Ana Sayfa Yazılar FERDİ TANHAN YAZDI: VATAN PARTİSİ BAYRAĞI ONLARDAN RÜZGAR ALDI

FERDİ TANHAN YAZDI: VATAN PARTİSİ BAYRAĞI ONLARDAN RÜZGAR ALDI

967

Ferdi Tanhan, Öncü Gençlik Genel Sekreteri

“Şimdi deprem çizgileri yığınların göz bebeklerinde
Şimdi yumruk çiçekleri o sömürge ülkeler”



              Gözleri karanlığın sonsuzluğunda kaybolurken, yürekleri Akdeniz’in eşsiz güzelliğiyle doluydu. Bora, sırtını Lübnan kayasına yaslamış, Türkiye’de  bıraktığı arkadaşlarını düşünüyordu. Demir gibi sert ama gerçek düşüncelerin seline bırakmıştı kendisini. Bir yanda hapiste bulunan arkadaşları, bir yanda Filistin halkına yardım etmek için arkadaşlarıyla çıktığı bu yol hiç aklından çıkmıyordu. Büyük insanlık davasına hizmet etmenin tarif edilemez mutluluğu ve heyecanıyla karış karış dolaşmaya başladı kamp alanını. Bugün nöbet komutanı oydu. Aynı zamanda kampta kalan 11 Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partili devrimcinin lideri…

Güneş günlük yolculuğunu çoktan tamamlamıştı, kamp alanın olası bir saldırıya karşı korunmak için ışıkları söndürülmüş, karanlık dört yanı sarmıştı. Bora az önce kurduğu hayalleri bırakmış, 2 gün sonra Almanya’daki Türk işçileri örgütlemek için çıkacakları yolu en ince ayrıntısına kadar düşünüyor, aynı zamanda Ali’nin bulunduğu tarafa doğru ilerliyordu. Dirliksiz, düzensiz, hürriyetsiz yaşayan Türk milletini gerçek bağımsızlığına kavuşturacak olan partisini büyütmek en yüce amacıydı. Ilık ılık esen yel, ortasında olduğu karanlık, attığı adımın onun için bir anlamı buydu.

Ali’nin yanına varmak üzereyken saate baktı, nöbet değişimi zamanı gelmişti. Barakaya döndü. Arkadaşlarının derin uykusunu bozmamak için parmak uçlarında yürüyordu. Her adımında birbirinden çok farklı arkadaşlarının özelliklerini düşünüyordu.

Hele Kerim Öztürk, 7 kilitten geçmişti, bugüne kadar Mamak Askeri Cezaevi’nden kaçabilen tek devrimciydi. Kaçışı bütün devrimcilere moral veren büyük bir başarıydı. Henüz 22 yaşında girdiği cezaevinde Şafak’ın basıldığı yeri söylemediği için büyük işkenceler görmüştü. Bunun üzerine partinin emriyle, beraat eden başka bir arkadaşının kimlik bilgilerini ezberleyerek cezaevinden kaçmıştı.İhtilalci Gençlik Birliği’nin başkanıydı.

 Yücel Özbek, Şükrü Öktü, Ahmet Özdemir, Cafer Topçu, Gürol İlban yan yana yatıyordu. Zaten onlar hep yan yana yatardı. Mamak’ta da birlikte yatmış, birlikte tahliye olmuş, Filistin halkının bağımsızlık mücadelesine destek olmak için Nahr-el Bared kampına birlikte gelmişlerdi. Hepsi de okuyan, sorgulayan, çalışkan, disiplinli ve devrimci kararlılığı yüksek arkadaşlardı.

En uç köşede yatan Faik’i Ali’den nöbeti devralması için uyandırdı, daha sonra dikkatli bir şekilde nöbet yerine geri döndü. Geçtiğimiz günlerde Filistin’den Türkiye’ye geçen bir grup yakalanmıştı. Bora onları kimin ihbar ettiğini ve kampa bir saldırı olma ihtimalini düşünüyordu.

Geceleri Akdeniz görünmez bir güzellik taşırdı maviliğinde. Dalga sesleri bu dingin güzelliği iletirdi kulaklara. Kusursuz bir bekleyiş ve sessizlik hakimdi bugün dalgalara. Bora’nın ufka bakan kararlı gözleri İstanbul üniversitesi koridorlarının, Malatya’da dağıttığı İşçi- Köylü gazetelerinin, Türk köylüsünün, yönettiği büyük eylemlerin özlemiyle buğulanmıştı şimdi.


