele alan örgütlerimiz bulundukları yerlerde Ulusal Kanalın izlenmesini sağladılar. Hiç şüphe yok ki bu örgütlerimiz; örgütlenmek, üye kazanmak ve alanlarında siyasi etki sahibi olmak bakımından tartışılmaz bir avantaj elde etmişledir.

Şimdiye kadar belirttiğimiz bu ilk beş ilkenin gereklerini yerine getirmek için fazla bir kuvvete ihtiyaç yoktur. Ne yaptığını bilen kararlı bir önderliğin, bir irade ortaya koyması ve ısrar etmesi tayin edicidir ve yeterlidir. Bir kişi bile olsa bu ilkelerin uygulanmasında ısrar eden bir önderlik, bugünün koşullarında çok kısa bir süre içinde çok büyük bir parti örgütünün ortaya çıktığını görecektir.

Yanlış anlaşılmamalıdır. Örgütsel çalışmada burada sıraladığımız ilkeler, biri yapıldıktan sonra sıra diğerine gelecek şeklinde ele alınmamalıdır. Parti örgütleri bütün bu ilkeleri beraberce uygulamaya çalışacaklardır. Belirtmek istediğimiz, ilk beş ilkenin gereğinin yapılmasının tamamen önderliğin göstereceği iradeye bağlı olduğu, diğer çalışma ilkelerinin ise belli bir örgütsel güçle birlikte uygulanabileceğidir. Ama önderlik, ilk beş ilkeyi uygulamada gereken irade ve ısrarı gösterdiği zaman, diğer çalışma ilkelerinin de uygulanabildiğini görecektir.

Örgüt bulunduğu yeri tanıyacak ve ona göre politika yapacak

6. Her örgüt bulunduğu ili, ilçeyi, beldeyi, köyü, mahalleyi, fabrikayı, okulu vb. tanıyacaktır. Bulunduğu yerin somut tahlilinden kaynaklanan yerel politikalar oluşturacak. Bu anlamda bir mücadele stratejisi ve hedefi olacak. Örgüt, bunu yapmaya başladığı anda gerçek anlamda bir örgüt haline gelmeye başlar.

Sadece genel politikalarla hiçbir yerde halkla tam anlamıyla birleşmek mümkün değildir. Kime karşı mücadele edeceğiz, kimle birleşeceğiz; halkın sorunları nelerdir ve bizim bu sorunlara ilişkin çözüm programımız nedir? Her örgütümüzün kendi somut gerçekliğinden hareketle bunları cevaplaması gerekiyor.

Örneğin örgütlerimizin ezici çoğunluğu belediye meclis toplantılarını izlemez. Oysa belediye meclis toplantılarını izlemeden bulunduğumuz şehrin sorunlarına tam anlamıyla vakıf olamayız.

Çeşitli meslek örgütleriyle yakın bir diyalog içinde olmak, yerel politika yapma olanağına kavuşmanın bir başka yoludur.
Eğitim, sağlık, konut ve işsizlik vb. gibi halkımızın bütününü ilgilendiren önemli sorunlarda, genel programın ötesinde yerel olarak duruma tam olarak vakıf olmak ve genel çözümlerimizin ötesinde yerel olarak da söyleyecek sözümüzün olması, halkla bütünleşmek ve iddia sahibi olmak bakımından önemlidir.

Bu anlamda politika yapan örgütümüz, bulunduğu yerde iktidar olmaktan söz edebilir.

Parti, bir bütün olarak örgütlü olmalıdır

7. Bugün mevcut sistem partileri, genellikle bir yönetim kurulu ve o yönetim kurulunun altındaki şekilsiz ve sadece kağıt üzerinde kayıtlı olan bir üye yığınından ibarettirler. Devrimci partileri, sistemin partilerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, bütün üyelerinin dahil olduğu örgütlü bir yapıya sahip olmalarıdır. Devrimci partide her üye bulunduğu yerdeki parti temel örgütünün üyesidir.

Genellikle şöyle bir yapı oluşmaktadır. Yönetim kurullarımızın hemen altında işçi, köylü, gençlik, esnaf, kadın, kamu vb gibi kesim komiteleri bulunmaktadır. Daha aşağıda ise işyeri, üretim birimi ve bazen de yerleşim esasına göre oluşturulmuş temel örgütler bulunmaktadır. Bu şekilde her üyenin bir örgüt içinde bulunması, o üyenin kağıt üzerinde kayıtlı üye olmaktan çıkması, işlevsel bir üye haline gelmesi ve öncü partinin karakterine uygun olarak bulunduğu alanda kitleleri örgütleyen ve kitlelere önderlik eden bir üye konumuna yükselmesi demektir.

Temel örgütlerde ısrar, son derece önemlidir. Temel örgütler en altta bulunan örgütler oldukları ve bu yanıyla en geri özellikleri de bağrında taşıyan örgütler oldukları için, sık sık dağılma tehlikesi yaşarlar ve bir çok kez de dağılırlar. Bu durumda yönetim kurullarının önderliği ve ısrarı tayin edicidir. Dağılan temel örgüt yeniden toparlanacak, yöneticiler temel örgüt çalışmasına doğrudan katılacak, önderlik edecek ve bu örgütlerin zaman içinde yerleşmesini sağlayacakladır.

Siyasi Partiler Yasası’nda yapılan değişiklikle, şimdi köy ve mahalle temsilciliklerinin oluşturulmasının mümkün olması, partinin bütün olarak en alta kadar örgütlü bir yapıya kavuşturulmasını kolaylaştırmıştır. Mahalle ve köy temsilcilikleri, işyeri ve köy temel örgütlerinin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasının araçları olarak değerlendirilebilecektir.

Halka yönelik yaygın propaganda

8. Her örgüt, çeşitli araçlar kullanarak halk kitlelerine yönelik yaygın propaganda yapacaktır. Bu araçlar bildiri dağıtma, afiş asma, konferans düzenleme, yürüyüş ve mitingler yapma vb. gibi araçlardır. Köy ve mahalle çalışmaları ve kahvelerde kitleye yönelik konuşmaları sürekli ve yaygın olarak yapmak, kitleye yönelik propagandanın önemli bir biçimidir.

Burjuva partilerinin seçimden seçime yaptıkları yaygın propagandayı, bizim her fırsatta kesintisiz olarak yapmamız, halkın bize güven duymasını sağlayacaktır.
Ulusal konulardaki ve herkesi ilgilendiren genel propaganda araçlarının (Dolar yasaklansın; Hortumcunun malına el konsun kampanyaları vb.) yanısıra örgütlerimiz yerel sorunlardan hareketle bildiri vb. hazırlamalı ve halka giderken elimizde propaganda malzemesi olmasına dikkat etmelidirler.

Eğitim çalışmaları

9. Her örgütümüzün üye kitlesini eğitmeye yönelik sürekli bir faaliyeti olmalıdır. Yeni üyelerimizin sayısı çok arttığı için eğitim faaliyeti özellikle önem kazanmıştır. Bütün örgütlerimiz, Genel Merkez Eğitim Büromuzla işbirliği halinde ve mümkün olduğu kadar kendi olanakları ile eğitim çalışmaları yapmalıdırlar.
Yeni üye eğitimlerinin yanısıra kadro eğitimi ve yönetici eğitimi sorunları mutlaka Genel Merkez Eğitim Bürosu ile birlikte çözülmelidir. Köylü önderleri okulu bu anlamda başarıyla sürdürdüğümüz bir uygulamadır. Önümüzdeki dönemde bu uygulamayı bütün örgütlerimiz devam ettirecek ve kurumsallaştıracaklardır. Bu şekilde 10 bin köye 10 bin köylü önderi hedefimize ulaşacağız.

Parti salonlarımızı, konferans salonları olarak devamlı değerlendirmeliyiz. Her hafta yapılacak konferanslar, özellikle yeni üyelerimizi eğitmede önemli bir araç olmalıdır.

Elbette bir eğitim aracı olarak yayınlarımızın üyeler tarafından okunması, genel toplantılarda veya temel örgüt toplantılarında yayınlarımızdaki önemli yazıların tartışılması çok önemli bir eğitim yöntemidir.

Her parti üyesi bir kitle örgütüne üye olmalıdır

10. Başkanlık Kurulumuz daha önce almış olduğu bir kararla her parti üyemizin en az bir kitle örgütüne üye olmasını bir genelgeyle bütün örgütlerimize duyurmuştu. Bu karar daha sonraları bir çok defa örgütlere hatırlatıldı.

Her parti üyesinin en az bir kitle örgütüne üye olması çok önemli bir parti çalışmasıdır. Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, meslek örgütleri, odalar vb. toplumun çeşitli görüşlerden en aktif ve ileri unsurlarının bulunduğu yerlerdir. Parti üyelerinin buralarda olması, bir yanıyla toplumun en ileri unsurlarıyla bir arada olması, diğer yanıyla toplumun çok çeşitli sorunlarıyla doğrudan doğruya temasa geçmesi ve ilgilenmesi demektir. Onun için kitle örgütlerinde olmak, buralarda mücadele etmek, bu örgütlerde yönetimlere gelmek için çalışmak, bir anlamda kitle içinde parti çalışmasının esasıdır.

Ülkede yaşayan herkesin üye olabileceği kendi alanıyla ilgili bir kitle örgütü bulunmaktadır. Çiftçi üyelerimiz ziraat odalarına, esnaflar esnaf odalarına, işçiler sendikalara vb. üye olabilirler. Bunlar dışında üye olunacak bu gibi özel kitle örgütü olmayan parti üyeleri ise genel amaçlı kitle örgütlerine üye olarak çalışabilirler.

Her parti örgütümüz yöneticileri ve üyeleriyle çalışma alanındaki kitle örgütlerinin, sendikaların ve medyanın önde gelen temsilcileriyle düzenli siyasal ilişki içinde olmalıdır.

Son olarak bir parti örgütünün zorunlu faaliyet ilkelerini başlıklar halinde bir kez daha sıralayalım:

1.Önceden yeri, günü, saati ve gündemi belli olan toplantılar yapmak. Her toplantının sonunda gündem konuları ile ilgili olarak kararlar almak.
2.Belli aralarla genel üye toplantıları yapmak.
3.Partinin bütün giderlerini aidat, bağış ve yayın gelirleri gibi yerel olanaklarla karşılamanın tedbirlerini almak. Her ayın sonunda mali raporu hazırlamak ve duyuru panosuna asarak bütün üyelerin bilgisine sunmak.
4.Aydınlık, Teori, Bilim ve Ütopya, Köylü, Gençlik dergileri, Atatürk’ün Bütün Eserleri ve Kaynak Yayınlarının düzenli satışını yapmak.
5.Yerel basını ve bütün basın olanaklarını değerlendirmek. Ulusal Kanal’n bulunduğumuz yerde izlenmesi için gereken yatırımı yapmak.
6.Çalışma alanının somut tahlili temelinde politika belirlemek, mücadele programı oluşturmak, hedef saptamak. İktidar için mücadele etmek.
7.Yönetim kurulunun altını örgütlemek, kesim komiteleri, temsilcilikler ve temel örgütler kurmak.
8.Bildiri dağıtma, afiş asma, konferans düzenleme vb. gibi etkinliklerle halka yönelik yaygın propaganda faaliyeti içinde olmak. Köy ve mahalle çalışmaları örgütlemek.
9.Düzenli eğitim faaliyeti ile üye kitlemizi eğitmek, kadro yetiştirmek.
10.Her parti üyesinin bir kitle örgütüne üye olmasını sağlamak. Sendikalar, odalar ve demokratik kitle örgütlerinde parti çalışması yapmak. Çalışma alanındaki partilerin, kitle örgütlerinin, sendikaların ve medyanın önde gelen temsilcileriyle düzenli siyasal ilişki içinde olmak.

Paylaş: