Ana Sayfa Manşet Emre Kaya yazdı: OLAĞANÜSTÜ DÖNEMDE SIRÇADAN KALELER İNŞA ETMEK

Emre Kaya yazdı: OLAĞANÜSTÜ DÖNEMDE SIRÇADAN KALELER İNŞA ETMEK

215

            Birçoğumuzun severek izlediği Kurtuluş dizisini geçtiğimiz günlerde tekrardan izledim. Dizinin final bölümünde 9 Eylül 1922 tarihinde ordumuz İzmir’e girdikten sonra bir komutanlar toplantısı yapılıyor. Bu toplantıda Ali İhsan Paşa İngilizler üzerine yürümekten bahsedince İsmet Paşa, “Paşam, zafer sırçadan kaleye benzer. Zorlamaya gelmez.” diyerek Ali İhsan Paşa’nın bu fikrine katılmadığını ifade ediyor.

            Sırça ya da daha bilinen adıyla cam gerçekten de İsmet Paşa’nın bahsettiği gibi narin bir maddedir. Ancak zafer sırça ilişkisinde zaferi sırçanın kırılganlığına değil de sırçadan bir kalenin ne denli zor olduğuna bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Sırça Nasıl Yapılır

             Sırça üretiminde ana madde olan kum öğütülür ve 1000-1500 derecelerdeki fırınlarda eritilir. Kumun erime noktası yüksek olduğu için içine soda ve kireç eklenir. Bu maddeler aynı zamanda sırçanın kırılganlık özelliğini de azaltır.

Bu karışımlar yeterli derecedeki sıcaklıkta eriyerek akışkan bir hal alır. Bu aşamada maddeye presleme, üfleme, iki kere üfleme gibi yöntemlerle şekil verilir.

Üfleme teknikleri dekoratif ürünlerde kullanılan yöntemdir. Çelik bir boru ile sıvı hale gelmiş olan cam alınır ve üflenerek şişmesi ve şekil alması sağlanır. İstenen şekle ulaşıldığında soğutulur. [1]

Sırçadan Kale İnşa Etmek

Sırça yapması meşakkatli bir iş, hiç şüphesiz. Ancak bu sırçadan bir de kale inşa ettiğinizi düşünün. Burçları, kapısı ve tüm heybetiyle bir kale. Ne kadar da zor olsa gerek.

İyi bir işçilik, sırçaya saatlerce dikkatlice bakmak ve sabırlı olmak. İşte sırçadan bir kale yapmanın gerektirdiği meziyetlerin bazıları bunlar. Ancak en başa yazacağımız madde: denemek. Defalarca denemek. Kaleyi yaparken fazlaca vurup bir yeri fazlaca oyabilirsiniz orayı bin bir zahmet ile törpüleyeceksiniz ya da en kötüsü olarak kaleyi tümden yıkabilirsiniz. İşte denemek burada devreye giriyor. Yılmadan, bıkmadan, iyimserlikle denemek. Bir an bile yılmadan ama demeden gözü kara şekilde denemek. Belki günler hatta yıllar alacak ancak bunu göze almak. Çünkü hiç kimse ilk deneyişinde sırçadan bir kale inşa edemez. Doğanın böyle bir kanunu bulunmuyor. Ancak ısrarla denersiniz sırçadan bir kale sahibi olabilirsiniz.

Sırçadan Kalelerimiz

Partimiz, kurulduğu yıldan beri zaferler kazanıyor. İnce bir işçilikle, sabırla sırçadan kaleler inşa ediyor. Bu sırçadan kaleleri inşa ederek bugün bir ustalık geliştirdi. Şimdi de partimizin zaferler kazandığı yıllardayız. Şimdi sırçadan kaleler inşa etmenin sırası bizdedir. Ne şanslıyız ki partimizin sırçadan kalelerini inşa edenlerden direkt beslenebiliyoruz. Buna rağmen bilelim ki sırçadan kale işinin çırakları olan bizlerin işi hiç kolay değil. İşimiz elbette bu işi ilk defa yapan ustalardan kolay çünkü onların birikimine yaslanıyoruz. Fakat işimiz yine de sıradan bir işe göre meşakkatli. Sırçadan kaleler inşa etmek istemeyen ya da sırçadan kaleler inşa ediyormuş gibi yapan kişilere göre çok daha meşakkatli.

Zaferleri inşa etmenin hele ki partimizin önderliğinin yaptığı gibi el birliğiyle sırçadan kaleler inşa etmenin zevki ise dünyadaki hiçbir zevke değişilemez.

İşte hayatın önümüze getirdiği bir saptama partimiz iktidara yürüyor. Ufkumuzda artık iktidar var. İktidar yürüyüşümüz hızlanarak devam ediyor. Partimiz zaferlerden zafere koşuyor. Bu zaferler, en büyük zafer olan iktidarımız için birer adım görevi görüyorlar.

Yaptığımız bir eylem, basın açıklaması ya da büyük mitingler. Esasında hepsini yapma sürecimiz bir sırçadan kale yapmak gibi. Aynı dirayet ve aynı ustalıkla inşa ediyoruz. Belki o an fark edemiyoruz ancak hemen sonrasında düşündüğümüzde sıradan dediğimiz bizler o büyük işleri yapan ustalar olmaya doğru gidiyoruz.

En Büyük Sırçadan Kaleyi İnşa Etmek

Aldığımız her bir zaferin bir sırçadan kale olduğunu ifade etmiştik. Dikkatlice ve sabırla inşa edilmiş sırçadan kalelerimiz var. Şimdi ise en büyük sırçadan kaleyi inşa ediyoruz. Daha önce defalarca kez sırça işlemiş olan büyüklerimiz de bizler de o devasa büyüklükteki sırçadan kaleyi inşa ediyoruz: Partimizin iktidarı.

50 yılı aşan birikim ve Türkiye’nin önündeki 40 yılın ustalarını yetiştirmeyi aynı yerde topladık. Bu özgüvenle bu büyük sırça kaleyi tüm zorluklarına rağmen türküler söyleyerek inşa ediyoruz. Diyarbakır’da Ankara’da Muğla’da Türkiye’nin dört bir yanında hepimiz karınca misali bu sırçadan kaleyi inşa ediyoruz.

Olağanüstü Dönemin Olağanüstü Sırçadan Kalesi

Partimizin iktidarını olağanüstü bir dönemde inşa ediyoruz. Dünya da Türkiye de esaslı çözümlerin, daha doğrusu olağanüstü çözümlerin içindedir. Bu olağanüstü dönemin partisidir Vatan Partisi. Kadroları da olağanüstü dönemin kadrolarıdır.

Sırçadan kaleler için çabucak yıkılır derler ama görüyoruz ki partimizin inşa ettiği sırçadan kaleler dimdik ayakta duruyor. Büyük ustalıkla inşa ettiğimiz kaleleri toprağa öylesine sağlam oturtmuşuz ki bundan 50 yıl önce inşa ettiğimiz kale dahi ayakta. Şimdi inşa ettiğimiz sırçadan kale de aynı şekilde. Temeli sağlamca atıldı. Sırçanın işçiliğini yapanlar ve onların çırakları dirayetle çalıştılar ve çalışmaya devam ediyorlar. Kale bitti bitecek. Kalenin bitişi ufkumuzdan daha yakın zamanda.

Emre Kaya
Öncü Gençlik Ankara İl Sekreteri, GYK Üyesi