SAMET KUNT YAZDI: “AYNI YALAN FARKLI HEDEF: DÜN ESAD BUGÜN MADURO”

SAMET KUNT YAZDI: “AYNI YALAN FARKLI HEDEF: DÜN ESAD BUGÜN MADURO”

Samet Kunt, Öncü Gençlik GYK Üyesi ve İzmir İl Yöneticisi

 

ABD’NİN MİLLİ DEVLET DÜŞMANLIĞI

 

Ülkemizde son zamanlarda yürütülen gemi tartışması aslında uluslararası düzlemdedir. Emperyalizmin küreselliği hem uluslararası hem de ulusal çapta bir saflaşmaya sebep olmaktadır. Suriye, Türkiye, Venezuela, İran gibi emperyalizme karşı kendini koruyan milli devletlerin gemisi küresel çapta insanlığın, bağımsızlığın, emperyalizme karşı başı dik yaşama mücadelesinin gemisini oluşturmaktadır.

 

Bu gemilerin ortak özelliği antiemperyalist olmaları ya da antiemperyalist olmak zorunda olmaları ve birbirleriyle dayanışma içinde olmak zorunda olmalarıdır. Gemiler fırtınalarda parçalanmak istemiyorsa bu zorunluluğun çizdiği rotada ilerlemek durumundadır. Zaten günümüz milli devletleri, emperyalizmi sınırladığı, birbiriyle dayanışma içinde olduğu ve devletlerini koruduğu bir süreci yaşamaktadır.

 

Her ne sebeple olursa olsun emperyalizm gerçeğini görmeden başka önceliklere göre taraf seçen herkes önünde sonunda emperyalizmin yanına sürüklenmiştir. 20. ve 21. yy. bu açıdan sayısız örnekle doludur. 2015 yılından itibaren yaşananlar vatan toprağından kopuk Atatürkçülüğün ve solculuğun ABD’nin yanına nasıl sürüklediğini göstermiştir. Bu gerçek Türkiye ve bütün ezilen ve gelişen dünya ülkeleri için geçerlidir.

 

DİKTATÖRLE MÜCADELE YALANI VE MADURO DÜŞMANLIĞI

 

Son günlerde ülkemizde yürütülen Maduro tartışması aslında Türkiye gemisi ve Venezuela gemisi tartışmasıdır. Çünkü Maduro dahil ülkesini ABD’ye karşı koruyan bütün liderleri (Esad, Kaddafi, Saddam, Putin, Kim Jog Un vb.) diktatör ve katil ilan eden ABD’dir. Türkiye’de ise belli istisnalar dışında 2015’ten itibaren saray savaşı tezlerinin savunucusu olanlar ile Maduro’ ya bir restoranda et yemesi üzerinden saldıranların aynı olması tesadüf değildir.

 

Venezuela, Suriye ve Türkiye aynı haydut devletin hedefindedir. Venezuela yıllardır ABD’nin kuşatması altındadır. Darbe teşebbüsleri, suikast girişimleri, ekonomik yaptırımlar, çeşitli tertipler Venezuela’nın baş belası olmuştur. Venezuela halkı başı dik yaşamak uğruna Maduro’nun arkasında kenetlenmiştir. 1998 yılında gerçekleşen Bolivarcı Devrim Venezuela’ nın kaderini değiştirdi. Venezuela’daki değişim ABD’nin ülkedeki tahakkümünü kırdı ve her alanda gelişim gösterdi.Petrolün millileştirilmesi, bağımsız dış politika, sağlık ve eğitimdeki reformlar, aydınlanma seferberliği bunların en önemlileridir. ABD ve işbirlikçilerinin Venezuela’da yaptıkları ise içerden ve dışardan ekonomik saldırıları arttırmak ve suni kıtlık yaratmak olmuştur. ‘’Bugün Venezuela’da yaşanan politik krizden çok gündelik hayatın işlemez hale getirilmesidir. Venezuela’da Maduro’nun iktidara gelişiyle önce kıtlık yaratıldı, sonra sosyal memnuniyetsizlik örgütlendi. Ekonomik verilere göre her seçim döneminde dolar daha fazla karaborsaya çekildi. Bu ise paranın piyasada azalmasına ve bir kıtlık dalgasına yol açtı.’’(1) Doğal olarak bu süreç elbette zorludur ve ciddi sıkıntılar içermektedir. Bunu bilmeden bir fotoğraf üzerinden Maduro’ ya saldırmak cahilliğin ötesinde Amerikancılığın göstergesidir. Özgür Uyanık’ın Venezuela ve Latin Amerika üzerinde yaptığı araştırmalar özellikle incelenmelidir.*

 

Maduro emperyalizme karşı ülkesini savunan bir lider olarak Türkiye’nin doğal müttefikidir. Venezuela, Avrasya’nın kilit ülkelerinden Çin ve Türkiye ile ilişkilerini geliştirmiş ve bu iki ülkenin yanında olduğunu dosta düşmana ilan etmiştir. Maduro kendi halkının refah seviyesini et yemeyerek değil ülkesinin emperyalizmin baskısından tamamen kurtararak ve halkçı bir ekonomi kurarak yükselteceğinin farkındadır.

 

İşte kilit nokta burasıdır;  popülist-magazinsel bir halkçılığı değil ülkesinin tüm imkanlarını halkı için seferber eden, halkının sömürülmesine ve savaşlarla boğuşmasına izin vermeyen bir halkçılığı temsil etmektedir. Maduro’ yu savunmak da, Esad’ı savunmak da doğal olarak gerçek demokrasiyi, barışı ve halkçılığı savunmak anlamına gelmektedir. İnsanlığın baş belası emperyalizme karşı duruş insani bütün değerleri yaşatmanın ön koşuludur.

 

İNSANLIK EMPERYALİZMLE SAVAŞARAK KURTULACAK

 

Sadece son günlerde yaşananlara bakalım; Suriye’de İsrail provakasyonu sonucu Rus uçağı düşürüldü, Doğu Akdeniz’den Suriye Devleti’ne füze atıldı, İran’da terör saldırısı oldu, Maduro’ya karşı suikast girişimi yapılmıştı şimdi ise karşı propaganda yapılıyor. Venezuela ise Çin ve Türkiye ile ilişkilerini ciddi oranda geliştirdi. İran’ın ardından Rusya’da ciddi bir şekilde Fırat’ın doğusuna dikkat çekti, Türkiye ve Rusya arasında bir mutabakata varıldı bu mutabakata Suriye ve İran destek verdi. Dost düşman herşey ortadadır. Bize düşen ise çok basit; önyargılardan arınmış bir şekilde tarafımızı seçmek.

 

Sonuç olarak antiemperyalistlik ve vatanseverlik basit propaganda söylemlerinin çok ötesinde değerlerdir. Bugün insanlığın geleceğine bu iki değer yön verecektir. Bu somut iki değerin yaşatılacağı yerler dost sohbetleri değil doğrudan doğruya savaş cepheleridir. Bu savaşta nerede olunacağı meselesidir. Doğu Perinçek, Maduro, Esad ya da Tayyip Erdoğan takıntısı yapanlar emperyalizmin gemisine sürüklenecektir. Emperyalizm gemisinde ancak antiemperyalistliğin pikniğini yapabilirler.

 

DİPNOT

1-)https://www.aydinlik.com.tr/teori/2017-mart/venezuela-kitlikla-sinanan-devrim

 

*http://www.dunya48.com/siyaset/20330-ozgur-uyanik-venezuela-da-neler-oluyor

https://www.aydinlik.com.tr/teori/2017-mart/venezuela-kitlikla-sinanan-devrim

https://www.bilimveutopya.com.tr/latin-amerikada-21-yuzyil-sosyalizmi

https://www.bilimveutopya.com.tr/venezuela-plani-yeni-bir-asamada

https://www.siyasetcafe.com/maduro-suikasti-ve-turkiye-2994yy.htm

https://www.siyasetcafe.com/vay-komunist-vay-2985yy.htm

https://www.aydinlik.com.tr/turkiye/2017-ocak/venezuela-ozdil-in-bildigi-gibi-degil

 

oncugenclik.org.tr, 24.9.2018

Paylaş: