EREN ÖZTÜRK YAZDI: DEVRİMCİ TÜRK SUBAYI CEMAL MADANOĞLU

EREN ÖZTÜRK YAZDI: DEVRİMCİ TÜRK SUBAYI CEMAL MADANOĞLU

 Eren Öztürk, Öncü Gençlik GYK Üyesi

             Tarihin tozlu sayfaları gün yüzüne çıktıkça bazı isimlere olan ilgi zamanla artıyor. Cemal Madanoğlu da bunlardan biri. 27 Mayıs 1960 gecesi, Tümgeneral rütbesiyle 27 Mayıs Devrimi’ni yöneten Madanoğlu, anılarıyla bize Türkiye’nin bir dönemini subay gözünden anlatıyor.

Bu kitap, o askerin anılarıdır:

Kaynak Yayınları’ndan Ocak ayında çıkan bu kitap Cemal Madanoğlu’nun anılarından ve Genel Başkanımız Doğu Perinçek’in 1988’de 2000’e Doğru Genel Yayın Yönetmeni sıfatıyla Madanoğlu’yla yaptığı ropörtajdan oluşuyor. Yıllardır basımı olmayan ve sahaflarda aranan kitap bu şekilde okuyucuyla buluşmuş oluyor.

27 Mayıs Devrimi’yle anılan Cemal Madanoğlu’nun aslında uzun bir kahramanlık öyküsü var. Kendi kaleminden yazılan anı kitabını okuduğunuzda kendinizi Madanoğlu ile aynı sohbet masasında hissediyorsunuz. Kitap  Madanoğlu’nun çocukluk anılarından subaylığına, Siirt’teki Doğu görevinden Kore’ye gidişine kadar Türkiye’nin Cumhuriyet sonrası ve NATO’ya giriş yıllarına bir asker gözünden bakma imkanı sunuyor.

27 Mayıs süreci

İstiklal Savaşında Kemalist Devrimin güvenlik gücü olarak yeniden örgütlenen Ordu, 1945 yılından sonra Kemalist Devrimi yıkan stratejinin gücü olmaya zorlandı. 27 Mayıs bu zorlamaya oluşturulan bir dirençti.

Halkın hürriyet talebi ve mücadelesiyle birleşen genç subaylar, genelkurmay başkanlarını ve sıkıyönetim komutanlarını hapse attılar; NATO’nun kurduğu Gladyo’ya darbeler indirdiler ve Gladyo’nun İstanbul’daki 6-7 Eylül 1955 eyleminin sorumlularını yargılayarak cezaya çarptırdılar. Türkiye’nin yakın tarihinde Gladyo’yu cezalandıran ilk uyguluma buydu, sonuncusunu ise 15 Temmuz’dan bu yana yaşıyoruz.

Meşruiyetini yitirmiş Demokrat Parti iktidarı Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yıkıldı.Tarihimizin 150 yıllık kısa zaman diliminde dördüncü büyük devrim (1876, 1908, 1920, 1960) gerçekleşti.

27 Mayıs 1960 Devrimi, Atlantik stratejisine bazı darbeler indirmekle birlikte, Türkiye’yi Atlantik rejiminden kurtaramadı. Çünkü böyle kapsamlı bir hedef ve programı yoktu.

Cemal Madanoğlu bu süreçte önder görevler aldı. Ancak subaylar arasındaki iki çizgi mücadelesi askeri yönetimin bir süre daha devam edip etmemesiydi. Madanoğlu, devrimciydi ama darbeci değildi. Ülke yönetimine el koymak ve seçimleri engellemek isteyen 14’ler Grubunun tasfiye edilmesinde Cemal Gürsel ve Suphi Karaman’la kararlı ve cesur bir duruş sergileyerek tarihin yönünü belirlediler.

Madanoğlu, 12 Mart’ın CIA’nın manevrasıyla yön değiştirdiğini ve yön değiştirmese de kötü bir sonuç olacağını belirtir. Doğu Perinçek’in kitabın sunuşunda belirttiği üzere Madanoğlu, “Artık Türkiye’nin geleceğini halk hareketi belirleyecektir.” tespitini yapmaktadır.

Türkiye’nin devrim tarihine damga vuran isimlerden devrimci Türk subayı Cemal Madanoğlu’nun kaleminden kendi hayatını ve dönemin ruhunu anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyunuz.

oncugenclik.org.tr, 28.2.2019

Paylaş: