ÖZGÜR BURSALI YAZDI: BEDELLİ ASKERLİĞİN BEDELLERİ

ÖZGÜR BURSALI YAZDI: BEDELLİ ASKERLİĞİN BEDELLERİ

Özgür Bursalı, Vatan Partisi Öncü Gençlik Genel Başkanı

26 Temmuz 2018 Tarihinde 7146 No’lu kanuna eklenen geçici maddeyle 15.000 TL bedeliyle, 21 gün askerlik şartını koyan kanun ilan edildi ve bir kez daha bedelli askerlik süreci başlamış oldu. Bu mesele öncesiyle ve sonrasıyla çok tartışıldı, çok gündeme geldi. Sistem içerisindeki çelişmelerden kaynaklı olarak çeşitli ekonomik ve sosyal nedenler ve zorunluluklar, bazı yurttaşlarımızı bedelli askerlik tercih etmeye zorladı. Bu zorunluluklar dışında bu tercihi yapanlar da var. Üretim ve çalışma hayatındaki aksamanın ve istihdamın birtakım mağduriyetler yarattığını bilsek de, sonuç olarak bedelli askerlik uygulaması, uzun vadede ciddi bir aşınma yaratacak ve önümüze önemli bir fatura çıkartacak.

 

BEDELLİ ASKERLİĞİN YANSIMALARI

 

Bedelli askerlik uygulamasıyla ilgili fikirlerimizi her fırsatta kamuoyu ile paylaştık. Vatan Partisi olarak bu uygulamanın Mehmetçik’e zarar vereceğini, toplum formumuza uygun olmadığını, içinde bulunduğumuz hassas sürece ve 150 yıllık genel askerlik ilkemize aykırı olduğunu gerekçeleriyle ve detaylarıyla paylaştık. Kanun uygulamaya konulduktan sonra bir kısım yurttaşımız askerliklerini bedelli olarak tamamladı ve bitirdi. Geçtiğimiz günlerde yeni celp tarihleri de açıklandı ve başvuruların tamamının tarihleri ve birlikleri netleşti. Bu saatten sonra, ülkemizi ve yurttaşlarımızı, yeniden bu uygulamaya mahkûm etmeyecek bir sistem ve çözüm üzerinde yoğunlaşmalıyız. Fakat yazımızın konusu bedelli askerlik uygulaması değil. Bu uygulamanın neticesinde suyun yüzüne çıkan bazı bozuk tavırlar, çözülmeler ve çürük anlayışlar görülüyor.

 

İÇERİKSİZLEŞTİRME OPERASYONU

 

Bir süredir devam eden, son celp tarihlerinin açıklanmasıyla da sosyal medyada yoğunlaşan, bedelli askerlik üzerinden ciddi bir seviyesizlik, içeriksizlik ve mizah sınırlarının çok ötesinde bir tahribatla karşı karşıyayız. Verdiği ücretle, askerde yaşadıkları arasında bir “dengesizlik” görüp bunun üzerinden yorum yapanlar… Askerliğinin çıktığı şehri, “bedeliyle” dalga konusu yapanlar…  Sığ tivitlerle bedelli esprileri kasanlar… Verdiği ücretin, uzun dönem askerlik yapanların hizmetinden daha değerli olduğunu savunanlar… 21 Günde yaşadıklarını saatlerce videolara çekip anlatan, hatta bunun üzerinden bir piyasa oluşturan “youtuberlar”… Örnekler çoğaltılabilir. Öyle ki Milliyet Gazetesi konuyla ilgili bir yazı dizisi bile başlattı! O yazı dizisinde de, bedelli askerlerin birliklere rahatlıkla gelebileceği, herhangi bir problem, baskı olmadığını, sanki turistik bir gezi faaliyetini anlatır gibi suni gündemlerle ve olmadık tartışmalar toplumun önüne sunulmakta… Ne büyük hizmet! Bunlar bir yana, işin diğer tarafında da bizzat gittiği birlikte bulunduğu kurumu ve toplam olarak askerliği küçük gören, bin yıllık geleneğin ocağında, koğuşlarında o felsefeyle dalga geçen ve video haline getirip bunu internete yükleyen askerler…

 

SİSTEMİN KEŞFETTİĞİ ÇATLAKLAR

 

Bu içeriksizleştirme operasyonu, buna isteyerek ya da istemeyerek dahil olan herkesin sorumluluğundadır.  Profesyonel ordu tartışmaları, genel askerlik ilkesinin kaldırılması, vicdani red gibi çeşitli tuzaklara da uzun vadede yol açan ve zemin hazırlayan bu iklimin üzerinden atlayamayız. Bu aynı zamanda Mehmetçik’in de moraline büyük bir saldırıdır. Zaten bedelli askerlik tartışmasıyla yeniden gündeme gelen, gelir eşitsizliği, fırsat eşitsizliği, toplumsal düzlemdeki bazı yarılmalar, bu manzaralar yeniden toplumu bölen bir işlev görüyor. Bu noktada bedelli askerlik yapan da, kısa dönem yapan da, uzun dönem yapan yurttaşlar da konuya büyük bir sağduyu ile yaklaşmalıdır. Burada kasıtlı operasyon içeren faaliyetlerin de olduğu çok açıktır. Sistem bulduğu çatlağı yarmak için fırsat kolluyor.

DÜZEYSİZLİĞE VE AKILSIZLIĞA KARŞI SORUMLULUK

 

Elbette bu genel bozulma, bedelli askerlik uygulamasıyla başlayan bir durum değil. Toplumun her alanında, bu çürümenin başkaca yansımalarını görebiliyoruz. Bu değersizleştirme, kutsalsızlaştırma mücadele etmemiz gereken, bugün gençliğe dayatılan en ciddi başlıklardan bir tanesi. Bütün bunlarla uzun dönem askerliklerde dahi benzer durumlarla karşılaşabiliyoruz. Ancak konu özelinde toplumun hassas olduğu özel bir noktada, söz konusu durum, toplumu bölen olumsuz bir işlev kazanıyor. Bu açıdan milletimizi birbirine düşürecek, toplum ve devlet birikimimize yakışmayacak, sorumsuz, düzeysizlik ve akılsızlıkla birleşen bu yaklaşımlara tavır almak zorundayız. Ayrıca bu durum Türk Silahlı Kuvvetleri ve yetkili makamlar tarafından da sorgulanmalı ve çeşitli teknik tedbirler alınmalıdır. Terörle mücadelede hassas bir süreçten geçerken, bu meselenin bu kadar içeriksizleştirilmesi verilen mücadeleye zarar verir. Bu büyük savaşı topyekün başarıya ulaştıracağız. Savaş, sorumluluk demektir. Başarıyı da bu sorumluluk belirleyecektir.

oncugenclik.org.tr, 20.11.2018

Paylaş: