Ana Sayfa Haberler YEREL SEÇİMLERİN BEKA SORUNUYLA NE İLGİSİ VAR?

YEREL SEÇİMLERİN BEKA SORUNUYLA NE İLGİSİ VAR?

49

Berke Berkil, Öncü Gençlik İstanbul İl Başkanı

150 yıldır sandığa giden milletimiz yine bir seçime gidiyor. Durgun başlayan süreç, adayların kesinleşmesiyle birlikte hareketlendi ve seçim gününün yaklaşmasıyla yerini şiddetli tartışmalara bıraktı. Son dönemdeki tartışmaların ekseni de “Yerel seçim beka sorunu mu değil mi?” ya da bir başka şekilde “Türkiye’nin beka sorunu var mı yok mu?”

Siyasi partilerin halka en fazla temas ettiği yönetim birimi olan belediyeler, Türkiye’de iktidar olmak için bir sıçrama tahtası işlevi de görmektedir. Kuvvet toplamak ve dengeleri değiştirmek için stratejik hakimiyet alanlarıdır. Nihayetinde 100 milyar dolar civarında bir bütçe söz konusudur. Mevcut AKP hükümeti de Ankara ve İstanbul’u aldıktan sonra Türkiye’de iktidar olmuştur. “Türkiye’yi böyle yöneteceğim.” demenin örneği, iktidarın provasıdır belediye.

31 Mart Yerel Seçimlerinin Farkı

Ardımızda bıraktığımız 5 yılda Türkiye bir altüst oluş sürecine girmiştir. Tüm kuvvet dengeleri değişmiş, saflar yeniden belirlenmiş, kartlar yeniden karılmıştır. AKP, Türkiye’nin mecburiyetlerine teslim olmuş, Ergenekon Balyoz ve diğer kumpaslar çökmüş, sanıklar yargıç, yargıçlar sanık olmuştur. 24 Temmuz 2015’ten bu yana verdiğimiz vatan savaşı, askeri, ekonomik ve siyasi alanlarda da yürütülmektedir. Bıçak sırtında ilerlediğimiz bu süreçte yerel seçimler de olağanın dışında bir atmosferde gerçekleşmektedir.

FETÖ ve PKK’yı kurtarma şiarıyla ve ABD’yi Türkiye’ye müdahale etme çağrısıyla başlayan Adalet Yürüyüşü, CHP ve HDP tabanını bir araya getirmiş, olası ittifaklara zemin hazırlamıştır. 24 Haziran seçimlerinde de kendini gösteren ittifak, 31 Mart yerel seçimlerinde ayyuka çıkmıştır. CHP, İyi Parti ve HDP, birbirini olumsuz etkileyecek alanlarda seçime girmemekte, birbiri için çalışmalar yürütmekte, birbirinin listelerinden seçime girmektedir. Bu ittifak artık inkâr dahi edilmemekte, “AKP’ye karşı muhalif güçlerin birleşmesi gerekliliği.” kılıfıyla pazarlanmaktadır. Merkezden yerellere onlarca CHP’li ve İyi Parti’li yönetici bu ittifak yüzünden partisinden istifa etmiştir.

Yerel Seçimlerin Beka Sorunuyla Ne İlgisi Var?

Türkiye’nin bağımsızlık yönünde attığı her adım, ABD tehditleriyle karşılık bulmaktadır. ABD’nin taşeronları aracılığıyla şehir merkezlerimizde patlattığı bombalar, darbe girişimleri hafızalarımızda tazedir. Gözümüzün önünde sınırımıza binlerce tır silah yığmaya, denizlerimizde bize namlu doğrultma hadsizliğine devam etmektedir. En yakın zamanda da Trump, “Mümbiç’e olası bir operasyonda Türkiye’ye ambargo uygularız.” diye bizi açıkça tehdit etmiştir.

Tüm alanlarda varlık yokluk savaşı verdiğimiz bu atmosferde, “Ha Ahmet ha Mehmet, yerel seçimlerin Türkiye’nin bekasıyla ne ilgisi var?” gibi bir soru en masum tarifle tecahülü ariftir. Beka sorunu yoksa rahatlıkla HDP’yle ittifak yapılabilir öyle mi?

Ya Coni, Ya Mehmet; Çok Fark Eder

HDP’li Celal Doğan’ın Gaziantep’te DSP üzerinden seçime girdiği, Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, CHP belediye meclis üyeliklerinin HDP’lilerle doldurulduğu, HDP kuyrukçusu Alper Taş’ların CHP’den aday gösterildiği, McKinsey’lere denetim vaatleri verildiği bir süreçte elbette beka sorunu vardır.

Martın Sonu Kime Bahar?

Muhalefet dayanışmasıyla pazarlanan bu kirli ittifak Türkiye’ye ne vaat etmektedir? Selahattin Demirtaş’ın partisiyle seçime girenler, şehirlerimizi “Başkan Apo’nun heykeli.”yle mi güzelleştirecekler? Belediye senfoni orkestraları “PKK Marşlarından Seçmeler” diye konserler mi verecek? Belediye megafonlarından Serhildan çağrıları mı yapılacak? HDP’li meclis üyesinin yönettiği belediye kazı yaparken ne kadar güveneceğiz? Belediye kadrolarında kimler istihdam edilecek? “Büyükşehir Çalışıyor” tabelaları “Büyükşehir Çatışıyor” olarak mı değiştirilecek? Teminat sözleşmesi şovu yapan adayların bu konularda millete verecekleri bir teminat yoktur. İttifakları hangi teminatlar üzerine kurdukları da kendi pazarlıklarıdır.

Hendek Belediyeciliği

AKP’yi devirmek iddiasıyla ittifak yapılan HDP’nin belediyecilik anlayışı hafızalarımızdadır. EYP ve mayınlar üzerine tertemiz asfalt atan bir altyapıcılığı var. Belediyenin iş makinalarıyla, sokaklarda Mehmetçiğimizle çatışmaya elverişli hendekler ve beton siperler kazıyor. İçinde tünel olmayan binaya imar izni vermiyor. Ulaşım problemini de yeraltı tünelleriyle çözmüş. New York metrosuyla kapışacak düzeyde terörist tünel ağı hazırlamış. Bunları yaparken de PKK’lılara istihdam olanağı sağlıyor. Belediye çalışanı statüsünde olup işe gelmeyen yüzlerce terörist var. Ev hanımlarına açtığı EYP yapım kurslarıyla, çocukların eline tutuşturduğu molotoflarla adeta “sosyal belediyecilik” timsali.(!)

“Beka sorunu yoktur.” diyenler, seçim çalışmalarını da “Kürt oylar” gibi bölücü ve ayrıştırıcı bir söylemle ve HDP güzellemeleriyle yürütmektedirler. Terörün partisini hedef alanları Kürt düşmanlığıyla itham edip Kürt kökenli yurttaşlarımızla terör örgütünü özdeşleştirmektedirler.

İktidar Bekanın Anlamını Biliyor Mu?

Beka sorunu demek varlık yokluk sorunu demektir, ölüm kalım savaşı demektir. “Türkiye’nin beka sorunu vardır.” diyen iktidarın HDP’nin kapatılması için gerekenleri yapmaması, üstüne bir de terörün partisine 90 milyon TL seçim yardımı yapılmasına müsaade etmesi büyük bir çelişkidir. Birçok alanda seçime de girmeyen HDP’nin bu parayı nereye harcayacağı bellidir.

Tüm Bu Tartışmalar Bir Yana

31 Mart nihayetinde geçicidir. Beka sorunu ise uzun süre daha Türkiye’nin gündemindedir. Bu tartışmalar gemi tartışmalarından da bağımsız değildir. Milliciler ve Amerikancılar kamplaşması her geçen gün daha da keskinleşirken konumlanmamızı buna göre yapmak zorundayız.

Sistem partilerinin hali ortadadır. Muhalefet HDP’yi gölgesinde saklamakta, iktidar sorunu söyleyip gereğini yapmamaktadır. Muhalefet ekonomik sorunlar üzerinden iktidara vurmaktadır ama serbest piyasacılıkla iktidarın çözümsüzlüğünü paylaşmaktadır. Rantçılık ve tüketim, iki ittifakın da ruhuna sinmiştir.

Bu Yüzden Vatan Partisi

Türkiye’nin beka sorununu Vatan Partisi’nden başkası çözemez. Elbette tek başına değil ancak çözüm programı ve kadro Vatan Partisi’ndedir. Partimiz Türkiye’nin bekasını tehdit edenleri tespit etmekle kalmayıp çözümünü de açıkça ortaya koymaktadır. Bu tehditlere karşı tüm kuvvetini seferber etmektedir.

Yol, su, elektrik önemlidir; vatanın bağımsızlığı hepsinden önemlidir. Vatan Partisi’nin belediyecilikte en büyük vaadi de güvenliktir. Vatan Partisi’nin yönettiği belediyelerde terör barınamayacaktır. Sosyal belediyeciliğin yanı sıra belediyeler milli birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi için çalışacaktır. Belediyenin tüm organları üretim için seferber edilecek, ülkemizin iktisadi bağımsızlığı yerellerden güçlendirilecektir.

Türkiye’nin her yerinde aday gösteren partimiz, en büyük ambargolara rağmen halkımızla buluşmakta ve adayları her yerde kabul görmektedir. Milletimizin zamanı geldiğinde büyük çözüme yöneleceği konusunda da güvenimiz sonsuzdur. Hendek kazanlarla seçime girenler, Amerika’nın ipiyle kuyuya inenler çözümde ayak sürüyenler, sandıktan fazlasına gömüleceklerdir.

oncugenclik.org.tr, 6.3.2019