Ana Sayfa Manşet Büşra Ezgi Duman yazdı: ❝İRAN’DA REİSİ DÖNEMİ❞

Büşra Ezgi Duman yazdı: ❝İRAN’DA REİSİ DÖNEMİ❞

1110

18 Haziran tarihi, İran için yeni bir miladın başlangıcı oldu. Nüfusu 83 milyon olan İran’da 28 milyon 933 bin 4 seçmen oy kullandı. Seçimlere katılım yüzde 48,8 olarak gerçekleşti. İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Fazili, muhafazakâr aday Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi’nin kullanılan oyların 17 milyon 926 bin 345’ini alarak İran’ın 8. Cumhurbaşkanı olduğunu açıkladı.1

İran Anayasasına göre Hasan Ruhani iki kez seçildiği için tekrar aday olamadı. Bu bakımdan Reformist cephe, Muhafazakâr cepheye karşı güçsüz kaldı. İbrahim Reisi, Yargı Erki Başkanı olmadan evvel 2017 seçimlerinde, Ruhani’nin karşısında aday olmuştu. Sandıktan İkinci çıkmış oyların yüzde 38’ini almıştı. 2017’deki adaylığını da İmam Rıza Vakfı’nın Başkanlığından istifa ederek açıklamıştı. İmam Rıza Vakfı da İran’da devlet içerisinde güçlü bir vakıf olarak biliniyor. Önemli bir görevden istifa ederek seçimlere aday olan Reisi, seçimleri ikinci olarak tamamladı. Ardından Hamaney tarafından Yargı Erki Başkanlığına atandı. Reisi, Ayetullah Hamaney’den sonraki isim olarak da konuşuluyor.

BATI’NIN BOYKOT HAMLESİ YETERSİZ KALDI

Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin 17 Mayıs’ta yaptığı açıklamada; adaylık için başvuran 600’e yakın kişiden yalnızca 40’ının gerekli şartları taşıdığını duyurmuş, ardından 25 Mayıs’ta alınan kararla bu sayıyı 7’ye kadar indirmişti.2 İçlerinde Eski Meclis Başkanı Ali Laricani, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yardımcısı İshak Cihangiri ve Eski Cumhurbaşkanlarından Mahmud Ahmedinejad’ın da bulunduğu çok sayıda isim elenerek 7 kişinin adaylığına izin verilmiş seçim maratonu başlatılmıştı.

İslami Şura Meclisi’nin 210 milletvekili tarafından yayımlanan ortak bildiride adayların, Seyyid İbrahim Reisi lehine çekilmeleri istendi. Bildiride, “kamuoyu yoklamaları seçim atmosferinin Reisi’den yana olduğunu gösterdiği, buna göre güçlü bir hükümetin kurulması için Reisi’ye destek verilmesi gerektiği, bu doğrultuda ilk adım olarak adayların adaylıktan çekilerek Reisi’ye desteklerini ilan etmeleri gerektiği” vurgulandı. Seçime sayılı günler kala bazı adaylar İbrahim Reisi lehine seçimden çekildiklerini açıkladı. Said Celili, Alirıza Zakani ve Muhsin Mehralizade, vatandaşlara ve özellikle gençlere seçimlere coşkulu bir şekilde katılmalarını söyleyerek Reisi lehine adaylıktan çekildi.

Seçime az bir zaman kala Batı merkezli Farsça yayın yapan medya kuruluşları, İran içindeki muhalif cephe, Almanya’da eylem yapan İran Halkın Mücahitleri Örgütü (PMOI/MEK) ve İran Ulusal Direniş Konseyi (NCRI) destekçileri İranlılara, sandığı boykot etmeye yönelik çağrılarda bulundu.3 Adaylığı kabul edilmeyen Ahmedinejad da yaptığı açıklamada; “kendisi ve diğer adayların seçime girmesini engelleyen Anayasayı Koruyucular Konseyi’nin halkın iradesini hiçe saydığını” belirtti.4 Seçimlere katılım, 2017’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine göre yaklaşık %24 düşüş yaşadı ve 1979’daki devrimden bu yana yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri arasında en düşük seviyede kaldı. Bu düşük katılımın Batı’nın boykot hamlesiyle değil halkın kırsal kesimlerinden seçime düşük katılım sağladığı için düşük olduğu görüldü.

ABD YAPTIRIMLARIYLA ÇETİN MÜCADELE DÖNEMİ

Kasım 2019’da ABD Hazine Bakanlığı’nın, yaptırım listesine aldığı Reisi’nin seçim propagandasında özellikle yolsuzluklarla ve Amerika Birleşik Devletleri’yle mücadele edeceği açıkça işlenmiş5, Ruhani döneminin ise ekonomide Batı’ya endeksli ve alternatif oluşturmayan politikaları üstü kapalı bir şekilde eleştirilmişti.

Reisi, cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ilk basın toplantısını düzenledi. Konuşmasında, “İmam Humeyni ve şehitlerin, özellikle de General Kasım Süleymani’nin yolunun devam edeceği” vurgusu, ABD’ye karşı en çetin mücadelenin işaret fişeği oldu.6 Özellikle İbrahim Reisi; “Ulusumuz baskılara direndiğini göstermiştir ve onların da hükümetimizin dış politikasının nükleer anlaşma ile başlamadığını ve nükleer anlaşma ile sınırlı olmayacağını bilmeleri gerekir. Dış politikada tüm dünya ülkeleri ile angajman, geniş ve dengeli bir etkileşimi ilke edineceğiz.” diyerek dış politikanın 2015 tarihli nükleer anlaşmadan ibaret olmayacağının da altını dikkatle çizdi.

ABD, Viyana Görüşmeleri öncesinde İran’da seçilecek adayı görmek istedi.  Reisi’nin müzakerelere sahip çıkıp süreci işletmekten hariç, etkin bir yolu daha var o da Rusya-Türkiye-Çin ile sağlayacağı stratejik işbirliği. Haçlı-Siyonist bloğun, nükleer anlaşmayı değiştirerek sınırlamaya çalıştığı İran’ın, balistik füze programının müzakerelerin bir parçası olamayacağını kaydeden Reisi “Pazarlığa kapalı” restini çekti. Ayrıca İran’ın sırf müzakerenin adı olsun diye de nükleer müzakereler yürütmeyi planlamadığını, sonucun ülkenin egemen çıkarlarına uygun olması gerektiğini söyledi. Reisi’nin ‘Yolsuzlukla mücadele eden, devrimci ve üretken bir hükümet kuracağım’ vurgusu, ABD’yi zorlayacak kararlıkta. Batı Asya’ya hakim olmak isteyen Biden’a karşı da “mücadele edeceğim” sözü ciddi bir dik duruş örneği.

BÖLGESEL İTTİFAKLARDA TÜRKİYE-ÇİN VURGUSU

Reisi ilk iş olarak, Çin ile yapılan “25 yıl sürecek bir stratejik ortaklık” anlaşmasının devamını öncelik olarak gördüğünü açıkladı. Bu kapsamda Reisi, dışarıdaki İranlıları ülkeye yatırım yapmaya çağırdı.7 İran’ın, JCPOA’nın taraflarından biri olan Çin ile stratejik ortaklık anlaşması imzalayarak petrol satışlarını artırması, yaptırımlar nedeniyle yıkıma uğrayan ekonomisini canlandırmaya çalışması Reisi döneminde de artarak devam edecek.

2009 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı önderliğinde başlayan ve geçtiğimiz aylarda nihai anlaşmaya varılan İran, Türkiye ve Pakistan’daki uluslararası demiryolunu yeniden canlandırmayı hedefleyen İstanbul-Tahran-İslamabad demiryolunu geliştirme projesi Mayıs ayında yapılmış protokol ile hayata geçecek.8 Bölgesel işbirliğini artıracak adımları Reisi döneminde çok fazla göreceğiz. Türkiye ile İran arasındaki demiryolu bağlantılarının gelişmesi, Çin’i ticaretini güvence altına almak için İstanbul-Tahran-İslamabad (ITI) koridorunda iki ülke ile işbirliği yapmaya daha istekli hale getirdi. Çin, bu rotayı kullanarak mal ve hizmetleri mümkün olan en kısa sürede taşıyabilecek.

Türkiye ile terör ve narkotik mücadelede birlikte hareket etmek Reisi’nin bir diğer planı.9 Terör örgütlerinin en büyük kaynağı olan uyuşturucu ticaretine karşı mücadele etmeyi planlayan Reisi’nin, özellikle sınır bölgelerinde ve uyuşturucunun geçiş güzergahlarında Türkiye ile birlikte hareket etmeyi hedeflediği İran basını tarafından sürekli vurgulanıyor. Reisi, ABD ile Nükleer Anlaşmayı desteklediğini ancak olmazsa alternatiflerinin olduğunu söylüyor. En büyük alternatif olarak komşularla ticaretin milli paralarla yapılma hedefi olduğunun altını çiziyor.

KUŞATMA STRATEJİSİ BATI ASYA BİRLİĞİ İLE DAĞITILIR

Rusya’yla, Çin’le ve Türkiye’yle yükselen Asya’da sağlam diyalog ve ekonomik işbirliği süreci Batı’nın Avrasya’ya karşı başlattığı “Kuşatma Stratejisinin” önüne geçecek. Emperyalizme karşı güçlü bir cephe olan, Bölgedeki Kafkas Barış Planında da İran önemli bir etken. Türkiye, Rusya, İran, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın bölgede emperyalizme karşı önemli bir savunma hattı oluşturması, bu cephe de de emperyalizmin önünü kapatacak. Avrasya Stratejisinin önemli bir sonucu olan Astana ve Soçi süreçlerinde de daha etkin bir İran olacak. Reisi, ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmeyeceğini “Hayır” cevabı ile çok net ifade etmişti. ABD’ye karşı uzlaşmadan uzak milli menfaatlerini koruyan bir İran göreceğiz. ABD ve İsrail’in Filistin’e karşı işgalciliği ve terör saldırıları artık Batı Asya’da birbirine kenetlenmiş dostluklarla daha kararlı duruşla karşılaşacak. ABD’nin İran ve Türkiye gibi başı dik ülkelere karşı uyguladığı ambargolar ve zayıflatma girişimleri başarısız olacaktır. Bölgedeki işbirlikleri artırılmalı Doğu Akdeniz’de, Ege’de özellikle İran-Türkiye-Çin-Rusya-Pakistan ile birlikte bir deniz tatbikatı düzenlenmeli, kara-hava tatbikatlarıyla desteklenmelidir. Ekonomik anlamda demiryolu ağı, deniz yolu ve uluslararası ticaret geliştirilmelidir. Kısa zamanda 6’lı platform içine Abhazya ve KKTC de katılmalı Batı Asya’da tam birlik sağlanmalıdır. Türkiye, Suriye ile el sıkışarak bu olumlu rüzgarı, fırtınaya çevirmelidir.

Büşra Ezgi Duman
Öncü Gençlik Denizli İl Başkanı, GYK Üyesi

KAYNAKÇA

  1. https://tr.irna.ir/news/84375099/%C4%B0brahim-Reisi-%C4%B0ran-Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-olarak-se%C3%A7ildi
  2. https://www.kibrisgazetesi.com/dunya/iran-da-13-donem-cumhurbaskanligi-secimlerinde-yarisacak-h112446.html
  3. https://haber.sol.org.tr/haber/halkin-mucahitleri-orgutunden-iran-secimleri-icin-boykot-yuruyusu-306200
  4. https://tr.euronews.com/2021/06/15/ahmedinejad-ab-abd-nin-golgesinden-ayr-lmal-iran-n-acilen-reformlara-ihtiyac-var
  5. https://www.trthaber.com/haber/dunya/iranda-cumhurbaskanligi-secimlerinde-vaatler-dikkati-cekiyor-313499.html
  6. https://aydinlik.com.tr/kasim-suleymani-nin-yolu-devam-edecek-248481
  7. https://aydinlik.com.tr/kasim-suleymani-nin-yolu-devam-edecek-248481
  8. https://tr.irna.ir/news/84195377/%C4%B0ran-T%C3%BCrkiye-Pakistan-demiryolu-a%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-aktifle%C5%9Fmesi-ile-b%C3%B6lgesel
  9. https://www.aydinlik.com.tr/haber/reisi-terore-karsi-birlikteyiz-247847