EROL ASLAN YAZDI: BEĞEN, PAYLAŞ, DÜŞÜN…

EROL ASLAN YAZDI: BEĞEN, PAYLAŞ, DÜŞÜN…

Erol Aslan, Öncü Gençlik GYK Üyesi ve Sakarya İl Başkanı

İnsanlığın var oluşuyla birlikte insanoğlu yeni keşifler yapmış ve hayatını kolaylaştıracak birçok buluşa imza atmıştır. Günümüzde gelişen teknoloji kişisel hayatlarımızda ve iş hayatımızda bize kolaylıklar sağlayarak çalışma yükümüzü ve yaşam standartlarımızı oldukça arttırmış durumda. Teknolojik gelişmeleri durdurmanın ve engellemenin bir yolu bulunmuyor. Çünkü teknolojik gelişmeler insanlıkla birlikte başlamış ve onunla birlikte sonsuza dek devam edecektir. Zaten teknolojinin salt gelişiminden rahatsız olmak ilerlemeden rahatsız olmanın diğer adıdır.

Her gün milyonlarca insanın aktif bir şekilde kullandığı sosyal medya ağları, teknolojik gelişmelerin içinde önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemiz ölçeğinde baktığımızda; Türkiye’de yaklaşık 51 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunmaktadır. Gün içerisinde ortalama 7 saat internette vakit geçirmekteyiz. Ülkemizde en fazla kullanılan sosyal medya mecrası ise Youtube.

Matbaanın bulunmasıyla birlikte bilgi küçük bir azınlığın elinden alınmış, daha geniş kesimlere yayılmıştır. Günümüz teknolojisiyle bu durum daha büyük bir boyut kazanmıştır. Bugün dünya üzerindeki her türlü bilgiye, yaşanan herhangi bir olaya çok daha hızlı bir şekilde ulaşmamıza imkânımız var. Artık kitap okumak için veya takip ettiğimiz gazeteyi okumak için interneti yaygın bir şekilde kullanıyoruz. Okuma alışkanlıklarımızdan bilgiye ulaşma biçimimize  hatta eğlence anlayışımıza birçok şeyin değiştiğini gözlemliyoruz.

TEKNOLOJİ KAPLAN MI, MAYMUN MU?

Çin’in devrimci önderi Mao Zedong yazılarında eski bir Çin hikâyesine göndermede bulunarak insanın içinde hem maymunun hem de kaplanın olduğunu söyler. Burada maymun kötü yönleri, kaplan ise iyi yönleri temsil eder. Teknoloji için de bu geçerlidir. Sağlamış olduğu kolaylıklar sayesinde ileri bir atılım sağlamıştır. Teknoloji, bunun yanında dünya düzeninde insanın yaşam tarzına yönelik bazı geri gelişmeler de getirmiştir. Birçok alanda olduğu gibi hakim güçler teknolojik gelişmeleri kendi tekellerine alarak onu kendi iktidarının devamı için bir araç olarak kullanma yoluna gitmiştir.

Antonio Gramsci’nin kaleme almış olduğu yazılar günümüzde özellikle iletişim ve medya alanında önemli kaynaklar sayılmaktadır. Gramsci güç ve iktidar üzerine düşünceler geliştirmiş, azınlık ve haksız güçlerin kitlelere rağmen nasıl iktidarını sürdüreceğini açıklamıştır. Bunu açıklarken ‘’Hegemonya’’ kavramını ortaya atmıştır. Hegemonya iktidarda olan sınıfın diğer sınıflara karşı sürdürdüğü her türlü üstünlük ve baskı uygulamasıdır. Emperyalist hegemonya ise insanlığı sömüren kuvvetlerin bu sömürüyü meşrulaştırmak için başvurdukları yol ve yöntemlerin bütünüdür.

Günümüzde de bu ideolojik hegemonya savaşı en şiddetli şekilde sürmektedir. Artık insanlar sistemin sahip olduğu hegemonya araçları sayesinde, emperyalizmin kendini meşrulaştırmak için uyguladığı rıza yöntemlerine daha kolay ikna olmaktadır. Ancak yine aynı kolaylıkla, birçok araç sayesinde sistemin uyguladığı hegomonyaya karşı savaşmaktadır. Bu savaş arenalarından en ünlüsü ise şüphesiz sosyal medya ortamıdır.

SOSYAL MEDYADA HEGEMONYAYA KARŞI SAVAŞ

Sosyal medya araçlarının bizlere sunmuş olduğu en büyük hizmet, isteyen herkesin içerik üretmesine müsait olmasıdır. Bu durumda ortaya çıkan içeriklerin güvenilirliği zayıftır. Hakim sınıflar, günümüzde sosyal medya ağlarını ideolojik hegemonyasını yaymak için araç olarak kullanmaktadır. Emperyalist sistem iktidarını devam ettirmek için dünyada yaşanan birçok olay hakkında asılsız içerikler üretmektedir.  Örneğin Suriye’de Beyaz Baretliler olarak adlandırılan grubun sosyal medya ağları üzerinden yaydığı kimyasal silah yalanlarını unutmamız mümkün mü? Ortaya atılan haberler yapılan paylaşımlar asılsız olduğu ortaya çıktı ama hala o görüntülerin etkisinde olan insanlar var. Sistemin bu olaylar hakkında yaydıkları bizleri gerçeklikten koparmakta ve yalanları gerçek olarak algılamamıza neden olmaktadır.

Kendi ülkemizde kurulmak istenen ideolojik hegemonyaya baktığımızda, terörle mücadele kapsamında yürütmüş olduğumuz operasyonlar sırasında emperyalist sistemin bütün araçlarının ülkemize karşı nasıl harekete geçtiğini unutabilir miyiz ? O süreçte sosyal medya ağlarından yapılan paylaşımlar operasyon bölgesinde çekilmiş gibi bizlere sunulmadı mı ?  Türkiye düşmanı kuvvetlerin operasyonları engellemek ve PKK’yı rahatlatmak için ortaya döktüğü yalanlar sosyal medyada ne kadarda hızlı yayılmıştı.

Sürecin devamında Türkiye,  emperyalist sistemin saldırılarına karşı gerçekleri ortaya çıkardı.  Yapılan paylaşımlarla Mehmetçiğin haklı mücadelesi bir kez daha ortaya koyularak emperyalist yalanlar bertaraf edildi. Yani sistemin ideolojik aygıtlarıyla oluşturulmaya çalışılan hegemonya yine aygıtların doğru kullanılmasıyla püskürtüldü.

SADECE BİLİNÇLERİMİZ DEĞİL VİCDANLARIMIZ DA HEDEF

Emperyalist sistem istediği insan tipini yaratmak için sosyal medya ağları üzerinde yoğun bir çaba harcıyor. Burada sorgulamayan, araştırmayan ve sosyal medyayı yalnızca bir eğlence aracı olarak gören bir nesil yaratmayı kendisine amaç ediniyor. Bizleri gerçek mutluluklardan kopararak yapay mutluluklara sürüklüyor.  Sosyal medyayı beğeni ve takipçi sayımızı arttırmak için kullanır hale gelmemizi istiyor. Çevremizde bulunan insanlardan uzaklaşıp, onlara değer vermeden sosyal medya ağlarına bağlı bir hayat yaşamamız için bizi yönlendirme çabası güdüyor. Elbette ki sosyal medya kendimizi ifade etmemiz için bir alan. Bu mecraları dostluklarımızdan veya hayattan kopmadan, daha düzgün bir şekilde kullanmamız mümkün.

 HEGEMONYAYI YIKMAK

Sosyal medya kullanımı bugün hayatımızın vazgeçilmez bir ögesidir. Bu yüzden onu dikkatli ve verimli kullanmamız çok önemlidir. Sosyal medya ağlarından gördüğümüz bilgileri gerçekliğini sorgulayarak dikkatlice paylaşmalıyız. Sosyal medyayı; anılarımızı, gördüğümüz güzellikleri, kazandığımız tecrübeleri ve bilgileri paylaşarak, insanın özünü ortaya koyan değerleri öne çıkararak kullanmalıyız.  Hegemonyacı, emperyalist devletlerin karşımıza çıkardığı yalanlarla, kültür yozlaşmasıyla ancak bu şekilde mücadele ederiz. Yalanlara karşı gerçeği, kültür emperyalizmine karşı milli kültürümüzü ve insanın özünü savunuruz.

Türk Milleti için gerçek ortadadır; sistemin ideolojik kodları geleceğimizi hackleyemeyecektir.

 

KAYNAKÇA

Ünsal OSKAY İLETİŞİMİN ABC’Sİ

Kırmızı Beyaz 42.SAYI

https://dijilopedi.com/2018-turkiye-internet-kullanim-ve-sosyal-medya-istatistikleri/

http://www.academia.edu/610117/Medya_Kamuoyu_%C4%B0deoloji

 

oncugenclik.org.tr, 6.12.2018

 

Paylaş: