Mustafa Suphi’nin Stalin’e Raporu ve Mustafa Kemal Süleyman Sami görüşmesi üzerine birkaç not

Mustafa Suphi’nin Stalin’e Raporu ve Mustafa Kemal Süleyman Sami görüşmesi üzerine birkaç not

Mustafa Suphi’nin Stalin’e Raporu ve Mustafa Kemal Süleyman Sami görüşmesi üzerine birkaç not
Doğu Perinçek
Teori Dergisi, Temmuz 2000

Raporun ve Mustafa Kemal-Süleyman Sami görüşmesinin tarihi

Mustafa Suphi’nin Stalin’e yazdığı raporda tarih bulunmuyor. Ancak Raporun içeriğinden, 9 Kasım 1920 tarihinden sonra ve 25 Aralık 1920 tarihinden önce yazıldığı anlaşılıyor.

Bu saptamayı raporda belirtilen Đcra Vekilleri Heyeti listesinden çıkarabiliyoruz. Bu listede 9 Kasım 1920 tarihinde vekil olanlar bulunmaktadır. Öte yandan 25 Aralık 1920 günü güvensizlik alan Đsmail Fazıl Paşa hâlâ vekil olarak gösteriliyor. Demek ki rapor bu tarihler arasında yazılmıştır.

Öte yandan yine raporda. Mustafa Kemal Paşa ile Süleyman Sami arasındaki görüşmenin “üç ay önce” gerçekleştiği belirtiliyor. Ve konuşmalardan, görüşmenin 1 Eylül 1920 günü Bakû’da toplanan Birinci Doğu Halkları Kurultayı’ndan önce olduğu belirlenebiliyor.

Araştırmacı Yavuz Arslan da, Süleyman Sami’nin Ağustos ayında Ankara’ya geldiğini ve Bakû Kurultayı Öncesinde ayrıldığını belirtmektedir.1 Süleyman Sami. Bakû’de hem 1–8 Eylül 1920 günleri toplanan Doğu Halkları Kurultayı’na, hem de 10 Eylül 1920 günü toplanan Türkiye Komünist Teşkilatları Kongresi’ne katılmıştır.2 Ankara-Bakû yolunun uzunluğu dikkate alınırsa, Süleyman Sami’nin Mustafa Kemal’le Ağustos ayı ortalarında görüştüğü sonucuna varılabilir.

Bu bilgiler ışığında Mustafa Suphi’nin Stalin’e verdiği raporun tarihinin de Kasım ayı ortalarına rastladığı saptanabiliyor.

Mücadele cephesinden saptamalar ile gezi notu farkı

Mustafa Suphi’nin Stalin’e yazdığı rapor, işçi sınıfının öncü partisinin yurtdışı merkezli olamayacağının yeni bir kanıtını sunmaktadır.

Mustafa Suphi. Raporun Anadolu’ya üç aylık bir gezi yapan Süleyman Sami ve Salih Zeki’nin gözlemleri olduğunu hemen girişte belirtmektedir.

Yurtdışında kurulan örgüt. Türkiye hakkındaki bilgileri, Türkiye’deki millî mücadele saflarından değil, dışardan yolladığı gözlemciler marifetiyle toplamaktadır. Bu rapor ile örneğin Đstanbul’da Şefik Hüsnü ve arkadaşlarının yayımladığı Aydınlık’ta çıkan yazılar karşılaştırıldığı zaman, nitelik farkı görülür.
Rapor, gezi gözlemlerine ve görüşmelere dayandığı için. hem bilgi hem de değerlendirme hatalarıyla doludur. En önemlisi. Süleyman Sami ve Salih Zeki’den öğrendiklerini sınama şansı olmayan Mustafa Suphi. Anadolu’daki direnme potansiyelini göremiyor.

Millî Mücadele önderliğine ilişkin değerlendirme hataları

Raporun. Mustafa Kemal ile Kâzım Karabekir ve Ali Fuat Paşa’lar hakkındaki değerlendirmesi temelden yanlıştır. O dönemde Mustafa Kemal Paşa’nın. silah arkadaşları Kâzım ve Ali Fuat Paşa’lara göre. daha köktenci tavırlar içinde olduğu biliniyor. Hatta Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’nın kendisine Amasya’dan yazdığı 23 Haziran 1919 tarihli mektuba dayanarak. Amasya’da toplanan Mustafa Kemal’in ve diğer komutanların, kendi deyimiyle “Bolşevik olma kararı verdiklerini” belirtir:

“Üçüncü madde pek şayanı dikkattir. Đstanbul’da iken. Bolşevik olmaya ve bu suretle kurtulacağımıza dair bu arkadaşlarda gördüğüm fikrin olgun bir hale gelmesi…” 3

Gerçekten de Mustafa Kemal Paşa’nın Kâzım Paşa’ya gönderdiği şifrenin 3. maddesinin ilk cümlesi şöyledir:

“Bolşevizmin anlayış ve ortaya çıkış şekli bir daha müzakere edilerek esasen Kazan, Orenburg, Kırım vesaire gibi İslam ahali bunu kabul ederek diyanet, gelenek gibi işlerle zaten alâkadar olmadığından bunun memleket için bir sakıncası olamayacağı düşünüldü.” 4

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının o günlerde Havza’da Sovyet Rusya’dan gelen temsilcilerle yaptığı görüşmeler de biliniyor.5 Hemen bu görüşmelerden sonra 18-22 Haziran günleri arasında Amasya’da yapılan Gizli Komutanlar Toplantısı’nda tarihi kararlar alınmıştı.6 Mustafa Kemal Paşa’nın Kâzım Paşa’ya yolladığı şifrenin, Komutanlar Toplantısının ertesi gününün tarihini taşıması anlamlıdır. Çünkü ”Bolşevikliğin memleket için bir sakıncasının olmayacağı düşüncesine”‘, bu toplantıda “müzakere edilerek'” varıldığı anlaşılmaktadır.

Mustafa Kemal, 29 Şubat 1920 günü Talat Paşa’ya yolladığı mektupta da. Bolşevik prensiplerinin uygulanması gerekebileceğini”” belirtmiştir: “…vatanımızı parçalanmak ve milletimizi Đngiliz boyunduruğu altında görmek gibi uğursuz bir ihtimal karşısında, Bolşevik prensiplerini fiilen uygulamada kurtuluş çaresi tahmin olunursa, uygulanmasından doğacak zorluklara rağmen, bugün hakim olduğumuz kuvvete dayanarak o hususa da girişmek gerekebilir.” 7

Sosyalizmin dışardan ithal edilemeyeceği gerçeği

Ancak Milli Mücadele önderleri, dıştan gelecek herhangi bir dayatma karşısında son derece duyarlı ve uyanıktırlar. Bu kararlı tutum, o dönemde Eşba Yoldaş ve Upmal Yoldaş gibi çeşitli Sovyet temsilcileriyle yapılan görüşme tutanakları yanında, Mustafa Kemal’in Süleyman Sami ile yaptığı görüşmeye de yansımıştır.

Mustafa Suphi ve arkadaşları ise, bütünüyle farklı bir pratikten gelmektedirler; Sovyet Rusya’da Türkiye Partisi kurmuşlardır. Türkiye amele ve rençberine dayanma isteklerinde samimi olmalarına rağmen, yürüttükleri faaliyetin zemini bu istekleriyle çelişiyor. Sovyet Rusya desteğine bel bağlayan bir çalışma içinde oldukları ortadadır. Onların bu girişimleri, Milli Mücadele önderliği tarafından reddedildiği gibi, Sovyet Devrimi yöneticilerinin anlayışlarına da uymuyordu.

Şefik Hüsnü’nün önderlik ettiği örgütlenme, dışarıda Komünist Partisi kurulamayacağını bildiği için. Parti’nin kuruluşunu hiçbir zaman Mustafa Suphi’lerin Baku Kongresi’ne bağlamamış, doğum tarihi olarak Đstanbul’da Türkiye Đşçi Çiftçi Sosyalist Fırkası’nın kurulduğu 22 Eylül 1919 gününü kabul etmiştir. Hikmet Kıvılcımlı’nın da, 1970 öncesinde yaptığım görüşmelerde, kökleri Đstanbul’a bağlayan tutumu kesin bir dille benimsediğini ve Mustafa Suphi’nin pratiğini eleştirdiğini gördüm. Hikmet Kıvılcımlı, bu-tavrını Yol adlı çalışmasında da yansıtmıştır.
Đşçi Partisi de. ülkedeki örgütlenmeyi temel alan geleneği sürdürerek, kuruluşunu Đstanbul’da işçi yataklarındaki örgütlenmeye dayandırmıştır (Tüzük, madde 2).

Doğu Anadolu’da ve Trabzon’daki tertip yuvaları

Mustafa Suphi, öldürülmesinden iki ay önce yazdığı raporda. Salih Zeki ve Süleyman Sami’nin getirdiği bilgilere dayanarak. Doğu Anadolu ve Trabzon’da kendisini hedef alan tertipler düzenlendiğini saptamıştır. Mustafa Suphi, tertipçilerin başında Enver Paşa’nın yakınlarının bulunduğunu da isim isim belirterek kayda geçmiştir.

Mustafa Kemal-Süleyman Sami görüşmesi

Mustafa Suphi’nin Süleyman Sami eliyle Mustafa Kemal’e bir mektup yolladığını Ali Fuat Paşa’nın Moskova Hatıraları’ndan biliyoruz. 15 Haziran 1920 tarihli bu mektubu. Mustafa Suphi ile birlikte Teşkilatın Merkez Heyeti üyelerinden Mehmet Emin Bey imzalamışlardır.8

Süleyman Sami. 1918 yılında Moskova’da oluşturulan Türkiye İştirakiyun Teşkilatı Merkez Komitesi’nin Merkez Heyeti üyesi ve Teşkilatın Siyasî ve Harbî Sekreteridir. Ali Fuat Paşa’nın verdiği bilgiye göre. Temmuz ayı içinde Trabzon’a gelmiştir ve Ankara ile temas aramaktadır. 9

Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Suphi ve Mehmet Emin beylerin mektubuna 13 Eylül 1920 günü verdiği cevapta. “Süleyman Sami Yoldaş eliyle gönderdiğiniz 15 Haziran 1920 tarihli mektubunuzu aldım” diye yazmaktadır.10

Bununla birlikte Yavuz Arslan’ın ayrıntılı araştırmasının yayımlandığı 1997 yılına kadar. Mustafa Kemal Paşa’nın Süleyman Sami ile görüştüğü pek bilinmiyordu. Bizim rastladığımız, bir tek Yavuz Arslan. Rus kaynaklarına ve Çoruhlu’nun 1966 yılında yayımlanan yazı dizisine gönderme yaparak bu görüşmenin yapıldığını belirtti.”

Kaynak Yayınları ve Atatürk’ün Bütün Eserleri (ATABE), Sovyet Devlet Arşivi’nde yıllardır yürüttüğü çalışma sonunda. Mustafa Suphi’nin Stalin’e yazdığı Raporu bulmuş ve bu tarihî belgenin içinde Mustafa Kemal-Süleyman Sami görüşmesi bulunduğunu. Rus araştırmacılarından da önce saptamıştır.

Teori, bu sayısında Mustafa Suphi Raporunu yayımlayarak, TKP’nin Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmenin içeriğini dünyada ilk kez gün ışığına çıkarmış bulunuyor.

Süleyman Sami’nin kimliği

Araştırmacı Yavuz Arslan. Süleyman Sami’nin Ankara’da yaptığı görüşmelerle ilgili kesin bir bilgi bulunmadığını belirtmekle birlikte. “TBMM Hükümeti’nden talimatlar alması büyük ihtimaldir” diye yazıyor. 12

Süleyman Sami, bu görüşmelerden sonra elinde Mustafa Suphi’ye davet mektuplarıyla Bakû’ye dönüyor ve ilk toplantısı 1 Eylül 1920 günü yapılan Doğu Halkları Kurultayı’na katılıyor. Davet mektuplarının Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir ve Ferit (Tek) beyden geldiğini, TKF Merkez Komitesi üyesi Süleyman Nuri’nin anılarından öğreniyoruz. Ne var ki, Süleyman Nuri, Süleyman Sami’den şüphelenerek, bu davetlerin büyük olasılıkla “Ankara polisince uydurulmuş” ve “sahte” oldukları yargısına varmıştır. 13

Süleyman Sami de, Mustafa Suphi gibi Rusya’daki savaş esirlerindendir. Đttihatçıdır ve Taşkent’te gizli bir Đttihat ve Terakki Cemiyeti kurmuş ve Bolşeviklerle birlikte savaşmıştır. Daha sonra Đttihatçı olduğunu gizleyerek, Mustafa Suphi ile birlikte çalışmaya başlamıştır. Yavuz Arslan’a göre, bu ilişki, belki de Mustafa Suphi’nin “sonunu hazırlayan etkenlerden birisi olacaktır.”14

Süleyman Sami’nin Türkiye Komünist Teşkilatı içine sızmış bir Đttihatçı olduğu, Ankara hükümetiyle gizli ilişkiye girdiği, Ankara ve Eskişehir’de Komünist gruplarla görüştükten sonra yetkililere büyük olasılıkla geniş bilgi verdiği ve Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Trabzon’dan sınır dışı edilmelerine kadar hükümetin talimatları doğrultusunda çalıştığı yönünde ciddi kanıtlar bulunmaktadır.15

Süleyman Sami ve Mehmet Emin Beyler, Kâzım Karabekir Paşaya göre, Mustafa Suphi heyeti Trabzon’a giderken hastalandıkları bahanesiyle Maçka’da arkadaşlarından ayırt edilmişlerdir. Kâzım Paşa’nın telgrafına göre, halk, Türkistan’daki hizmetlerini anlatan tanıkları dikkate alarak her ikisini de serbest bırakmıştır.16 Trabzon’da çıkan Đstikbal gazetesi ise, Sami adında bir Türk esirinin, Mustafa Suphi’lerden Baku’da gördüğü işkenceleri. Trabzon iskelesinde yüzlerine karşı anlattığını ve halkı galeyana getirdiğini yazmaktadır. Yavuz Arslan, bu kışkırtıcı Sami’nin büyük olasılıkla Süleyman Sami olduğu kanısındadır. 17

Dipnotlar

1 Yavuz Arslan. Türkiye Komünist Fırkası’nın Kuruluşu re Mustafa Suphi. TTK Yayını. Ankara 1997. s. 99 ve 101.
2 Süleyman Sami’nin ismi. Birinci Doğu Halkları Kurultayı’na katılanların lis- tesinde yer almaktadır. Bkz. Birimi Doğu Halkları Kurultayı, 3. basım. Kaynak Yayınları. Đstanbul. Şubat 1999. s. 195.
3 Kâzım Karabekir. Đstiklâl Harbimi:. I. Emre Yayınları. Đstanbul, tarihsiz, s. 92. 94. Karabekir Paşa. aynı eserin 92. sayfasının (2) nolu dipnotunda şu bilgiyi de veriyor: “Moskova’ya gitmek üzere 1336 senesi doğu bölgesine gelen Bekir Sami ve Yusuf Kemal Bey heyetinden Yusuf Kemal Bey. Bolşevik olmakla Avrupa’nın tasallutundan kurtulacağımız kanaatinde hâlâ ısrar ediyordu. Muhaveremiz o zamanda yazılıdır.”
4 Atatürk’ün Bütün Eserleri, c.3, s. 114: Kâzım Karabekir. Đstiklâl Harbimiz:. I, s. 92.
5 Bu konuda bkz. Cumhuriyete Doğru Atatürk ve Havza, Havza Kaymakamlığı Yayını, Ankara 1998, s. 38 vd: Hüsamettin Ertürk, iki Devrin Perde Arkası, yazan Sami Nafiz Tansu, İstanbul 1969. s. 344-348: Karabekir. Đstiklal Harbimiz. 1960 basımı, s. 618: Salahi R. Sonyel. Türk Kurtuluş Savası ve Dış Politika, I. TTK Yayını. Ankara 1995. s. 83 vd; Yavuz Arslan. age, s. 79 ve 265; Ali Kemal Meram, Türk-Rus Đlişkileri Tarihi, Kitaş Yayınları. Đstanbul 1969, s. 235; Sabahattin Selek, Anadolu Đhtilali, Cem Yayınları. 6. basım, Đstanbul 1976, s. 430; Mete Tuncay, Türkiye’de Sol Akımlar- (1908-1925) Belgeler, 2, BDS Yayınları, Đstanbul. Ekim 1991, s. 113 vd; Hasan Đzzettin Dinamo. Kutsal Đsyan. Đstanbul 1966. II, s. 386-390; Doğan Avcıoğlu. Millî Kurtuluş Tarihi. II. Tekin Yayınevi. 3. basım, Đstanbul 1978. s. 633: Fethi Tevetoğlu, Türkiye’de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler 1910-1960. Anakara 1967. s. 124: Stefanos Yerasimos, Türk-Rus Đlişkileri, s. 108 vd: R. Robinson. The First Turkish Republic, s. 73 ve 330: Tahsin Ünal, Türk Siyasi Tarihi, s. 260: Tahsin Ünal. “Đlk Türk-Bolşevik Münasebetleri”. Havat Tarih Mecmuası. 11/8. Eylül 1967. s. 7 vd: Kâzım Özalp. Milli Mücadele (1919-1920). \. Ankara 1988. s. 74:
6 Amasya Gizli Komutanlar Toplantısı için bkz. Doğu Perinçek. Kemalist Devrim-4 ‘Kurtuluş Savaşı’nda Kürt Politikası, Đstanbul, Kasım 1999. s. 141 vd.
7 İlhan Tekeli-Selim Đlkin, “Talat Paşa’nın Mustafa Kemal ile Mektuplaşması”, Milliyet, 15-23 Mayıs 1976.
8 Ali Fuat Cebesoy, Moskova Hatıralar, Kültür ve Turizm Yayınları, Ankara 1982. s. 43 vd.
9 Aynı eser. s. 45 ve 49.
10 Atatürk’ün Bütün Eserleri Arşivi.
11 Korniyenko. “Zarojdeniyc Komnıunistisçeskava Dvijeniya v Turtsii (1919-1920’*. s.32 ve Çoruhlu. “Đstiklal Savaşı’nda Komünizm Faaliyeti”. Yeni Đstanbul, 8 Temmuz 1966. tefrika 8’den aktaran Yavuz Arslan. age s. 273.
12 Yavuz Arslan. age. s. 273.
13 Mete Tuncay, Türkiye’de Sol Akımlar- IĐ90H-I925) Belceler, 2. BDS Yayınları. Đstanbul. Ekim 1991. s. 354 vd.
14 Yavuz Arslan. age. s. 271 vd. s. 78.
15 Aynı eser. s. 271 vd. s. 101. 16 Aynı eser. s. 321. 17 Aynı eser. 323, 326.

Paylaş: