Ana Sayfa Yazılar SEZER ÖZSEVEN YAZDI: PAL SOKAĞI ÇOCUKLARININ HAYALETİ

SEZER ÖZSEVEN YAZDI: PAL SOKAĞI ÇOCUKLARININ HAYALETİ

560

Sezer Özseven, Öncü Gençlik MYK Üyesi ve Ankara İl Başkanı

Bu yazıyı okurken “bir kitaba bu kadar anlam yüklenir mi” diyebilirsiniz ancak bazı kitaplar içerilerinde sayfa sayılarından daha büyük yükler barındırır. O kitaplar canlıdırlar. Dün okuduğumuzda başka bugün okuduğumuzda bambaşka anlamlar yükleriz. Macar yazar Ferenc Molnar’ın Pal Sokağı Çocukları kitabını ilk okuduğumda 9 yaşındaydım. Zihnimde yeni bir dünya açmıştı. Şu an yeniden okuduğumda ise o dünyaya yeni anlamlar yüklememi sağladı.

Çocuğun Erdemlisi Olur Mu?

            Kitap, Pal Sokağı’nda yaşayan ve “Arsa” dedikleri odun yığınları ve geniş bir araziden oluşan oyun alanını onların elinden almak isteyen zengin çocuklarına karşı fakir çocukların hikayesini anlatıyor. Kendi aralarında kurdukları rütbe sisteminden tutun da Arsa’nın içindeki gizli birliğe kadar tam teşekküllü bir şekilde teşkilatlılar. Amaçları da arsa içerisindeki düzeni sağlamak ve herhangi bir “işgale” karşı Arsa’yı savunmak.

            Pal Sokağı Çocukları bize Dağ 2 filmindeki bir repliği hatırlatıyor: “Önemli olan iki şey vardır: Vatan ve yanınızdaki adam.” İşte Pal Sokağı Çocukları’nın parolası. Pal Sokağı Çocukları bize yalnızca kendimiz için değil daha yüce bir fikir ve bu fikri uygulamak için birlikte yürüdüğün arkadaşlar için de dövüşmeyi öğretiyor. Onların vatan dedikleri “Arsa” canları pahasına savunulacak bir yer. Arkadaşa ya da birliğe ihanetin ise tek bir karşılığı var: Vatana ihanet.

            “Çocuğun erdemlisi olur mu?” sorusunu sorduğumuz anda kitap karşımıza arkadaşları ve vatanı için hayatını kaybeden fedakar Nemecsek’i çıkartıyor. Nemecsek ki hasta yatağında ateşler içinde yatıyor olsa bile arkadaşları ve vatanı için hiç düşünmeden yardıma gidiyor. Nemecsek ki hatalı da olsa arkadaşını ele vermiyor, onun hatasını örtüyor. Nemecsek ki hain olmaktansa ölmeyi tercih ediyor. Ardından karşımıza pişmanlığı affetmesini bilen, Nemecsek’in hayatını kaybetmesinden dahi kendini sorumlu tutarak suçluluk duyan Boka çıkıyor. Feri Atş ise bükemediği bileğe saygı duyarak, haklarını teslim ederek bize düşmanın erdemlisini gösteriyor.

“Çocuklarımız Savaştan Uzak Olsunlar” Budalalığı

            Ferenc Molnar Pal Sokağı Çocuklarının erdemini vatan savunması ve savaş üzerinden veriyor. Pal Sokaklılar birleştiren, dayanışmalarını arttıran, onları “birlik” yapan şey vatan ve onun işgali. Tabi savaş teması bir çocuk kitabında olunca kitapla ilgili yapılan yorumların bir kısmı budalalığa dönüşüyor. Bu budalalığın sadece bu kitapla sınırlı olmadığını biliyoruz. Bu fikre göre çocukların savaşla, askerlikle ilgisi olmaması hatta onların yanında bu tarz şeylerin konusunun bile açılmaması, özellikle okullarda bu gibi konuların işlenmemesi lazım. Çünkü çocuklarımızın savaşlardan uzak olması, kırlarda el ele koşması lazım. Ancak ne yazık ki savaş çocuklara ya da başka bir şeye yaklaşırken onların iradesine bakmıyor. Irak’ta bombalar çocukların da başına düşüyor. Henüz yaş ve cinsiyet ayırt eden bomba icat edilmedi.

            “Çocuklarımızı savaş fikrinden uzak yetiştirelim” budalalığı özellikle emperyalizmin işgal tehdidi altında bulunan gelişmekte olan ülkeler için son derece tehlikeli türden bir budalalıktır. Tarih savaş fikrinden uzak yetişen toplumların esaret altına alınmasının, savaşçı toplumların ayakta kalmasının örnekleriyle doludur. Özellikle kitabın yazıldığı Macaristan coğrafyası da bu tehdidin yöneldiği önemli odaklardandır.

            Ferenc Molnar’ın bu budalalıktan etkilenmediği anlaşılıyor. Kitabın hiçbir yerinde “savaşların kötü olduğu” şeklinde bir gevezeliğe girmiyor yazar. Hatta aksine kitap vatan savunmasının kutsallığı üzerine oturtuluyor ve kitabı okuyan çocuklara bu öğütleniyor. Pal Sokağı Çocuklarının tüm erdemleri de bu koşullar içerisinde ortaya çıkıyor.

Doğunun Erdemleri

             Ferenc Molnar’ın 1906 yılında yazdığı Pal Sokağı Çocukları Budapeşte’den yola çıkarak tüm dünyayı dolaşıyorlar. Ancak Molnar’ın eseri Doğu toplumlarının yatağında su gibi akıp giderken Batı toplumlarında birçok engelle karşılaşıyor. Birçok ülkede ders kitabı olarak önerilerek temel eserler listesine giren kitap özellikle ABD’de çok az biliniyor. Bireysel şovlara dayanan cesaretle, uydurulmuş süper kahraman karakterleriyle, Richie Rich’lerle kurulan Amerikan rüyası fedakarlığa ve dayanışmaya dayanan cesareti kavramakta zorluk çekiyor.

            Pal Sokağı Çocuklarının Macaristan, Bulgaristan, Türkiye, Azerbaycan, Rusya gibi Doğu toplumlarında ilgi görmesi şüphesiz ki bu karakterlerin bu toplumlara yabancı gelmemesinden kaynaklıdır. Topraklarımız Nemecseklerle, Bokalarla, Gereyblerle, Feri Atşlarla doludur. Bu karakterler mahallelerimizin aralarında, okul sıralarında yaşamaktadırlar.

Bu topraklarda Pal Sokağı Çocuklarının fedakarlık ve dayanışma duygularıyla, cesaretleriyle ülkeler kurulmuş, işgaller sona erdirilmiştir. Bu topraklarda fedakarlık ve güvene dayanan cesaret bireysel şova dayanan cesareti alt etmiş ve onun aslında en büyük korkaklık olduğunu ortaya çıkarmıştır. Batı toplumları “hayatta olma amaçlarını” dahi kaybederek büyük bir bunalıma girmişken büyük idealler uğruna dövüşmek fikri de yine bu topraklarda yeşermeye devam etmektedir. Büyük idealleri ve o idealleri gerçekleştirecek arkadaşları olmayan Batı insanı çökerken Pal Sokağı Çocuklarının hayaleti Doğu’nun engin bozkırlarında, çöllerinde, dağlarında cisimleşmeye devam edecek…

oncugenclik.org.tr