Yaşamış sayılmaz zaten

Yurdu için ölmesini bilmeyen…

Bu anda deniz kıyısından gelen havan topları hem karanlığı hem de bu sessizliği parçaladı. Bora Gözen ve nöbette olan Ali Kiraz şehit oldular. Daha sonra İsrail komandaları karaya çıkarak mitralyözü kurmaya çalışan  Yücel Özbek,Şükrü Öktü, Ahmet Özdemir, Cafer Topçu, Gürol İlban’ı da şehit ettiler. 1520 Kişilik İsrail Komando birliği Filistin’in özgürlük mücadelesine destek olmak için gelen devrimcileri bir ihbar sonucu bulmuştu. Yalnızca devrimcilerin kaldığı kamp değil kampın biraz ilerisinde bulunan ve sivillerin yaşadığı mülteci bölgesi de bombalanmıştı.

Bora Gözen ve arkadaşları, Lübnan’daki “Enternasyonalizm ve Halkların Kardeşliği Mezarlığı”na defnedildi. İsrail bombalarıyla bu mezarlık da tahrip oldu. Türk devrimcileri bugün kardeş filistin halkının yüreğinde ve genç devrimcilerin mücadelesinde yaşamaktadır.

Aydınlıkçılar Nasıl Aydınlıkçı Oldu ?

Aydınlıkçılar 50 yıldır hiçbir kuvvete dayanmadan varlıklarını nasıl sürdürüyor? Habertürk gibi gazeteler bile kapanırken Aydınlık Gazetesi ve Ulusal Kanal nasıl ayakta duruyor ? Vatan Partisi, Türkiye’nin en etkili ve öncü gücü olmayı nasıl başarıyor? Aydınlıkçılar gençlik mücadelesinde ve üniversitelerde neden bu kadar etkili?

            Bu soruların cevabı işte yukarıdaki fedakarlık anlatısındadır.. Partimizin Türkiye’nin bağımsızlığı için verdiği mücadelede ortaya çıkan insan birikimi ve fedakarlık geleneği dağları delecek, kayaları oyacak büyük bir iradeye yol açmıştır. Büyük fedakarlıkların üzerinde ufukları geniş, insanlık için canını vermekten çekinmeyen kadrolar yetişmiştir.. Köklerimizi anlamak, Aydınlıkçıların ısrarlı mücadelesini kavramaktır.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partili arkadaşı Bora Gözen’i şöyle anlatır:

“Bora, emekçilerin devrim davasını her şeyin üzerinde tutmuştur. Onun ‘kendi’ meselesi, hayatı, her şeyi budur. 1968’de Deniz Gezmiş’le birlikte Sultanahmet Cezaevi’nde tutuklu iken, ona görüşe gitmiştim. Daha ‘Merhaba’ demeden günün devrimci meselelerini konuşmaya başladık. Görüş bitti. Çıktım. Karısı Engin, Bora’ya söylemem için birçok şey tembih etmişti. Hiçbirini anlatmaya fırsat vermemişti. Sakin, vakurlu, ağır başlıydı, abartısızdı, ölçülüydü, başı dikti, ikna ediciydi. Ne yaptığını bilirdi. Davranışları kararlıydı. Hafifliklere kapılmazdı. Sözünü tartarak söylerdi. Ve iri gözleri, ışıltılı bakışları, sıcak gülüşüyle çok güzel bir insandı. Bora’yı daima sakin görenler, onun aynı zamanda kitleleri harekete geçiren iyi bir ajitatör olduğunu belki tahmin edemezler. Bora, arkasından ağıt yazılacak bir sınıfın değil, senfonilerle anlatılabilen bir sınıfın, partili devrimcisidir.” (Fahriye Gözen, Bora İçin Şiirler, Kora Yayın, İstanbul, 1998, s.10-11.)

Aydınlıkçı gençler onların kahramanlıklarıyla yetişti. Gözümüzdeki kor, elimizdeki bayrak, verdiğimiz söz oldular.

            Bora Gözenlerin açtıkları yolda olmanın mutluluğu hiçbir şeye benzemez. Şehit oluşlarının 46. yılında saygıyla anıyoruz.


Detaylı Bilgi Sahibi Olmak İçin:

https://www.aydinlik.com.tr/boralari-44-yil-once-filistin-de-sehit-vermistik-ozgurluk-meydani-aralik-2017-4

http://www.lodoshaber.com/haber/kerim-ozturk-un-mamak-tan-kacisinin-42-yillik-sirri-19739.html

https://www.aydinlik.com.tr/aydinlikcilar-in-filistin-gunleri-ozgurluk-meydani-mayis-2018

http://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/haberler/bora-gozen-leri-sehit-oluslarinin-25-yildonumunde-saygiyla-aniyoruz-9741

Faik Bulut, Filistin Rüyası(İsrail Zindanlarında 7 Yıl), Berfin Yayınları, 2016

oncugenclik.org.tr, 21.2.2019