KAAN YİĞİT YAZDI: KİM BU MAĞDURLAR?

KAAN YİĞİT YAZDI: KİM BU MAĞDURLAR?

Kaan Yiğit, Öncü Gençlik İstanbul

FETÖ ve PKK operyasyonları kapsamında 70 bin kişi bu terör örgütleriyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise bu süreçte 105 bin kişinin mağdur olduğunu söyledi. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının “bardağı taşıran son damla” olduğunu söyleyerek bir Adalet Yürüyüşü başlattı.

 

KILIÇDAROĞLU’NUN MAĞDURU OLAMAYANLAR

            Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar hiç dolamayan bir bardağı vardı.

Türk yargısı Amerikancı FETÖ’cüler tarafından esir alınırken bu bardak taşmadı.

Ergenekon-Balyoz-Poyrazköy gibi davalarda içeri alınan yurtseverler için taşmadı.

Terörist olarak suçlandığı için yaşamına son veren Yarbay Ali Tatar’da taşmadı.

Mamak Cezaevi’nde ailesiyle açık görüşme yaptığı sırada beyin kanaması geçirerek vefat eden Albay Murat Özenalp için taşmadı.

İçeri atıldıktan sonra kanser olup hayatını kaybeden Tuğamiral Cem Aziz Çakmak için taşmadı.

Kuddusi Okkırlar, İlhan Selçuklar, Türkan Saylanlar için taşmadı.

Daha yakın zamanda PKK tarafından katledilen Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk ve Aybüke öğretmen için taşmadı.

Peki ne zaman taştı? İsmini andığımız vatanseverleri ölüme sürükleyen, ülkenin dört bir köşesine tuzaklar kuran FETÖ ve PKK’nın üzerine kapsamlı bir operasyonla gidilmeye başladığı zaman, Kılıçdaroğlu’nun bardağı birden taşmaya karar verdi.

 

KİM BU KILIÇDAROĞLU’NUN MAĞDURLARI?

Bardağın taşması için neler gerekliydi, hep birlikte bakalım:

PKK ile bağlantılı olduğu saptanan HDP milletvekilleri tutuklandı.

FETÖ terör örgütüne karşı  Türkiye’ nin dört bir yanında operasyonlar başlatıldı ve bu kapsamda binlerce FETÖ şüphelisi tutuklandı.

Kısacası Türkiye ABD’ nin taşeronlarına karşı kıran kırana bir mücadele girişti.

Bu süreçte en büyük mağdurlar gazeteciler ve milletvekilleri olarak gösterildi.

Mehmetçiğimizin kanını döken PKK terör örgütüne destek verdikleri somut bir şekilde belli olan başta Selahattin Demirtaş olmak üzere HDP milletvekilleri bu kervandaydı.

‘Biz sırtımızı YPG, YPJ ve PYD’ ye yaslıyoruz’ diyerek Mehmetçiğimize kurşun sıkanlara sırtını veren sözde milletvekili gerçekte ise terör destekçisi Figen Yüksekdağ bu kervandaydı.

Fetullah Gülen’in finanse ettiği Taraf gazetesinin kurucusu ve yayın yönetmeni olan Ahmet Altan da bu kervandaydı. Türk ordusu ve vatanseverlere saldırı amacıyla Fetullahçı Gladyo’nun ürettiği sahte belgeleri her gün o Ahmet Altan manşetlere taşıyordu. Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davaları, yasadışı ele geçirilen ve düzmece olan belgelerin “gazetecilik” marifetiyle yasallaştırılması ve toplumun psikolojik savaşla esir alınması üzerine inşa edilmişti. Manşetlerden bazıları şunlardı: ‘Askeri Vesayete En Ağır Balyoz’, ‘Üstü Cumhuriyet Altı Ergenekon’, ‘Fatih Camii Bombalanacaktı’. Bugün Ahmet Altan, Kılıçdaroğlu’nun sürekli dile getirdiği mağdurların başını çekenlerden.

“Her Taşın Altında ‘The Cemaat’ mi Var?” adlı kitabıyla devlet ve toplum içindeki FETÖ örgütlenmesini perdelemeye çalışan ve gerek televizyonlarda gerek yazılarında vatanseverlere karşı karalama kampanyası yürüten Nazlı Ilıcak yine bu kervandaydı.

Gazeteci kisvesi altında cemaatin ideolojik ve siyasi alanda mücadele veren kadroları Şahin Alpay, Mustafa Ünal, Ali Bulaç ve niceleri bu kervandaydı.

 

KORTEJİN ARKASINDA OLUŞAN İTTİFAK

             Enis Berberoğlu’nun tutuklanması için “bardağı taşıran son damla” denilerek adalet yürüyüşü Kılıçdaroğlu tarafından başlatıldı. Ancak yürüyüşün sadece Enis Berberoğlu için yapılmadığı Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından açıkça belirtildi. Peki kimin için yapıldı?

CHP’li vekiller daha sonra bu konuya aşağıdaki söylemlerle açıklık getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan adalet yürüyüşü için şunları söyledi: “Bu yürüyüş anyı zamanda Demirtaş’ın çığlığının tezahürü, ete kemiğe bürünmüş şeklidir” dedi. (1)

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksüngür ise şunları dile getirdi: “Berberoğlu bırakılsa da biz bu yürüyüşü bırakmayacağız çünkü ‘herkes için adalet diyerek başladık’

yürüyüşe… Tutuklu HDP Milletvekilleri için de yürüyoruz”. (2)

HDP’ye bayram ziyaretinde bulunan CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, MYK üyeleri Suzan Şahin Dudu ve Kemal Güneri’nin yer aldığı CHP heyeti ise, HDP’lilere Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileterek “Sizleri de aramızda görmek isteriz. Bu mesele adalet isteyen herkesin meselesidir” dedi. (3)

CHP’ li vekiller haricinde, PKK yöneticisi Mustafa Karasu “Adalet yürüyüşü önemli gelişmelere yol açabilir” diyerek yürüyüşe destek verdiğini beyan etti. (4)

Bir Parti Meclisi toplantısında Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşlere adlarını özellikle anarak sahip çıkan isim ise Kılıçdaroğlu’ydu.

Son olarak PKK’nın siyasi kolu HDP, Kocaeli-Kandıra sapağında yürüyüşe katılacağını duyurdu.

 

BU YÜRÜYÜŞ NEREYE VARIR?

Bazı iyimser yurttaşlarımız aktardığımız söylemlerin yanlış olduğunu ancak adaletin herkesin hakkı olduğunu ve bu yüzden yürünmesi gerektiğini söylüyorlar. Fakat her güzel sloganla yapılan yürüyüşün hayırlara vesile olmadığını, aksine bölgemizde yapılan güzel kavramlarla kaplı pek çok yürüyüşün sonunda kurşunları davet ettiğini unutuyorlar.

Libya’da başlayan “Özgürlük ve Adalet” yürüyüşü Kaddafi’yi devirip ülkeyi yüzlerce yıl geriye götüren bir içsavaşa taşımış, hükümete de Amerikancı bir iktidarı taşımıştı.

Suriye’de Hükümete karşı “insan hakları” kisevesiyle ayaklanan muhalifler Suriye’nin parçalara ayrılmasına sebep olarak Amerika’nın bölgedeki amaçlarına hizmet ettiler.

Irak’ta Saddam devrilirken “Ne Sam Ne Saddam” diyenler Irak’ta milyonlarca insanın ölümüne ve tecavüze uğramasına sadece seyirci kaldılar.

Bugün Adalet Yürüyüşü’nde bir CHP-HDP ittifakı oluşturuluyor. Amerika’nın çıkarları doğrutlusunda Türkiye’yi bölünme senaryolarına çekmeye çalışan PKK’nın yasal uzantısı HDP ile nereye varılabilir ve kimin iktidarı kurulabilir?

Elbette içerde suçsuz yere yatan vatandaşlarımıza adalet arayacağız. Ancak bunu doğru zeminde yapabilmek için hangi cephede kiminle olduğumuza dikkat edeceğiz.

Atlantik cephesinin enstrümanları ile sadece içerde olan FETÖ ve PKK mensuplarına adalet arayabilirsiniz. Dolayısıyla masum insanları da onların kucağına itmiş olursunuz.

 

MİLLETİN BARDAĞI KİMİN İÇİN TAŞAR?

Bugün Türkiye ABD ile cephe cepheye gelmiş durumda ve Mehmetçik cephede ABD’nin taşeronu olan PKK’ya karşı kıran kırana mücadele veriyor.

Bugün Türkiye devletin ve toplum her alanına kanserli bir hücre gibi yayılan ABD güdümlü FETÖ terör örgütünü temizlemek için mücadele veriyor.

Bu şartlarda Türk milletinin bardağı ancak ve ancak cephede savaşan Mehmetçik için taşar. Onu arkasından vuran, PKK’ya destek veren milletvekilleri için taşmaz.

FETÖ’ye karşı savaşırken öleceğini bile bile son kurşununa kadar mücadele veren Ömer Halis Demir ve İzmir Adalet Sarayı önünde PKK’nın canlı bombasının üzerine atlayan Fethi Sekin için taşar. Onları katleden terör örgütleri için taşmaz.

Türk milletinin yüreği Mehmetçikle çarpıyor. Milletin safına, Mehmetçiğin safına gelin. PKK tarafından şehit edilen Aybüke öğretmenimiz için adalet arayalım. Terör örgütlerine destek verenlerden hesabını hep birlikte soralım.

Gelin elimizde Türk Bayraklarıyla adaleti tesis edecek yegane seçenek olan milli hükümet için yürüyelim…

Kaynakça

(1) http://www.ulusal.com.tr/gundem/tuncay-ozkan-bu-yuruyus-selahattin-demirtas-in-

cigligidir-h165127.html

(2) http://www.diken.com.tr/herkes-icin-adalet-diyen-chpli-aksunger-tutuklu-hdpliler-icin-de-yuruyoruz/           

(3) https://www.aydinlik.com.tr/politika/2017-haziran/chp-hdp-lileri-adalet-yuruyusu-ne-davet-etti

(4) https://www.aydinlik.com.tr/turkiye/2017-haziran/pkk-li-karasu-adalet-yuruyusu-onemli-gelismelere-yol-acabilir

oncugenclik.org.tr , 1.7.2017

Paylaş: