EKİM DEVRİMİ KONFERANSINA ANKARA’DA YOĞUN İLGİ

EKİM DEVRİMİ KONFERANSINA ANKARA’DA YOĞUN İLGİ

Vatan Partisi Öncü Gençlik lokomotifliğinde, Bilim ve Ütopya Dergisi ve Teori Dergisi işbirliğiyle düzenlenen 100. Yılında Ekim Devrimi Konferansları dizisi Ankara’daki görkemli ve nitelikli toplantıyla sona erdi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği ve beş yüzün üzerinde katılımın olduğu konferansı çok sayıda aydın da izledi.

İzmir’de başlayan, Adana, Antalya ve İstanbul’da da yapılan Ekim Devrimi Konferanslarının sonuncusu Ankara’daydı. Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Koç, Teori Dergisi Yazı Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Akalın, Öncü Gençlik Genel Başkanı Aykut Diş, Öncü Gençlik Genel Başkan Yardımcısı Elif İlhamoğlu’nun sunumlar yaptığı konferans akşam saatlerinde başlayan panelle devam etti. Panelde ise Yazar Yavuz Alogan’ın moderatörlüğünde Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek ve Akademisyen-Yazar Prof. Dr. Korkut Boratav gençlerle bir araya geldi. Yüzyılın tecrübesiyle Ekim Devrimine nasıl bakılması gerektiğinin tartışıldığı panelde Perinçek ve Boratav’a çok sayıda soru soruldu.

BORATAV: ‘PERİNÇEK’LE 55 YILLIK DOSTLUĞUMUZ VAR’

Panelin birinci turunda ilk konuşmayı yapan Korkut Boratav söze konferansta ve dostlarının arasında bulunmanın mutluluğunu ifade ederek espirilerle başladı, “Doğu Perinçek ve arkadaşlarıyla 55 yıllık dostluğumuz var” dedi.

Ekim Devriminin dünyanın coğrafi olarak üçte birini derinden etkilediğini belirten Boratav, “Emeğin ve toprağın meta olmadığı sosyalist deneyimler insanlığa çok şey öğretti. Sovyet Rusya deneyimi büyük bir miras bıraktı. İşsizliğin olmadığı bir dünyanın mümkün olduğunu gösterdi evvela. Ortak yaşam biçimleri geliştirdi. Sınırsız ve gerçek demokratik katılımlar uyguladı. Birçok bakımdan Ekim Devrimini insanlığa bir armağan olarak görüyorum” dedi.

‘ACABA PARTİ TOPLUMSAL GÖREVLERİ ÜSTLENEBİLDİ Mİ?’  

Sovyet Rusya’nın dağılması ve sosyalist rejimin çökmesi üzerine önemle düşünülmesi gerektiğini söyleyen Boratav, “Lenin’in teorisine göre toplumların ilerleyişinde öncü partinin rolü etken olduğu için şunları düşünmek gerekir. Acaba parti toplumun çıkarlarını partinin çıkarları haline getirebildi mi? Kendisini kadrolarıyla ve programıyla toplumsal mücadelenin ihtiyaçlarına göre şekillendirebildi mi? Toplumun geleceğinin belirlenişinde işçi sınıfını katabildi mi? Toplumun bağrında bulunan kapitalist ve feodal eğilimlerinin kuşaktan kuşağa geçmesine engel olacak fiili güvenceler yaratabildi mi?” diye ekledi.

“20. YY’DA BAŞ ÇELİŞKİ EZEN İLE EZİLEN MİLLETLER ARASINDA”

Doğu Perinçek ise “Korkut Ağabey ve 68 kuşağından arkadaşlarımla bir arada olmaktan mutluyum” diyerek sözlerine başladı. Perinçek, Ekim Devriminin kapitalizmin en geri feodalizmin en ileri ülkesinde olduğunu hatırlatarak devam etti. Ekim Devriminden önce doğu devrimlerinin var olduğunu ifade eden Perinçek, 1905 yılındaki Rus Devrimi, 1908’deki Türk Devrimi ve 1911’deki Çin Devrimi’ne atıflar yaptı. Lenin’in Marks’ı aşarak devrim teorisinin 20. Yüzyıldaki kutbunu keşfettiğini belirten Perinçek, “20. Yüzyılda baş çelişki emek ile sermaye arasında olmaktan çıkarak ezen ile ezilen ulusların arasına kaymıştır. Marks’ın da son zamanlarında doğu toplumları ve Türk köylüsü üzerine çalışmaları vardı. Orada Marks, Türk köylüsünü Avrupa’nın en yetenekli ve faziletli köylüsü olarak nitelendiriyor” dedi.

PERİNÇEK: ‘EKİM DEVRİMİ MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİMDİR’

Ekim Devriminin bir milli demokratik devrim olduğunu öne süren Perinçek, “Hep ihmal etmişizdir. Ekim Devriminin kuruluş dönemi aynı zamanda vatan savaşı dönemi. 1918 yılında emperyalistler içerideki işbirlikçilerini de harekete geçirerek 600 bin askerle Rusya’yı işgale kalkıyorlar. Ekim Devrimcileri ve Sovyet halkları o işgale karşı vatanlarını savunuyorlar, direniyorlar. Savaşın içinde devleti ve orduyu inşa ediyorlar. Ardından Bolşevikler köylüyü destekleme, özel girişimciliğin önünü açma kararları alıyorlar. Ekim Devrimini gerçekleştirenler ve kurmak istedikleri yapı sosyalist. Fakat uygulamaları hep demokratik devrim uygulamaları. O nedenle ben, Ekim Devrimini bir milli demokratik devrim olarak değerlendiriyorum. İçinde bulunduğumuz çağ, Milli Kurtuluş ve Sosyalizme Açılma Çağıdır” dedi.

Doğu Perinçek’in konuşmasının ardından söze giren Yavuz Alogan’ın “Bir tane sosyalist devrimimiz vardı onu da Doğu Perinçek elimizden alıyor” demesiyle salonda gülüşmeler yaşandı.

‘ANTİKAPİTALİST OLUNMADAN ANTİEMPERYALİST OLUNABİLİR’

            İkinci turunda Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki (ÇHC) deneyim üzerine de görüşlerin açıklandığı panelde Sovyet Rusya’da geri dönüşün nedenleri üzerinde duruldu. Boratav da Perinçek de ÇHC Kurucusu Mao Zedung’un geri dönüş teorisinin haklılığının ortaya çıktığını ifade ettiler.

Panelin son bölümünde Boratav ve Perinçek, gençler tarafından yönlendirilen çok sayıda soruya yanıtlar verdiler. Bir gencin her ikisine de yönlendirdiği “Antikapitalist olmadan antiemperyalist olunabilir mi” sorusu ilgiyle dinlendi. Boratav, antikapitalist olmayan antiemperyalistliklerin başarısız olduğunu ifade ederken, Perinçek ise “Antikapitalist olmadan antiemperyalist olunabilir. Kurtuluş Savaşımızın önderleri, bugünkü İran, Suriye, Irak yönetimleri bunun örneğidir. Lenin’in ‘İngiliz işçi sınıfı karşımızda ama Afgan şahı yanımızda’ deyişi antiemperyalizmin bir duruş ve koşul meselesi olduğunu gösteriyor” dedi.

ALOGAN: “UZUN SÜREDİR BÖYLE İLGİLİ DİNLEYİCİ GÖRMEDİM”

Soru cevap bölümünün tamamlanmasıyla sona eren panelin ardından Boratav ve Perinçek gençlere kitaplarını imzaladılar. Yavuz Alogan paneli kapatırken “3 saati aşkındır tartışıyoruz. Uzun süredir böyle ilgi ve sabırla izleyen, takip eden bir dinleyici kitlesi görmemiştim. Teşekkürler” dedi. Açılış konuşmasını Vatan Partisi Ankara İl Başkanı Kamil Dede’nin yaptığı konferansı Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Prof. Dr. Sina Akşin, Avukat Ceyhan Mumcu, Araştırmacı-Yazar Ahmet Yıldız, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Sekreteri Şen Yazgan, TGB Genel Sekreteri Özgür Bursalı, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tülin Oygür ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Korkmazcan da izledi.

‘ŞANSLI BİR NESİLİZ’      

Beş şehirde düzenlenen 100. Yılında Ekim Devrimi konferanslarının değerlendirmesini yapan Vatan Partisi Öncü Gençlik Genel Başkanı Aykut Diş, “Aydınlıkçı gençlik yalnızca eylemciliğiyle değil; fikri çalışmalarıyla da kendisini yaşdaşlarından ayırır. Bu, -1968’den bugüne- her dönem böyle olmuş. Kurtuluş Savaşımızda ve dünya tarihinde rolü büyük olan; bütün insanlığın önünü açmış, bütün milliyetlere yararlar sağlamış Ekim Devrimini, beş şehirde düzenlediğimiz konferanslarla anlamaya gayret gösterdik. Türkiye’den ve gerçekçi bir bakışla çabaladık. İzmir’de başlayan; Adana, Antalya ve İstanbul’da da sürdürülen konferanslar görkemli ve nitelikli bir toplantıyla Ankara’da tamamlandı. Yıldırım Koç, Cüneyt Akalın, Yavuz Alogan, Korkut Boratav ve Doğu Perinçek’ten 100. yılında Ekim Devrimini dinlemek herkese nasip olmayabilir. Şanslı bir nesiliz… Onların, Aydınlıkçı devrimciliğin ve Ekim devrimcilerinin temsil ettiği Türkiye’ye ve halka bağlılık, her koşulda mücadele ve her daim erdemli yaşam nişanesini ileriye taşıyacağız.” dedi.

oncugenclik.org.tr , 24.12.2017

Paylaş: