ÖNCÜ GENÇLİK’TEN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ AÇIKLAMASI

ÖNCÜ GENÇLİK’TEN BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ AÇIKLAMASI

Vatan Partisi Öncü Gençlik Genel Başkanı Aykut Diş, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olaylara dair basın açıklaması düzenledi.

“Mehmetçiğe katil deme özgürlüğü yoktur.” diyen Aykut Diş sözlerine şöyle devam etti.

Açıklamanın tam metni:

19 Mart 2018 Pazartesi günü İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olayın yankıları sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gereğini yapacağız” açıklamasının ardından muhalefet partilerinin liderleri ve yöneticileri de dün konuya ilişkin beyanatlarda bulundular. Saygın köşe yazarlarının ve bazı sendikaların da meseleyle ilgili açıklamalarda bulunmasıyla yaşananlar bugün de gazetelerin, televizyonların ve sosyal medyanın gündeminde.

Vatan Partisi Öncü Gençlik olarak; yurttaş ve gençlik sorumluluğuyla, yaşananların gerçek yüzünü kamuoyuna açıklamak maksadıyla bu basın toplantımızı düzenliyoruz.

19 Mart 2018 günü Boğaziçi Üniversitesi’nde ne oldu?

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) taraftarı bir grup öğrenci,Zeytindalı Harekâtı şehitlerini anmak ve Afrin başarısını duyurmak amacıyla masa açmış, lokum dağıtmıştı.

Afrin Operasyonu karşıtı ve bölücü terör örgütü PKK destekçisi oldukları herkesçe bilinen başka bir grup ise masaya gelerek, slogan ve bağırışlarla öğrencileri engellemeye kalkmış; standı devirmeye yeltenmişti. “Kürdistan Faşizme Mezar Olacak”, “Katil T.C.”, “Üniversiteden kovulduğunuz gibi Afrin’den de kovulacaksınız”, “İşgalin, Katliamın Lokumu Olmaz”, “Savaş Seviciliğine Özgürlük Olmaz”gibi slogan, söylem ve pankartlarla üniversite öğrencisine şiddet ve tehdit uygulamaya çalışmışlardı.

Tarafların söylem ve eylemlerinden de anlaşılacağı üzere Boğaziçi Üniversitesi’nde olanlar basit bir “Karşıt görüşlü öğrenciler” meselesi, “Sağcı-Solcu Öğrenci Kavgası” değildir.

PKK kuyrukçusu saldırgan grubun söylem ve eylemleri; bazı aydın ve yazarlarımızın, muhalefet partilerinin lider ve yöneticilerinin ifade ettiği gibi “ifade özgürlüğü kapsamında” değildir.

Ülke düşmanı, şiddet ve tehdit içermesi hasebiyle de insanlık düşmanı bu söylem ve eylemler hem anayasaya göre, hem de Yüksek Öğretim Kurulu disiplin yönetmeliğine göre suçtur. Tabiki de suça karışanlar ve hakkında şüphe duyulanlar soruşturmalara tabi tutulacaktır.

Çünkü,“Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık taşıyan eylem ve söylemlerde bulunma özgürlüğü” diye bir özgürlük yoktur!

Siyasi tercihi ne olursa olsun; “ülkesine sahip çıkan, Mehmetçiğe destek olan öğrencilere saldırma özgürlüğü” diye bir özgürlük yoktur!

Yurt içinde ve sınır ötesinde ülkenin güvenlik ve huzurunun sağlanması için keskin ve kanlı bir mücadele yürütülürken teröre ve terör destekçiliğine özgürlük olmaz.

Dünya tarihinde ve Türkiye tarihinde de bunun hiçbir örneği bulunmamaktadır. Kurtuluş Savaşı’nda emperyalizme karşı savaşan Türk milletinin ve askerinin moralini bozmaya, onları itibarsızlaştırmaya çalışanlara Atatürk özgürlük tanımadı.

Yurt içinde ve sınır ötesinde canıyla ve kanıyla savaşan Türk askerine ve polisine “katil” demek, “işgalci” demek, “faşist” demek; “Kürdistan sizin mezarınız olacak” demek terör destekçiliğidir.

Boğaziçi Üniversitesi saldırganlarına göre ağabeyimiz, kardeşimiz, arkadaşımız Mehmetçik, Afrin’de “katliam” yapmaktadır, Türk Ordusu orada “işgalcidir.”

Fakat Türk Gençliğinin bu laflara karnı toktur.

Terör destekçisi, bölücü terör örgütü PKK’nın kuyrukçusu gruplar olayın hemen ardından cevaplarını almışlardır.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, hem olay anında hem de sonrasında görüş ve değerlendirmeleriyle saldırganlara gereken cevabı vermiştir.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Vatan Partisi üyesi öğrenciler bütün okulu Mehmetçiğe ve Zeytindalı Harekâtına destek afişleriyle donatarak ve kantin kantin gezip açıklamalar yaparak gereken cevabı vermiştir.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü de doğru ve örnek tavrıyla, saldırganları kınayarak gereken cevabı vermiştir.

Hukuki ve disiplin kuralları bakımından da gereğinin yapılması yerindedir.

Öğrencinin eğitim ve ifade özgürlüğü hakkını gasp eden, can güvenliğini tehdit eden ve üniversitede şiddet körükleyenlere; sağ-sol ayrımı yapmaksızın caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

Üniversitelerde fikir ve eylem özgürlüğü olmalı, fakat Türkiye düşmanı ve terör örgütlerinin uzantısı faaliyetlere müsaade edilmemelidir.

Daha önce de benzer saldırganlar üniversitelerimizin adını terör eylemlerine karıştırmışlar, öğrencileri ve aileleri tedirgin etmişlerdi.

Boğaziçi Üniversitesi de dâhil olmak üzere ülkemizin güzide üniversitelerinin öğrencilerinin PKK/ PYD kamplarına militan olarak gönderildiğini biliyoruz.

Benzer terör destekçisi grupların Boğaziçi Üniversitesi’ne bombalı araç soktukları kamuoyuna yansımıştı.

Bu yanlışların ve zaafların devam etmemesi için herkes sorumlulukla davranmalıdır.

Buradan ana muhalefet partisi lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve bütün siyasi partilerin yöneticilerine, aydınlarımıza sesleniyoruz. “Muhalefet yapacağım” diye terör destekçilerine sahip çıkmak büyük hatadır.

CHP Genel Başkan Yardımcılarının, PKK’nın yan kolu olan HDP Genel Başkan Yardımcıları ile aynı şeyleri söylemesi gariptir.

Ana muhalefet partisinin bu tavrı, üniversiteleri militan devşirme yatağı gibi gören terör örgütlerini ve uzantısı örgütleri cesaretlendirmektedir.

Bu hatadan derhal dönülmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin devletiyle ve milletiyle, yurt içinde ve Afrin’de, emperyalizme karşı verdiği haklı mücadeleyi hiç kimse işgal, katliam olarak nitelendiremez. Bu haklı mücadelenin karşısında durmanın ne solculukla ne özgürlükçülükle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Türk Gençliğinin vatanseverdir ve bu haklı savaşta üzerine düşen her sorumluluğu yerine getirmekte bir an olsun tereddüt etmemiştir. Etmeyecektir.

Türk Gençliği, Afrin’de kahramanca çarpışan Mehmetçiğin yanındadır. Üniversitelerde aynı savaşı vermektedir. Türk Gençliğinin tarihi emperyalizmle mücadele tarihidir. Türk Gençliğinin tarihinde Kurtuluş Savaşı’na küfreden hocalarına karşı İstanbul Üniversitesi’nde büyük Darülfünun grevini örgütlemek vardır. O hocalar okuldan uzaklaştırılmıştır ve onlara özgürlük tanınmamıştır. Solcu, sağcı demeden; milliyetçi, devrimci, muhafazakâr, komünist ayırmadan bir bütün olarak milletimiz emperyalizme karşı bir kez daha kazanacak ve ancak böylece özgürleşecektir.

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Türk Gençliği Boğaziçi Üniversitesi’ni, Ankara Üniversitesi’ni, Ege Üniversitesi’ni ve Türkiye’nin tüm üniversitelerini Vatan Savaşı’nın başarısı için seferber ederek, bölücülüğe özgürlük tanımayacaktır.

oncugenclik.org.tr, 28.3.2018

Paylaş: