Ana Sayfa Yazılar Öncü Gençlik Genel Başkanı Barış Demiralay’ın Uluslararası Gençlik Forumu Konuşması

Öncü Gençlik Genel Başkanı Barış Demiralay’ın Uluslararası Gençlik Forumu Konuşması

167

Değerli Yoldaşlar,

Görünen o ki konuşmayı seven halklarız.

Ama ben bu kez konuşmamı çok kısa tutacağım.

Biz gençlik çağındayız, oturmak bize göre değil, çok koşmamız çok çalışmamız lazım.

Biz sarılmayı, kucaklaşmayı el ele vermeyi de çok seven bir milletiz.

Burada sizlerle tanışma, kucaklaşma, sohbet etme imkanı veren bu forumu düzenleyen liderlere bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

Değerli dostlar,

Sizlere hepimizin bildiği bir gerçeği yeniden hatırlatmak istiyorum.

Terörün ve her türden aşırılıkçılığın olduğu bir dünyada hiçbirimiz güvende değiliz.

Bu ister kendi ülkemiz olsun ister bir toplantı salonu olsun. Bu hepimizin ortak problemidir. Hoşgörülü bir dünya güvenliğin sağlanmasıyla ve dayanışmayla mümkündür.

Değerli dostlar,

Hoşgörülü ve insancıl bir dünya ancak her türlü baskı, sömürü ve yabancılaşmanın ortadan kalkmasıyla kurulabilir.

Bizim dünyamızda insanlığın mutluluğu, tek tek bütün insanların mutluluğu, toplumların ortak kaderlerinin geliştirilmesi, aşırılıkçılığın ve terörün bütün dünyada yenilmesiyle mümkündür.

Değerli arkadaşlar

Toplumların ekonomik gelişmesinde ve kalkınmasında müthiş bir dengesizliğin ve yetersizliğin olduğunu görüyoruz. Yoksulluk ve kıtlığın dünyamızın en yakıcı tehditlerinden birisi olduğunu biliyoruz.

Azgın sömürü ve baskı düzeninin sahipleri, emperyalist-kapitalist sistemin bir avuçluk küresel finans çeteleri, bütün insanlık üzerinde bir dikta kurmak için seferber olmuşlar.

Öyleyse mücadele hegemonyacılığa; yoksulluğu ve sefaleti yaratan emperyalist ağalara; etnik bölücülüğe, yobaz terörüne; insanı, kendine ve doğasına yabancılaştıran ve çürüten sisteme karşı olmalıdır.

Aşırılıkların, silahlı çatışmaların, yoksulluğun ve açlığın yol açtığı yıkıcı krizleri önlemenin tek yolu, bütün insanlığı zapt etmeye çalışan hegemonyacılığa karşı en geniş eylem birliğinin sağlamasıdır.

Değerli dostlar

Hoşgörüsüzlük ve aşırılıkçılıkla mücadele, radikalizm, sömürü, baskı ve terör ortamının ortadan kalktığı bir toplum için ortak bir program geliştirmek zorundayız.

Bu programda devletlerin bağımsızlığı, paylaşarak gelişme, akıl ve bilimi rehber edinme, ortak tehditleri saptama ve ortak güvenlik geliştirme, insanlığın geleceği için ortak mücadele etme, karşılıklı çıkar ve eşitlik temelinde barışçıl ilişkiler, açgözlülük ve köşe dönmecilikle keskin mücadele, kültürel paylaşımın geliştirilmesi var.

Bu programla birlikte Dünyamızın barış ve refah için savunmayı değil taarruzu esas alan bir stratejiye ihtiyacı var. Bizler stratejinin mimarları olabiliriz.

Çağımızın anahtar kavramı insanlıktır. İnsanlığın ortak geleceği, insanlığın gelişimi, insanlığın ilerlemesi çağımızın anahtar tartışmalarıdır.

Arkada bıraktığımız çağı bir benzetmeyle açıklayacaksak o da “Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesi” olurdu.

Neden bu örneği veriyorum? Çünkü arkada bıraktığımız çağda liberalizm kardeşi olan hümanizme ihanet etti ve hümanizmi katletti.

Liberalizmin katlettiği hümanizm yani batı sisteminin, sömürü düzeninin yok ettiği hümanizm, yani insancılık başka bir toplumsal düzende yükseliyor.

Yeni uygarlık yalnız savaş meydanlarında değil, ekonomide, ticarette, bilimde, kültürde, sanatta, teknolojide hayatın her alanında kuruluyor.

Değerli kardeşlerim ve büyüklerim,

Sevgi ile sevgisizlik

İyimserlik ile karamsarlık

Paylaşmak ile bencillik

Toplumculuk ile ben merkezcilik

Halkın çıkarı ile özel çıkar

Birleşme ile çatışma

Üretim ile tüketme

Çalışkanlık ile tembellik

İnsancıl bir düzen ile hegemonyacılık…

Bunların aynı anda varolacağı bir dünyamız yok.

İkisinden birinin hakim olduğu bir dünyayı yaratmak zorundayız.

İnsanı yıkıma uğratan açgözlü bencilliğe ve her türlü yabancılaşmaya ve ahlaki çürümeye karşı insancıl bir düzeni kurabiliriz. Bölücü değil birleştirici Yıkıcı değil kurucu Dağıtıcı değil yapıcı olmalıyız.

Bizlerin kurucusu olduğu yeni uygarlık hümanist, barışçıl, paylaşmacı, iyimser, sevgiden yana, insan için ve insandan insana olacak.

Sizlerden öğrenmek ve daha fazla tartışabilmek adına konuşmamı kısa tutmaya çalıştım. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.