UTKU ASAR YAZDI: PROGRAM, ÇELİŞKİ VE SİYASET

UTKU ASAR YAZDI: PROGRAM, ÇELİŞKİ VE SİYASET

Utku Asar, Hacettepe Üniversitesi

Siyasetin her zaman bir program meselesi olduğu tamamen aşikardır. Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere program, çelişki ve güncellik ilişkisini temel maddeler üzerinden açıklamakta fayda olduğunu varsayıyorum. Özellikle Türkiye’nin içerisinde bulunduğu süreci anlamak, tahlil etmek ve çözümlemek için bu üç denklemin temel olarak belirlenmesin gerekliliği çok berrak bir şekilde önümüzde durmaktadır.

Çelişki, program ve güncellik bağlamında Türkiye’yi tahlil etmek, siyasi özneleri konumlandırmak bugün çok büyük önem taşıyor. Bu yazıda bu üç bağlamda Türkiye’yi inceleyeceğim.

ÇELİŞKİ:

Toplumsal süreçler, tarihsel süreçlere bağlı olarak gerçekleşir. Tarihsel süreçler, maddi koşullara bağlı olarak ve koşulların çelişkiler düğümünün çözülmesiyle gerçekleşir. Tarihsel süreçler, tarih boyunca sınıf mücadeleleriyle gerçekleşmiştir. Sınıf mücadelesi de sınıf çelişkilerine bağlı koşulda gerçekleşir. Sınıf mücadelesinin sonucunda yeni bir toplumsal yapı oluşur.

Çelişkilerin belirlenmesi o tarihsel sürecin ilerlemesinde temel aktördür. Çelişkiler, nesnel koşulda var olan karşıtlıkları yansıtır. Çelişki sadece tek boyutlu olmaz. Bir tarihsel kesit içerisinde birçok çelişki bulunur. Bu çelişkiler yumağında mutlak olarak en temel bir çelişki vardır. Temel çelişkinin yanında bir de yan çelişkiler bulunur. Çelişki yumağının çözülmesi ve sentezinde maddi bir olgunun ortaya çıkması için öncelikle baş çelişkinin belirlenmesi gerekir. Tıpkı sınıf mücadelelerinde olduğu gibi.

PROGRAM:

Partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve derneklerin siyasetini belirleyen temel metin programlarıdır. Her siyasi öznenin belli bir ideolojisi, değer yargısı, amaç ve hedefleri vardır.
Siyasi özne, ideolojik hedefini ve güncel hedefini gerçekleştirmek için de çelişkiler yumağını çözmesi gerekir. İdeolojik olarak hedeflediği topluma giderken, güncel çelişkileri saptar ve yön çizer. Yön çizdiği siyaset, o program etrafında şekillenen pratiktir.

SİYASET VE DEVRİMCİLİK:

Türkiye’nin ABD emperyalizmi ile çelişmesi baş çelişmedir. Türkiye’nin sorunlarının çözümü, ABD emperyalizminin denetiminden kurtulmasına bağlıdır. Emperyalist sistem, milli devletin dağılması, milli ekonominin çökmesi ve milletin parçalanmasına götürmektedir.

– Özelleştirmelerle birlikte devlet küçültülüyor, gümrük kanunlarının kalkmasıyla tekelci sermaye ülkeye rahatça girebiliyor, tarımda üretim sıfırlanmaya başlıyor ve milli ekonomi emperyalist tekellere teslim ediliyor.

– Türk milleti etnik gruplara, tarikatlara, cemaatlere ve mezheplere bölünmek isteniyor.

– Geçmişte kumpaslarla Türk Ordusu’nu bitirmek istendi, darbe girişimleri ve hendek savaşlarıyla milli devleti dağıtmak istendi.

“Vatan Partisi’nin amacı, Meşrutiyetlerle başlayıp Kemalist Devrim’le en büyük atılımını gerçekleştiren milli demokratik devrimimizi tamamlayarak, milli devleti ve halk yönetimini yeniden kurmak, emperyalizmin baskı ve denetimine son vermek, Ortaçağ kalıntısı bütün ilişki ve kurumları hayatın her alanından temizlemek, halkı özgürlüğe, esenliğe ve aydınlığa kavuşturmaktır.” ( Tüzük Madde: 2 )

“Milli Hükümet’in amacı, Kemalist Devrim’i tamamlamak; milli devleti bağımsızlık ve halkçılık temelinde yeniden yapılandırmak; özgür, aydınlanmış, çağdaş ve zengin bir toplum kurmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bu esaslara dayanarak yeniden yapılandırılacaktır” ( Milli Hükümet Programı Madde:1 )

Devrimci program, çelişkilerin çözümüne yönelik belirlenir. Programımız tarihsel olarak açıktır.Milli Demokratik Devrimi gerçekleştireceğiz. Güncel olarak MDD’yi gerçekleştirmek için önümüzde ki görevler Emperyalizm’in bütün saldırılarını def etmek olacaktır. Emperyalizm yıkılmadan Ortaçağ gericiliği de yok olmaz, etnik bölücülük de yok olmaz.

” Sınıf mücadelesi sadece silahla, sadece elle ayakla yapılan bir mücadele değildir. Önemli olan çizgidir, çizgi doğru olmazsa silahın hiçbir önemi yoktur. Devrim düşmanı güçleri korkutan silah değil, silaha da kumanda eden ideolojidir, teoridir, beyindir. Leninizmin öğrettiği gerçek böyledir ” ( Hasan Yalçın )

-Emperyalizm’in Türkiye’deki etnik bölücü baş unsurları bellidir. PKK ve peşindeki gruplardır.
-Ortaçağ gericiliğinin baş unsurları bellidir. Türkiye’deki tarikatlar, cemaatler ve dinci terör örgütleri. Yani FETÖ’dür, IŞİD’dir.

Bağımsızlığın ön koşulu emperyalizmin savaş aletlerini ülkeden temizlemektir. Yani PKK,FETÖ ve IŞİD’i temizlemektir.

Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i savunmanın, korumanın ve ilerletmenin ön koşulu ülkeyi meczup tarikatlardan, yobaz terörden temizlemektir. Yani başta FETÖ’den ve IŞİD’den.

Emperyalizme karşı Türk Ordusu ve Türk milleti bugün omuz omuza çarpışmaktadır. PKK hendeklere gömüldü, FETÖ’cü darbe girişimi Türk Ordusu ve Türk Milleti’nin birliği ile bastırıldı. Devamında gerçekleşen Fırat Kalkanı Operasyonu ile Türk Ordusu emperyalizmin savaş aletlerini bertaraf etti, koridora darbe vuruldu. Türk- Amerikan savaşı bugün hem iç hem de dış cephede devam ediyor. Türkiye halkı kenetlenecek ve ABD’yi tamamen bu topraklardan temizleyecek.

Bugün HDP sözcülüğü yapan, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini başka yönlere saptırmaya çalışan, eline Türk bayrağını dahi eline alamayan, Amerikancı,sosyal-demokrat, sahte sol özneler Cumhuriyet’ten bahsediyor. Cumhuriyet’i savunmak bir program meselesidir. Cumhuriyet, bağımsızlıktan kopartılarak verilemez. Programı devrimci olmayanın pratiğini Washington sözcüleri çizer. Kemalist Devrimi, Atatürk’ü, laikliği, bağımsızlığı ve vatan bütünlüğünü sağlamak program işidir. Bu biricik program Vatan Partisi’nin Milli Hükümet Programıdır.

Meydanlar Türk Bayrağı ile gelincik tarlası gibi olursa, Türk Milleti omuz omuza bir araya gelirse ancak Türkiye Kemalist Devrim rotasına girer. HDP için yürümek, kof ” adalet ” için yürümek, ellerde Türk Bayrağı olmadan yürümek ancak ve ancak Washington’a uçak bileti almak demek olur.  Önce milletin birliği ve vatanın bütünlüğü için yürümek tüm mesele.
oncugenclik.org.tr , 16.6.2017

Paylaş: