ERSOY AKALIN YAZDI: ‘SİNAN İLE AYŞE’NİN FARKI: GO HOME-COME ON’

ERSOY AKALIN YAZDI: ‘SİNAN İLE AYŞE’NİN FARKI: GO HOME-COME ON’

Ersoy Akalın , Öncü Gençlik GYK Üyesi

Bundan tam 4 sene önce Türkiye’ye yayılan “Haziran Ayaklanması” başladı.

31 Mayıs’tan itibaren yaklaşık 90 gün, Türkiye’nin her şehri bayram yeri, her yeri direnişin simgesi oldu. Her şehirde, her mahallede, her sokakta eylem vardı. Milyonlar ayağa kalktı. Taksim, Kızılay, Gündoğdu, … bütün meydanlar doldu taştı. .  Türk Bayrağı ve Atatürk birleştirdi herkes kol kolaydı. Genci-yaşlısı, kadını-erkeği, sağcısı-solcusu, CHP’lisi, MHP’lisi, Vatan Parti’lisi, … herkes kol kola, omuz omuzaydı. Türk bayrağı ve Atatürk sembol oldu.  Mustafa Kemal’in askerleriyiz sloganı tüm Türkiye’de Haziran eylemlerinin sembolü oldu.

O sıralar Antalya’dan bir haber geliyor sıradan bir solcu olarak eylemlere katılan, kırmızı fularlı kız Ayşe Deniz Karacagil tutuklandı. Tutuklandıktan sonra 103 yılla yargılanırken PKK koğuşuna konuluyor ve   4 ay 6 gün PKK kadrolarıyla hapis yattıktan sonra tutuksuz olarak yargılanma kararıyla serbest bırakıldıktan sonra soluğu Kandil’de alıyor.  Amerikan güdümündeki  kendine sol diyen örgütler, Apo posterleriyle alanı provoke etmeye kalksalar da bekledikleri olmadı ne kırmızı atkı nede Apo posteri Gezi’nin sembolü olmadı.

 

SİNAN GİBİ ŞEHİT OLMAK MI AYŞE DENİZ GİBİ KAYBOLMAK MI ?
31 Mayıs 1971 Pazartesi günü radyolardan bir haber Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi Nurhak Dağı’nda Jandarmanın girdiği çatışma sonucu Sinan Cemgil ve arkadaşlarının öldürüldüğü haberi duyulur. Sinan Cemgil 1966’da ellerinde Türk bayraklarıyla ilk Anti-emperyalist yürüyüşe katıldı ve 1967’de Hazırlık Okulu boykotunda görev aldı.1968’de Mimarlık Fakültesinde başlayıp tüm ODTÜ’ye yayılan boykota önderlik etti. Aynı yılın Aralık ayında Amerikan Subay Kulubü’ne yürütülen eylemin önderlerinden olan Sinan Cemgil, 6 Ocak 1969’da ABD Büyükelçisi Kommer’in  ODTÜ’ye ziyareti sırasında atkısını ateşe vererek Kommer’in arabasını yakmasına önderlik etmiştir. Sinan’ın bir sınavda Amerikalı öğretim görevlisine “Biz ODTÜ’de üç kelime İngilizce öğrendik Yankee Go Home” sözleriyle tarihe geçmiştir.
30  Mayıs 2017 televizyonlarda ve gazetelerde bir haber; kırmızı fularlı kız çatışmada öldürüldü. Haziran eylemlerinin sembolü yapılmak istenen daha sonrasında PKK’ya katılan Ayşe Deniz Karacagil, Rakka’da ABD’nin kara gücüm dediği PKK saflarında savaşırken başka bir ABD kuklası İSİD tarafından öldürüldü. Sinanların dilindeki “NATO’dan çıkalım”,  “Yanke Go Home” sloganı 24 Temmuz 2015 sonrası PKK’nın dilinde “Yanke Come On”, NATO uçakları silah yolla bizi  kurtar oluyordu.(https://www.youtube.com/watch?v=abg229Tcslc) sözde solcularımız ise ABD silahlarıyla verilen sözde direnişi öve öve bitiremiyordu. Sinan atkısını “Tam Bağımsız Türkiye” şiarıyla ABD büyükelçisine karşı kullanırken Tam Bağımsız Türkiye hayaliyle ölürken, Ayşe Denizler fularını ABD emperyalizminin biricik hedefi 2. İsrail projesi için kullanıyor.

 

EMPERYALİZMİN ‘SOLCULARI’
            ODTÜ-ÖB, ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü, FKF, TMTF, AYOTB İle AÜTB, 25 Mayis 1967 Perşembe günü, ortak bir Bildiri yayımlar. Amerika’nın, Yunanistan ve Vietnam’da giriştiği faaliyetlerin yerildiği bildiride özetle su görüşlere yer verilir: ”Emperyalizm ve Yerli satılmışların, bütün dünyada sahneye koydukları Yeni oyunlar karsısında duyduğumuz öfkeyi, kamuoyuna haykırmayı bir görev sayıyoruz. Bugün Yunanistan’da, Vietnam’da, Kıbrıs’ta ve bütün Asya, Afrika, Latin Amerika ülkelerinde emperyalizm korkunç cinayetler İslemektedir. Emperyalistler ayni oyuna Brezilya’da, Arjantin’de, Dominik’te, Endonezya’da ve en son olarak Yunanistan’da başvurmuştur. Ordumuzun sanlı tarihinin devrimci geleneği mutlaka ağır basacağına kesin olarak inanıyoruz. CIA, Türkiye’de bir General Patakos bulamayacaktır. Amerika, özgürlüğü için savaşan Vietnam halkını yok etme çabasındadır. Gün gelecek bütün Vietnam, emperyalistlerden ve satılmışlardan arınacaktır. Çünkü, dava ölüm kalım davasıdır. Biz Türk milliyetçileri olarak su anda oyuna getirilmiş olan, emperyalizmin yönettiği bir faşizm darbesinin kurbanı olan Yunan halkının ve kurtuluş savaşı veren Vietnam halkının milliyetçi güçleri ile dayanışma halindeyiz. Bütün dünya halkları yakın bir gelecekte, emperyalizmin ve yerli ortaklarının üstesinden gelecek, yurtlarında kendi ulusal geleneklerine uygun halktan yana demokrasiler kuracaklardır. Bildiriyi yayımlayan örgütler, ayrıca Amerika, Yunanistan ve Güney Vietnam elçiliklerinin kapılarına, üzerlerinde, ”Dünya halkının kurtuluşu yakindir” yazılı siyah birer çelenk birikir. Bundan sonra yürüyerek Kurtuluş Parkı’nda çadırda acilmiş olan ”Atom Is Başında” sergisine giden öğrenciler, bir çelengi burada da sergi kapısına birikir.
Görüldüğü gibi tarihsel süreç içeriisnde Türk milliyetçileri olarak ordumuza güveniyoruz açıklamaları yapan sosyalistlerden bugün Türkiye’yi ve bölge ülkeleri bölmeye çalışan  ABD silahlarını savunan sözde sosyalistlere gelinmiştir. Kuşkusuz bunda 80 sonrasının yükselen akımı sivil toplumculuk ve neoliberalizm belirleyici olmuştur. Bu akım önce solu kirletmiş ve emperyalizmin yedek lastiği haline getirmiştir. Bu çamur içine batmış sahte solcuların Sinan Cemgil’i anarken yüzlerinin kızarmaması normaldir. Kommer Vietnam’da insan kasaplığı yaparken yüzü kızardı mı ki Ayşe Deniz’i sözde sosyalist olarak anarken yüzleri kızarsın. Siyasi olarak aynı yere düşenlerin ahlakı da birbirine benzemiştir.

 

EMPERYALİZMİN UŞAKLARINA TERK-İ DİYAR VAKTİ GELDİ!
            ABD politikalarını kendine zırh edinenler, Sinan’ın atkısını değil Ayşe Deniz’in fularını sahiplenenler, ABD silahlarıyla sözde özgürlük savaşı verenler, “Yankee Go Home” diye ABD Büyükelçisinin arabasını ateşe verenlerin temsilcisi olamazlar. Zaten artık böyle bir iddiaları da kalmamıştır. Emperyalizme karşı mücadele ediyormuş gibi yapanlar artık buna bile ihtiyaç duymamaktadır. Emperyalizme karşı 1920’lerde Kurtuluş Savaşımızla başlattığımız mücadele 1960’larda Türk Bayraklarıyla, Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşleriyle,  Sinan’ın atkısıyla devam ederken,  bugün de  ABD askerlerini gördükleri her yerde kafasına çuvalı geçiren, tarihini 150 yıllık devrimci geleneğine sırtını yaslayanlarla devam ediyor. Emperyalizme uşaklık edenlerin işin iki yüzlü boyutundan vaz geçerek ait oldukları tarafa geçme zamanı gelmiştir.

Siz hep dersiniz ya; aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere!
Siz buyrun emperyalizmin cenaze namazına, biz bütün mazlum milletlerle Sinan’ın ellerinde yükselen bağımsızlık bayraklarıyla siperden çıkıyor ve taarruza kalkıyoruz.
oncugenclik.org.tr , 31.5.2017

Paylaş: