Ana Sayfa Haberler TIBBİYELİ HİKMET YURTSEVER HEKİMLERİN SİMGESİDİR

TIBBİYELİ HİKMET YURTSEVER HEKİMLERİN SİMGESİDİR

43

Öncü Gençlik GYK Üyesi Eren Öztürk

            Askeri hekimliğin yanı sıra 21. Dönem milletvekilliği ve Kültür Bakanlığı yapan B. Suat Çağlayan, yazar kimliğiyle ve Tıbbiyeli Hikmet’i anlattığı romanıyla okuyucuyla buluştu. 14 Mart 1919’un 100. Yıldönümünde Sivas Kongresi’ndeki çıkışıyla yurtsever Türk hekimliğinin gururu olan Tıbbiyeli Hikmet’in gerçek yaşamından kurguyla harmanlanmış hikayesini işlediği kitabı hakkında Suat Çağlayan ile söyleşi yaptık.

Tıbbiyeli Hikmet, askeri bir hekim olarak sizin için ne ifade ediyor?

            Tıbbiyeli Hikmet, ‘yurtsever’ hekimlerin simgesidir. Tıbbiyeliler, özellikle de askeri Tıbbiyeliler, Mustafa Kemal’in Cumhuriyetine sahip çıkarken, Tıbbiyeli Hikmet’in Sivas Kongresi sırasındaki başkaldırısını örnek alırlar. Hikmet o kongreye katıldığında 19 yaşındadır ve Kurtuluş Savaşı için Amerikan yardımını (mandasını) isteyenlerin Mustafa Kemal’e yapmakta oldukları baskıları görünce ayağa fırlayarak;

“Paşam,”der. “Delegesi bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya bağımsızlık davamızı başarma yolundaki çalışmaya katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem! Eğer kabul edecek olanlar varsa, kim olursa olsun karşı koyar ve onları kınarız!” diyerek Mustafa Kemal’e bile gözdağı vermeye kalkar.

Mustafa Kemal’in bu yurtsever gence verdiği yanıt, Sivas Kongresi’nin sonuç bildirgesi gibidir;

Evlat müsterih ol!” der. “Azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyiz. Parolamız tektir ve değişmez; Ya istiklal, ya ölüm!

İşte bu nedenledir ki, Hikmet, yurtsever hekimlerin gözünde çok büyük anlamlar taşır….

Kitabı yazma düşünceniz nasıl oluştu?

            Kitabı yazma düşüncem, AKP iktidarının askeri hastaneleri ve askeri hekimliği yok etmesinin içimde yarattığı büyük yara sonucu ortaya çıktı. İlk kurulduğu günden beri, tüm yurtsever hareketlerin içinde bulunan askeri tıbbiyeyi ve askeri hastaneleri yok edenlere ve binlerce Tıbbiyeli Hikmet’in yuvasını kurutanlara bu kitapla bir tepki göstermek istedim!

Tıbbiyeli Hikmet hakkında çok az bilgi var, kurguyu yaparken nelere dikkat ettiniz?

            Tıbbiyeli Hikmet hakkında, ne yazık ki çok fazla bilgi yok. Daha doğrusu, sosyal yaşamı fazla bilinmiyor. Hakkında çıkan yayınları ve dolaylı yollardan öğrenebildiklerimi bir araya getirerek bu kitabı bir roman kurgusu olarak hazırladım. Ancak, yaşamının duygusal bölümleri hariç, gerek askeri tıbbiyeliliği döneminde ve gerekse Kurtuluş Savaşı sırasındaki mesleki yaşamındaki olaylar, yaşanmış olaylardır.

Kitapta savaş yıllarındaki zorlu koşullar arasında aşk da yer alıyor. Bunu özellikle mi kurguladınız?

Kurtuluş Savaşı sırasında yaşadığı aşk ilişkilerinde, küçük gerçekler de bulunsa, genellikle abartılar var elbette. Ancak, hastalığına rastlayan dönemde İstanbul’da bir ses sanatçısıyla olan ilişkisi de bazı gerçeklere dayanıyor…

Kitabı en çok kimlerin okumasını istersiniz?

            Bu kitabı tüm yurtsever hekimlerin okuyacaklarını umuyorum. Askeri tıbbiyeleri, askeri hastaneleri ve Gülhane’yi kapatan karanlık zihniyetin geceleri rüyasında Tıbbiyeli Hikmetleri görmesini ve korku içinde uykularının kaçmasını diliyorum…

Sizce 100. yılına girerken 14 Mart Tıp Bayramı, tıp camiası tarafından hak ettiği şekilde kutlanıyor mu?

            Bu yıl, Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas Kongresi’nde 19 yaşındaki Tıbbiyeli Hikmet’e;

“Parolamız tektir ve değişmez; Ya istiklal, ya ölüm!” dediğinin yüzüncü yılı.

Ne yazık ki ülkemiz, o zamanki kadar ağır koşullarla karşı karşıya. Amerikan emperyalizmi o zamanki ağırlığıyla üzerimize çökmüş, içten ve dıştan gelen tehditler, o zamankinden daha az değil. Yurtsever odaklar üzerinde yapılan baskılar, askeri tıbbiyelerin dağıtılması yani ülkeyi koruyucu reflekslerin yok edilmesi aşamasına varmış.

Tüm yurtsever hekimlerin dikkatlerinin çekilmesi gerekir ki, Tıbbiyeli Hikmetlerin ortaya çıktığı koşullar şimdi de var olduğuna göre, on dört martları coşkulu ve yurtsever reflekslerle kutlamamız ve karamsarlığa tutsak olmamamız gerekir.

Yüz yıl öncesinin Hikmetlerine, en az o zamanki kadar gereksinim vardır…

oncugenclik.org.tr, 12.3.2019