Ana Sayfa Yazılar SAMET KUNT YAZDI: HASAN BÖĞÜN – ABD VE AB BELGELERİYLE TÜRK ORDUSU

SAMET KUNT YAZDI: HASAN BÖĞÜN – ABD VE AB BELGELERİYLE TÜRK ORDUSU

182

Samet Kunt, Öncü Gençlik GYK Üyesi ve İzmir İl Sekreteri

ABD’nin TSK’ya karşı takındığı düşmanca tavır yeni değil. Bu düşmanlığın köklerinde Türk Milleti’ne ve Türkiye’nin milli devletine karşı duyulan hınç yatmaktadır. Kitapta başından sonuna kadar bu düşmanlığı ve TSK’nın direncini belgeleriyle göreceksiniz.

SAHTE DOST, GERÇEK DÜŞMAN ABD

Türkiye 1945’te sonra oluşan yeni dünya düzeninde Atlantik cephesinde yer almıştır. Bu tercih Türkiye’nin NATO’ya üye olmasıyla birlikte daha da pekişmiştir. NATO üyeliği ile birlikte ABD’nin Türkiye’de en çok önemsediği mesele ekonomi ve TSK olmuştur. Bu iki yerde de ABD kendi çıkarları doğrultusunda dayatmalar ve yönlendirmeler yapmıştır.

Çünkü, o yıllarda Türkiye NATO’nun güney kanadını oluşturmaktaydı. Avrasya’nın ortasında Varşova Paktı’na karşı üs olarak kullanılacak bir Türkiye ABD için kritik önemdeydi. 1945-1980 arası Türkiye-ABD ilişkisi ise SSCB karşıtlığına dayanıyordu. Bu süreçte ABD’nin Türkiye üzerindeki kontrol mekanizması git gide gladyo marifetiyle kuvvetleniyordu.

Özellikle 27 Mayıs Devriminden sonra Türkiye’de devletin ve halkın içinde ABD’ye karşı tepki yükselmeye başladı. Öyle ki bu tepkileri susturmak, ülkedeki ABD hakimiyetini güçlendirmek için iki tane darbe yapmak durumunda kaldılar.

12 Eylül Darbesinden sonra ise işler değişmeye başladı. ABD açısından Türkiye’nin, SSCB’ye karşı koç başı olarak kullanıldığı ve görece devletin bütünlüğünün sağlanması gerektiği dönem geride kaldı. Tüm dünyada ABD tarafından milli devletlere karşı savaş açıldı. SSCB dağıldıktan sonra bu süreç daha da ilerledi. SSCB dağıldığında göre artık yeni hedef milli devletler olmalıydı. Türkiye’ye düşende ABD tarafından Balkanlar’da, Kafkasya’da, Orta Asya’da, Batı Asya’da piyon olarak kullanılmaktı. TSK’da bu görevde profesyonelleşecek, lejyon birliği haline gelecek ve ABD’nin jandarma kuvveti olacaktı.

Bütün bunların olabilmesi için Türkiye’nin milli devlet yapısının yıkılması ve TSK’nın teslim alınması gerekiyordu. İşte bu durum en başta TSK tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. 1945-1980 arası biraz dengeli, biraz gergin ilişki, 1980’den sonra adım adım düşmanlık seviyesine gelmeye başladı.

Bu durumun en başta ABD ve onun müttefiki AB farkındaydı. TSK’ya karşı duydukları düşmanlıklarını her fırsatta dile getiriyorlardı, resmi raporlarına yazıyorlardı, düşünce kuruluşlarında açık açık Türkiye’ye karşı kurdukları tuzakları konuşuyor, Türkiye’yi işgal planları yapıyorlardı.

MÜCADELENİN SEYİR DEFTERİ

Hasan Böğün’ün kitabı, ABD’nin ve AB’nin TSK’ya karşı duyduğu düşmanlığın bir bakıma seyir defteri. Özellikle 1980’den 2003’te yaşadığımız çuval olayına kadar TSK’ya karşı yapılan düşmanca girişimler belgelerle ortaya konulmuş.

Hasan Böğün, tarafsız bir gazeteci veya tarihçi gözüyle bakmıyor bu mücadeleye. Kitabın başından sonuna kadar taraf, Türk milletinden ve Türk devletinden yana. Kitabın bir sayfasında dahi örgütsüz, partisiz aydının karamsarlığına rastlamıyorsunuz. Çünkü, Kitabın yazarı Türkiye’nin bağımsızlığına elli yılını vermiş Vatan Partisi’nin bir üyesi. Savaşın tam ortasında bu savaşta zaferler kazanmış, sınanmış biri olarak olayları seyirci koltuğundan yorumlamıyor, Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda TSK-ABD mücadelesi ortaya konuyor.

2015 yılından beri içine girdiğimiz vatan savaşının temelleri bu yıllarda atılmaya başlandı. Türkiye’nin bugünü anlamak için ciddi bir kaynak olan ‘’ABD ve AB belgelerinde Türk Ordusu’’ kitabı kesinlikle okunulmalıdır.

#OkuyanYazsın

oncugenclik.org.tr