UĞURCAN YARDIMOĞLU YAZDI: DEMİRCİ’NİN ETRAFINDA BİRLEŞME ZAMANI

UĞURCAN YARDIMOĞLU YAZDI: DEMİRCİ’NİN ETRAFINDA BİRLEŞME ZAMANI

Uğurcan Yardımoğlu, Öncü Gençlik Genel Sekreteri

Enver, henüz paşa olmadan hürriyet kahramanı olmuştu. Timyanik Köyü’nde isyan bayrağını açtığında yirmili yaşlarında bir kurmaydı. Atıf Kamçıl, müstebit hükümdarın devrimcileri bastırması için gönderdiği Şemsi Paşa’yı padişah fermanı okurken vurduğunda gencecik bir teğmendi. Talat, genç bir posta memuru olarak, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni yönetiyordu. Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen Tıbbiyelilerin, liselilerin ve Darülfünun, Darülmuallim’in talebelerinin kanıyla hazırladığı bir yasa vardır: Türk milleti dara düştüğünde ortaya Türk gençliği çıkar ve o gençlik, milleti Ergenekon’dan çıkaracak demirciyle buluşur. O demirci: öncü partidir.

Gençlik, bilindiğinin aksine sorumluluk sahibi ve vatanseverdir. Belli merkezlerin onu yozlaştırmaya ve özel çıkar duygusuna hapsetmeye çalıştığı gerçeğini atlamadan söylüyoruz: İnsan özü itibariyle paylaşımcı ve toplumcudur. Bu özü, sistemin binbir alicengiz oyununa karşı ilk önce ortaya çıkaran kesim gençlik olagelmiştir. Sistemin siyasi, iktisadi ve toplumsal bağlarıyla henüz kör düğüm olmamış olan bu kesim tarihsel dönemeçlerde tüm ateşi ve dinamizmiyle kendisini sahneye atar ve rolünü oynar. Büyük tarihsel atılımlar gençliğin fedakarane çabalarıyla ve öncünün müdahalesiyle yaratılmıştır. Yukarıda açıkladığımız yasa esas itibariyle budur. Türkiye tarihinin bütün büyük olayları gençlik hareketiyle gelişmiş veya ondan beslenmiştir.

Türkiyemiz bugün yine tarihsel bir dönemden geçmektedir. Fakat koşullar arkada kalan dönemden farklıdır, çelişkiler uzlaşmaz hale gelmiştir. ABD merkezli Atlantik cephesinin şehirlerimizde bombalar patlattığı, kırlarımıza mayınlar döşediği ve devlet içindeki beşinci kolu marifetiyle bizi içeriden çökertmeye çalıştığı bir hesaplaşma dönemindeyiz. Emperyalizme karşı mücadele; akıllardan, silahlara, bilgisayarlardan para kasalarına her düzlemde verilmekteyken gençliğin özellikle de üniversite gençliğinin olağan yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Olağan üstü dönemlerin olağan üstü görevleri olur.

Üniversitelerin, neoliberal programın gereği olarak bilimden uzaklaştırılması gerekiyordu. 30 seneyi aşkındır adım adım uygulanan bu program, üniversiteyi ulus-devlet mevzisinden koparmak için elinden geleni yaptı. Ancak Öncü Gençlik 1990’lı yıllardan bugüne bu saldırılara direndi ve yürüttüğü kitle çalışmasıyla bir taarruz birikimi yarattı. Şimdi önümüzdeki görev neo-liberal bozgunculuğa ve kökü dışarıda ulus-devlet düşmanlığına taarruz etmek ve onu denize dökmektir. Öncü Gençlik’in yarattığı siyasal birikim ve üniversite öğrencisinin vatansever karakteri buna uygundur. Başarının denklemi bu ikisinin birleştirilmesinden ibarettir.

Eşsiz bir teşkilat tecrübesi ve ideolojik birikim partimizin gençliğine taşıdığı mirastır. Bağımsızlık ve devrim bayrağını dik tutabilmek ve iktidarı fethetmek için gereken tecrübe birikimine sahibiz. Bu özgüvenle bütün Türk Gençliği’ni Vatan Partisi çatısı altında birleştirme kararlılığındayız.

Görev olağan üstü bir dönemin ihtiyacından kaynaklanıyor. Vatanımızı savunmak her şeyin üstündedir. Ve vatan ancak parti önderliğinde savunulabilir.

Milletimizi Ergenekon’dan çıkaran Demirci’nin ardında birleşme zamanıdır.

Enver dağa çıktığında partiliydi. İttihat ve Terakki, dönemin öncü partisiydi.

Mustafa Kemal, İstiklal Savaşı’nı başlattığında partiliydi. Müdafaa i Hukuk, dönemin öncü örgütlenmesiydi. Cumhuriyet, CHF önderliğinde kuruldu. Türkiye’nin yarım asırlık vatan ve devrim mücadelesi Aydınlıkçıların önderliğinde veriliyor.

Devrim yapacak kuşak partili kuşaktır. Vatan Partisiyle buluşan gençlik Türkiye’nin güvencesidir. Demircinin etrafında birleşeceğiz, 11-12-13 Martta Ankara Arena Spor Salonunda toplanacak Vatan Partisi 10. Genel Kurultayı’nda buluşacağız.

oncugenclik.org.tr, 8.03.2017

Paylaş: