DİLEK ÇINAR YAZDI: BİR KRİPTONUN ÇARESİZLİĞİ

DİLEK ÇINAR YAZDI: BİR KRİPTONUN ÇARESİZLİĞİ

Dilek Çınar, Öncü Gençlik GYK Üyesi

19 Eylül 2017 günü Ali Karahasanoğlu’nun Akit gazetesinde yayınlanan yazısının başlığı ‘’FETÖ’cüler bu Balyoz’culara, Ergenekon’culara az mı yapmış?’’ şeklindeydi. Cumhuriyet ve ordu düşmanı bir zihniyetin ürünü olan bu karalamalara cevap vermeyi ve bu konuyu tartışmayı kendimize görev bildik.

Ali Karahasanoğlu’nun Ergenekon’cular, Balyoz’cular diye bahsettiği FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz kumpaslarından yargılanan vatanseverlerdir. Karahasanoğlu Ergenekoncu, Balyozcu diyerek tertip döneminde yaratılan ‘’darbeciler’’ söylemini ısıtıp ısıtıp önümüze koymaya çalışıyor. Halbuki sağır sultan bile bu davaların sahte delillerle yaratılmış bir FETÖ tertibi olduğun duydu. FETÖ iddianameleri ile “Ergenekon Davası”nın, tertip ürünü olduğu bir kez daha tescil edildi. Son olarak; Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2016/238 E. sayı ile görülmekte olan “FETÖ/Ana Dava”da ve Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/109 E. sayılı “FETÖ/Genelkurmay Yapılanması” dosyasında sunulan Ankara C. Başsavcılığı’nın İddianamelerinde de bu husus kanıtlarıyla saptanıyor. “Ergenekon tertibi”nin, Okyanus ötesinden desteklenen FETÖ tarafından, merkezinde TSK ve Vatan Partisi’nin (İşçi Partisi) olduğu yurtsever güçlere karşı önceden planlanarak tertiplendiği belirtiliyor. Karahasanoğlu ya bunlardan bir haber ya da gerçek işini yapıyor.  Yazının bir bölümünü aynen aktarıyoruz:

‘’ “FETÖ’cüler bunlara az bile yapmış” diyesim geliyor…

Tabii ki; içlerinde haksızlığa uğrayan oldu.

Tabii ki aralarında, yaptığı bir yanlış, 10’a katlanıp, mağdur edilenler var…

Ama…

“Her şey güllük gülistanlık imiş… Dindarlara TSK’da hiçbir haksızlık yapılmıyormuş. İnsanlar inançlarını istedikleri gibi yaşıyorlarmış… Ama bu FETÖ, farklı bir algı oluşturarak, laikçi askerleri tasfiye etmiş” şeklinde bir görüntü de, kesinlikle doğru değil…’’

Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslar FETÖ’nün geçmişteki pis işlerini içine attığı ve kendi üzerindeki kuşkuları yok etmek için kullandığı çöp tenekesidir. ABD planları doğrultusunda Türkiye’nin bölünme sürecini hızlandırmak, milletin birliğini yerle bir etmek için cumhuriyetçi vatansever güçleri tasfiye etmek için hazırlanmıştır. Haksızlık sadece kişilere değil bütün Türk Milletine yapıldı. ABD tarafından, siyasal çözüm adı altında açılım masaları kurarak Güneydoğu bölgesinin özerkleştirilmesi ve PKK’nın siyasal uzantılarının güçlenmesi planı yürütülmekteydi. Bu planın karşısında dikilecek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Vatan Partisi -o dönem İşçi Partisi- ve tüm milletin direncini kırmak için Ergenekon, Balyoz gibi düzmece delilli tertipler düzenlendi. Tertibi bozduk, Silivri zindanlarının duvarları yıkıldı. Tüm devlet organları ve Türk Silahlı Kuvvetleri içinde FETÖ temizliği yapıldı. Karahasanoğlu’nun Ergenekoncu, Balyozcu diyerek aklı sıra küçük görmeye kalktığı o kahraman komutanlar görevlerinin başındalar. FETÖ kumpaslarıyla terfisi engellenerek görevden alınan Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu, darbe girişiminin ardından yeniden İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı’na atandı. Balyoz Davası kapsamında 3 yılı aşkın bir süre tutuklu yargılandıktan sonra beraat eden Kurmay Albay Dikmen İl Jandarma Komutanı Iğdır’a atandı. Kurmay Albay Cüneyt Küsmez, Balyoz darbe planı davasında tutuklanmış ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı,  2014 yılında tahliye olduktan sonra Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı’na atandı. Donanma’nın en büyük savaş gemilerinden olan TCG Gaziantep’in komutanlığını yaptıktan sonra Harekat Plan Şube Müdürü iken Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanan Kurmay Albay Cem Okyay, Maltepe Askeri Cezaevi’nde 3 yıl yattı, darbe girişiminin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın en önemli savaşa hazırlık birimi olan Harekât Başkanlığı Plan ve Teşkilat Daire Başkanlığı’nın başına getirildi. Okyay, deniz harekatlarının planlanması ve gemilerin seçilmesinde önemli söz sahibi olacak. Örnekler daha da çoğaltılabilir, vatanseverler vatan savaşındalar.

Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde hiçbir cemaati, hiçbir tarikatı barındıramaz. Barındırırsa yaşam hakkı tanınırsa 15 Temmuzlar olur. Ali Karahasanoğlu’nun iddiaları oldukça gülünç. Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, Cumhuriyetin ilkelerini kabul eden askerlerin; dini inancı yüzünden başka askere haksızlık yaptığını savunurken; tertiplerde hedef alınan vatanseverlerin ise FETÖ’yü laiklik karşıtı olmakla suçladığını söylüyor. Evirip çevirip lafı dolandırarak anlatmış ama bu cümlelerin özeti şudur: Ali Karahasanoğlu Cumhuriyet düşmanı asker üniformasının arkasına saklanmış TSK içine ABD emri FETÖ eli ile yerleştirilmiş hainleri savunuyor. Bulunduğu mevzi ABD, PKK, FETÖ’nün bulunduğu mevzidir. Hiçbir kurumda ve hiçbir yerde cemaatlere yaşam hakkı tanınamaz!

Vatanseverler vatan savaşındalar demiştik, Karahasanoğlu bu vatanseverlerin tam karşısında düşmanca tavır alıyor. Kendisine soruyorum, alenen tüm suçlarına ortak olduğunu söylemek istediğinin farkında mı? Yazının devamında ‘’ Bize de, “Şu FETÖ’cülerin, bunlara reva gördükleri, hepten de yanlış değil gibi” demek düşüyor…’’  ifadelerine yer veriyor Ali Karahasanoğlu. FETÖ’nün yeni kalemşoru olmaya mı niyetli? Veya savunmasını yaptığı FETÖ’nün her zaman bir neferiydi de fark mı edilemedi? Hiç boşuna heveslenmeyin, gizlenseniz de saklansanız da dini inançları kullanarak, zulüm edebiyatları parçalayarak ABD planlarını bu ülkede uygulayamazsınız. Cumhuriyet Devrimini tamamlayacak, kökünü kazıyacağız tüm cemaatlerin.

oncugenclik.org.tr , 22.9.2017

Paylaş: