UĞURCAN YARDIMOĞLU YAZDI: “YENİ YÜZELLİLİKLERDEN AHMET İNSEL’İN KİMLİĞİ”

UĞURCAN YARDIMOĞLU YAZDI: “YENİ YÜZELLİLİKLERDEN AHMET İNSEL’İN KİMLİĞİ”

Ahmet İnsel Cumhuriyet Gazetesinde yazdığı 18 Şubat 2016 tarihli ‘Güvenlik Konseyi’nde Türkiye Kazandı mı’ başlıklı köşe yazısında her zaman ki alışkanlığı gereği bazı taktiklerle ülkemizin terörle kararlı mücadelesini kirletme çabasını sürdürmüş(1). ‘Yetmez ama evet’ çizgisiyle AKP’nin dümen suyuna girmiş bir tipik neoliberal aydın olarak başka bir çıkış da beklemezdik ondan doğrusu. Neoliberalizmin yarattığı sapı silik aydın motifine uygun bir politik tarzı var Ahmet İnsel’in. Örneğin, Barış için Akademisyenler girişiminden sonra PKK’ya sahip çıktıklarına yönelik eleştirilere, ‘Ben PKK’nın mensubu değilim’ (2)diyerek devletin bir vatandaşı olarak bağlı olduğu devleti eleştirmesinin normal olduğunu öne sürmüştü. Açıkçası bir tür laf cambazlığı yaparak işin içinden sıyrılma girişiminde bulunmuş olan İnsel yine de başarılı olamamıştı. Çünkü AKP’nin dümen suyuna girdiği günlerden onu ‘güya’ eleştirdiği günlere taşıyan süreçte adama sorarlar, sen AKP’nin üyesi misin niye eleştiri yapıyorsun diye? Ancak biz böyle bir laf cambazlığında debelenmek yerine Ahmet İnsel nezdinde bir neoliberal aydının kimliğini ifşa etmeyi tercih ediyoruz.

Uluslararası emperyalist sistemin reddi teorilerine dayanan Birikim dergisinde de yer almış olan Ahmet İnsel gibi aydınların rolü, millet mefhumunu ortadan kaldırma projesinde başattır. Öyle bir başat roldür ki kendi milli birikiminize bir yolunu bularak sövmeniz gerekir. Milli devletin emperyalizme karşı direnme merkezi olduğu 21. Yüzyılda emperyalizm kavramını reddederek işe başlayanların hazin sonu da elbette ABD destekli bölücü terörü desteklemeye kadar varır. İnsel söz ettiğimiz yazısında AKP’nin tutarsız dış politikasını eleştirerek kendisine güzelce bir meşruiyet zemini yaratıyor. AKP’nin suç dosyası o kadar kabarık ki toplum ona muhalif konumda olanları haklı olarak doğru yerde zannediyor. Ancak her sakallı Marks olmadığı gibi İnsel de muhalif değildir.

MUHALEFETİ MİLLET DÜŞMANLIĞINA EŞİTLEME

Muhalefeti doğru tanımlamak gerekiyor. AKP, ABD’nin yeni dünya düzeni projesinin bir ürünü olarak ve BOP eşbaşkanlığı gibi somut bir görevle Türkiye’nin başına oturtuldu. Türk Devrimi’nin tüm kazanımlarıyla açık bir savaşa giren AKP, bölücülükle açıktan uzlaşarak, dış politikada emperyalizmin sipariş listesini her ne pahasına olursa olsun yerine getirerek ülkemizi bilinen noktaya getirdi. Ekonomide borçlanma, dış politikada tutarsızlık ve teslimiyet, içeride gericiliğin kurumsallaşması gibi işlerin üstesinden geldi(!) Bu süreçte yeni anayasadan tutalım da ‘akil adamlar’ zerzavatçılığına kadar her noktada AKP’yi destekleyen İnsel’ler 24 Temmuz itibariyle birden muhalif kesildi. Türkiye’de asıl muhalefet tertiplerle Silivri Zindanlarına doldurulurken kitleler milli taleplerle meydanlardayken İnsel gibileri AKP’nin etrafında pervane idi. Ne olduysa Türkiye’nin milli kuvvetleri ülkemizin mecburiyetleri doğrultusunda AKP’yi cemaatle ve bölücü terörle mücadele etmeye zorlayınca oldu. İnsel birden ülkesi adına atılan her olumlu adımın karşısında olduğu gibi burada da çizgisini PKK’dan yana çizdi. Sanki ‘karşıya geçmiş’ gibi davranıyor ama aslında hep karşıdaydı. Binaenaleyh, Türkiye’de sistemin karşısında olmak milli bir programa ve siyasetlere sahip olmayı gerektirir. Türkiye’den istenen bölünüp parçalanması ise buna karşı durmak muhalif olmaktır. ABD’nin sözcülüğüne soyunarak ‘muhalif’ olmak ancak neoliberalizmin akıl dışı tezleriyle açıklanabilir bir durumdur.

Neoliberalizm, bir milletin neye ihtiyacı varsa onun karşısına geçmenin ideolojisidir. Tarihsel birikime mi ihtiyacı var ? Vurun Kurtuluş Savaşı’na. Örgütlenme birikimine mi ihtiyacı var vurun kurucu yeteneklerine, milli devlete mi ihtiyacı var, saldırın ona zaten ‘katil devlet’ değil miydi…  Bu arada ‘Ermenilerden Özür diliyoruz’ kampanyaları düzenleyerek ülkenizi sözde bir soykırım suçuyla mahkum ederek emperyalizmin önüne kurbanlık koyun gibi atabilirsiniz. (3)

PKK HENDEKLERİ VE YPG MEVZİLERİNDEN NEREYE GİDİLİR?

Fırtına Obüslerinin karşısında YPG mevzilerine girerek veya Sur’da, Cizre’de, Silopi’de verilen vatan savaşına karşı hendeklere gömülerek muhalefet yapan İnsel’in partimizi ‘Kürt Fobisi’ içerisindeki devlet refleksinin bir parçası olmakla suçlaması içerisinde bulunduğu çıkmazı gösteriyor. Türk ve Kürdü millet olma formülüyle birleştirmeyi hedefleyen partimiz asıl ayrıştırmayı etnik ‘özgürlükçü’lerin yaptığına işaret ediyor. Bu yüzden Tayyip Erdoğanların tutarsız dış politikasına rağmen terörle kararlılıkla mücadele eden ordumuzun ve milletimizin yanında yer alıyor. İnsel’in asıl çıkmazı buradadır. Millet ayağa kalkıyor ve emperyalizmin ‘kara gücüne’ karşı açık bir savaşa girişiyor. Blackwater’ın silahlandırdığı ‘USA’ armalı kurmayların yönettiği Beyaz Saray’ın teröristlerine meydan okuyan büyük Türk Milleti ve onun öncüsü Vatan Partisi İnsel’i korkutuyor. (4) Çünkü bizim aslında emperyalizme bir ‘fobimiz’ olduğunu biliyor ve kendisini ayakta tutan görünmez kılmaya sözüm ona karşı durduğunu iddia ettiği sistem çatırdıyor. O çatırdamadan sızan aydınlığın milli bir hükümeti müjdelediğini görüyor ve bu onun kabusu oluyor. Memleketini emperyalist NATO’ya şikayet etmekte beis görmeyen HDP’ye oy istiyor ki kendisi gibilerin zırvalamaya zemini olsun.(5)

Memleketini emperyalist ülkeler bombalasa bunu ‘demokratlık’ sayacak olanlar ‘barış’tan söz ediyor. İnsel de bu ‘Sevr barışçılığının’ en temizinden kalemşoru oluyor. Ancak görüyor ki Fırtına Obüslerinin getireceği gerçek barış Vatan Partisi’nin önderliğinde bir Lozan olacaktır. Ahmet İnsel’de 150’lilikler içerisinde saygın yerini alacaktır.(6) Cumhuriyet gazetesi de belki milletin bu kutsal savaşından Yunus Nadilerin, İlhan Selçukların gazetesi olarak çıkacak aksi halde Peyamı Sabahların, Alemdarların yanındaki haklı yerini alacak tarihin çöplüğüne atılacaktır.

Uğurcan Yardımoğlu, Öncü Gençlik MYK Üyesi ve İstanbul İl Başkanı

oncugençlik.org, 25.02.2016

 

DİPNOTLAR:

1)http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/483146/Guvenlik_Konseyi_nde_Turkiye_kazandi_mi_.html

2) http://www.politez.com/detail/politez-/6319/pkkyi-neden-elestirmiyorsunuz-sorusuna-ahmet-insel-yanit-verdi#.Vs3o6VSLRdh

3) http://www.ozurdiliyoruz.com/

4) http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/buyuk-tezgahmansetler/sinav-sonuclari-neden-aciklanmiyormansetler/turkiye-natoyu-durdurmalipolitika/veto-sonrasi-kan-aktiekonomi/beyaz-grev-turkiyeyi-sardikultursanat/yoksullarin-direnme-esnekligitoplum/tayyip-erdogana-suc-duyurusudunya/gurcista-h8570.html

5)http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/244573/HDP_ye_Oy_Vermenin_Ozgul_Agirligi.html

6) Kurtuluş Savaşımızdan sonra, işgal yıllarında emperyalistlerle çeşitli vesilelerle işbirliği yapmış olan asker, bürokrat, akademisyen vs.nin ihaneti en üst düzeyde olan ve sürgün cezasına çarptırılan 150 şahıs.

Paylaş: