ÖZGÜR AÇIKGÖZ YAZDI: HDP’NİN KAPATILMASI İÇİN DAHA NE LAZIM?

ÖZGÜR AÇIKGÖZ YAZDI: HDP’NİN KAPATILMASI İÇİN DAHA NE LAZIM?

Özgür Açıkgöz, Öncü Gençlik GYK Üyesi

Mehmetçik, Vatan Savaşını Zeytindalı Harekatı ile kahramanca sürdürüyor. Bugün Türkiye’nin haklı savaşının PKK’ya ve dolayısıyla ABD’ye karşı olduğunu kabul etmeyen aklıselim kimse kalmadı.
Hala algılayamamış aşırı saflar varsa, onları lise kimya sorularındaki ihmal edilebilir kabul ettiklerimizden sayabiliriz ancak savaşın tarafı olan ABD’nin dahi inkar edemediği bu gerçeği gizlemeye kalkan hainleri, bozguncuları ve işbirlikçileri ihmal etmek, elbette ki savaşın başarısı açısından mantıklı olmaz. Çünkü bunlar, içerde varolan bütünlüğü zedeleyecek ve cephe gerisini zaafa uğratacak her şeyi, ustaca yapmanın peşindeler.
Milletimizin tarihi boyunca bolca gördüğü için kolaylıkla üstesinden geleceği bu tiplerin başarılı olma ihtimalleri yoksa da kendiliğinden ortadan kalkacaklarını, susacaklarını veya köşelerine sineceklerini beklemek, Türk Milleti’nin tecrübelerine yakışmayacak bir aymazlığı sergilemek olur.
Bu bozguncuların ve cephe gerisini zaafa uğratma görevi memurlarının çeşitleri bol. Ancak ona girmeye lüzum yok çünkü 11 Şubat 2018 günü, kör olanın dahi gözünü oyacak bir olay oldu.
TÜRKİYE’NİN GÖBEĞİNDE İHANET PROPAGANDASI
Olay şu; şanlı ordumuz ABD’nin tüm planlarını, yatırımlarını tarihe gömerek PKK’yı siliyor fakat aynı PKK’nın HDP’si Türkiye’nin başkentinde Öcalan posterleri ile kongre yapıyor.
Türkiye, 12 şehidimizin haberini almışken gelen bir diğer haber de Ankara’da düzenlenen HDP kongresinden Abdullah Öcalan’a gönderilen selam oluyor.
Türk ordusunun vatan savunmasına karşı, Afrin’de “halkın” direneceğini söyleyenler seslerini Türkiye’nin göbeğinden rahatlıkla çıkarabiliyor. Üstüne bir de “11 asker hayatını yitirmiş, askerler de insan, askeri de yaşatmalıyız” sözlerini utanmadan ve hatta çekinmeden söyleyebiliyorlar.
Savaş, yalnızca cephede mermi sıkılarak yürütülmez. Herkes bilir ki savaş topyekün bir faaliyettir.
Savaş yönetmek ve kazanmak ise ciddi bir iştir. Nazım’ın “ateşi ve ihaneti gördük” dediği Kurtuluş Savaşımızı, yalnızca cephede top atarak kazanmadık. Zafer için her türlü önlemi, devlet aklıyla aldığımız ve cephe gerisinde de en az cephedeki kadar yoğun çalıştığımız için kazandık.
KURTULUŞ SAVAŞI’NDA CEPHE GERİSİ
Mesela TBMM, 23 Nisan 1920’de kurulduktan 6 gün sonra ivedilikle Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu kabul ederek Meclis’e karşı ayaklanmaya sebep olacak ve halkı vatan hainliği suçunu işlemeye teşvik eden söz, yazı ve davranışlar için önlem alır. Bununla da kalmaz, cephe gerisinde savaşın gerekliliklerini hızla yerine getirsin diye İstiklal Mahkemeleri’ni kurar. 26 Ekim 1920’de İstiklal Mahkemeleri’nin vatan hainliği, bozgunculuk, casusluk davalarına da bakmasını ve karar almasını kabul eder. Bu kanunun kabul edildiği gün, meclis tutanaklarında geçen konuşmalarda en çok vurgulanan mesele, orduyu arkadan vuracak ve savaşı zaafiyete uğratacak propagandanın önüne, en üst düzeyde tedbirle geçilmesidir.
Böylece 7 mahkemede görev yapacak 21 mebus gittikleri yerlerde vatana ihanet davaları görerek, cepheyi sağlam tutma vazifesini yerine getirirler. Bu tarihi görevi yerine getirecek kanunları çıkarmadan Kurtuluş Savaşı’nı kazanamazsınız.
BUGÜN SAVAŞI KAZANMAK
Bugün mehmetçiğin arkasına dönüp bakmadan düşmanın üzerine yürümesi ve savaşı kazanması için de yapılması gereken bellidir. Vatan Partisi, HDP kapatılsın diyen tek parti olarak ordumuzun rahatça ABD’nin üzerine yürümesi için her türlü görevi yerine getirmektedir. Vatan Savaşı’nın başarısı için gereken tüm önlemleri alabileceği daha büyük görevlere de hazırdır. Afrin’de askerimizin üzerine yürüdüğü PKK’nın, mecliste işi yok. Vatana ihanet edenlerin, rahatça ses çıkarmalarının önüne geçecek tedbiri almak için niçin bekliyoruz? HDP’nin kapatılması ve kongrede açıkça ihanet söylemlerinde bulunanlar hakkında işlem yapılması için daha ne olması, ne söylenmesi, ne yapılması gerekiyor?

oncugenclik.org.tr, 12.2.2018

Paylaş: