Ana Sayfa Manşet DEVRİM, TEKNOLOJİ VE TÜRKİYE

DEVRİM, TEKNOLOJİ VE TÜRKİYE

2

Cumhuriyet Devriminden Yapay Zekâ Çağına Üretici Güçler, Sınıf Mücadelesi ve Türkiye’nin Teknolojik Atılımı

Teknoloji, insanlık tarihinde yalnızca üretimin teknik araçlarını değiştiren bir unsur değil; üretici güçleri, emek süreçlerini, sınıfsal ilişkileri, devlet kapasitesini ve uluslararası güç dengelerini dönüştüren temel maddi dinamiklerden biridir. Sanayi Devrimi’nden elektrifikasyona, bilgisayarlaşmadan günümüzde yapay zekâ, robotik ve büyük veri teknolojilerine kadar büyük teknolojik sıçramalar toplumsal dönüşümlerle birlikte gerçekleşmiştir.[1]

Bu çalışma, teknolojik gelişmeyi üretici güçler ve üretim ilişkileri çerçevesinde ele almakta; yapay zekâ ve otomasyonun sınıfsal ilişkileri değiştirme potansiyelini incelemektedir. Çalışmanın ikinci eksenini Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla başlayan modernleşme ve sanayileşme deneyimi oluşturmaktadır. Cumhuriyet Devrimi’nin siyasal bağımsızlığı ekonomik bağımsızlık, eğitim, bilim ve sanayileşmeyle bütünleştirme arayışının günümüz koşullarında yapay zekâ, robotik, yarı iletkenler, enerji, biyoteknoloji ve ileri imalat üzerinden yeniden yorumlanabileceği ileri sürülmektedir.[2]

Çalışmanın temel tezi şudur: Teknoloji kendi başına sınıfsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmaz; fakat üretici güçlerin gelişmesi, uygun mülkiyet ilişkileri, toplumsal planlama, bilimsel eğitim ve kamusal yarar ilkesiyle birleştiğinde insanın zorunlu emek yükünü azaltabilecek ve toplumsal refahın maddi imkânlarını genişletebilecek tarihsel bir güç oluşturabilir.[3]

Teknoloji ve toplumsal dönüşüm

İnsanlık tarihinin ekonomik ve siyasal gelişimi, üretici güçlerin gelişiminden bağımsız düşünülemez. Tarım teknolojilerindeki ilerleme yerleşik toplumların maddi temelini oluşturmuş; buhar makinesi, mekanik dokuma ve demiryolları Sanayi Devrimi’nin üretim sistemini yaratmış; elektrifikasyon kitlesel üretimi, bilgisayarlaşma ise modern bilgi ekonomisini mümkün kılmıştır.[4]

Marx’ın üretici güçler ile üretim ilişkileri arasında kurduğu ayrım bu dönüşümün anlaşılması açısından önem taşımaktadır.Üretici güçler yalnızca makinelerden ibaret değildir; insan emeği, bilimsel bilgi, teknik beceri, üretim araçları ve toplumun doğayı dönüştürme kapasitesi de bu kavram içerisinde değerlendirilir. Üretim ilişkileri ise üretim araçlarının mülkiyetini, üretim sürecindeki toplumsal konumları ve ortaya çıkan ürünün nasıl bölüşüldüğünü belirleyen ilişkiler bütünüdür.²[5]

Bu nedenle teknolojinin gelişmesi otomatik olarak toplumsal ilerleme anlamına gelmez.

Teknoloji üretkenliği artırabilir; fakat üretkenlik artışının sonuçlarının toplumun hangi kesimlerine aktarılacağı ekonomik ve siyasal ilişkiler tarafından belirlenir. [6]

Bu noktada yapay zekâ çağının temel sorusu ortaya çıkmaktadır:

“Makineler ne kadar akıllı olacak?” sorusundan daha önemlisi “Bu makinelerin sahibi kim olacak?” sorusudur.

Yapay zekâ yeni bir üretici güç müdür?

Yapay zekânın tarihsel özelliği, otomasyonun kapsamını yalnızca fiziksel emeğin ötesine taşımasıdır. [7]

Sanayi robotları kaynak yapabilir, yük taşıyabilir ve ürün monte edebilirken yapay zekâ sistemleri metin analiz edebilmekte, görüntü değerlendirebilmekte, yazılım

geliştirebilmekte, üretim planlamasına yardımcı olabilmekte ve büyük miktarda veriden sonuç çıkarabilmektedir. Robotik ile yapay zekânın birleşmesi fiziksel ve zihinsel otomasyon arasındaki sınırı giderek azaltmaktadır. Bunun ekonomik sonucu üretkenlikte önemli bir artış potansiyelidir. OECD araştırmaları, özellikle üretken yapay zekânın belirli görevlerde üretkenliği artırabileceğine, inovasyonu etkileyebileceğine ve genel ekonomik üretkenlik üzerinde daha geniş sonuçlar yaratabileceğine işaret etmektedir.[8]

Fakat burada iki farklı gelişme yolu bulunmaktadır.

Birinci senaryoda teknolojik üretim araçları dar bir sermaye grubunun mülkiyetinde yoğunlaşır. Otomasyon sonucunda daha az çalışanla daha fazla üretim gerçekleştirilirken yaratılan artı üretkenliğin büyük bölümü sermaye sahibine aktarılır. Böyle bir durumda yapay zekâ sınıfsal ayrımları ortadan kaldırmak yerine sermayenin yoğunlaşmasını hızlandırabilir [9]

İkinci senaryoda üretkenlik artışları toplumun geniş kesimlerine aktarılır. Aynı üretim daha az zorunlu insan emeğiyle gerçekleştirilebildiğinde çalışma süresi azaltılabilir, reel gelirler artırılabilir, kamu hizmetleri genişletilebilir ve insanların eğitim, bilim, sanat ve toplumsal faaliyetlere ayırdığı zaman çoğaltılabilir. Dolayısıyla yapay zekâ sınıfsız toplumun otomatik yaratıcısı değildir! Fakat zorunlu emek zamanını tarihsel ölçekte azaltabilecek üretici güçler oluşturması bakımından, böyle bir toplumsal dönüşümün maddi koşullarından biri hâline gelebilir. [10]

Yapay zekâ çağında sınıf mücadelesi

Teknolojik dönüşüm sınıf mücadelesini ortadan kaldırmamaktadır; aksine mücadele alanlarını değiştirmektedir. [11]

Sanayi kapitalizminin temel çatışmalarından biri fabrikanın ve makinenin mülkiyetiyken dijital ekonomide buna yeni unsurlar eklenmektedir:

veri,
algoritmalar,
robotlar,
yapay zekâ modelleri,
çipler,
veri merkezleri,
dijital platformlar,
hesaplama kapasitesi.

Böylece üretim araçları kavramının kapsamı genişlemektedir.

Aynı zamanda işçinin denetlenme biçimi de değişmektedir. Algoritmik sistemler çalışanların performansını ölçebilmekte, çalışma temposunu belirleyebilmekte, görev dağılımı yapabilmekte ve üretim sürecinin çok ayrıntılı biçimde izlenmesini mümkün kılmaktadır. [12]

Buna karşılık aynı teknolojiler işçilerin bilgiye erişmesini, eğitim materyallerini kullanmasını, farklı ülkelerdeki çalışanlarla iletişim kurmasını ve örgütlenmesini kolaylaştırabilir.

Dolayısıyla dijital teknoloji hem denetim aracı hem de toplumsal örgütlenme aracı olabilecek çelişkili bir niteliğe sahiptir.

Yapay zekâ ve planlı ekonominin yeni teknik koşulları

Yüzyıl ekonomik planlamasının en büyük teknik sorunlarından biri bilgi işleme kapasitesiydi.

Bir ülke ekonomisinde milyonlarca mal ve hizmet üretilmektedir. Bunların nerede üretileceği, hangi hammaddelerin kullanılacağı, ne kadar enerji gerektiği, tüketimin hangi bölgelerde yoğunlaşacağı ve lojistik sisteminin nasıl işleyeceği son derece karmaşık bir hesaplama problemidir.

Yüzyılda bu teknik koşullar önemli ölçüde değişmiştir. Sensörler, uydu sistemleri, dijital ödemeler, lojistik ağları, büyük veri ve yapay zekâ sayesinde ekonomik faaliyet hakkında çok büyük miktarda bilgi gerçek zamana yakın biçimde analiz edilebilmektedir. [13]

Bu kapasite;

elektrik üretimi ve tüketimi,
demiryolları,
şehir içi ulaşım,
hastane kapasitesi,
tarımsal üretim,
su kaynakları,
sanayi üretimi,
lojistik,
afet yönetimi

gibi alanlarda gelişmiş kamusal planlama sistemleri kurulmasını mümkün kılabilir.

Burada Çin deneyimi özellikle dikkat çekicidir. Çin’in 2025 tarihli “Yapay Zekâ+” politikası yapay zekâyı yalnızca bağımsız bir bilişim sektörü olarak değil; sanayi, tarım, bilim, kamu hizmetleri ve ekonomik yönetimle bütünleşecek genel amaçlı bir teknoloji olarak değerlendirmektedir.

Çin’in yaklaşımının önemli yönlerinden biri yapay zekâ ile reel ekonomi arasındaki bağlantıya yaptığı vurgudur. Yapay zekânın tasarımdan üretime, tedarik zincirlerinden endüstriyel yazılıma kadar üretimin farklı aşamalarına yerleştirilmesi hedeflenmektedir. [14]

Cumhuriyet Devrimi’nin ekonomik temeli

Türkiye’nin teknoloji ve bağımsızlık tartışmasının tarihsel kökleri Cumhuriyet’in kuruluş dönemine kadar götürülebilir.

Kurtuluş Savaşı sonucunda kazanılan siyasal bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla tamamlanması gerektiği düşüncesi erken Cumhuriyet iktisat politikalarının temel meselelerinden birini oluşturmuştur. [15]

1920’ler ve özellikle 1930’larda;

Demiryollarının geliştirilmesi, [16]
Sanayi kuruluşlarının oluşturulması, [17]
Teknik insan gücünün yetiştirilmesi,[18]
Kamu bankalarının kurulması,[19]
Sanayi planlarının hazırlanması[20]

Bu sürecin unsurları hâline gelmiştir.

Sümerbank, Etibank ve benzeri kuruluşlar yalnızca şirket olarak değil, ülkenin üretim kapasitesinin oluşturulmasında kullanılan kalkınma kurumları olarak değerlendirilmelidir. Sümerbank 1933 yılında kurulmuş ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamındaki sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesinde temel kurumlardan biri olmuştur. Etibank ise 1935 yılında madencilik ve enerji alanlarında devletin üretim ve işletme kapasitesini geliştirmek amacıyla kurulmuştur. [21]

Bununla birlikte bilimsel değerlendirme erken Cumhuriyet dönemini idealize etmemelidir. Sermaye yetersizliği, teknolojik bağımlılık, yetişmiş insan gücü eksikliği ve altyapı sorunları dönemin önemli sınırlılıkları arasındaydı. Fakat tarihsel açıdan önemli olan, siyasal bağımsızlığın üretim kapasitesinden ayrı düşünülemeyeceği anlayışının gelişmesidir. Bu nedenle Cumhuriyet Devrimi aynı zamanda üretici güçlerin geliştirilmesi yönünde gerçekleştirilen büyük bir çağdaşlaşma girişimi olarak değerlendirilebilir.

Sümerbank’tan yapay zekâya

Cumhuriyet’in ilk döneminde temel sorunlardan biri Türkiye’nin kendi temel sanayi ürünlerini üretebilmesiydi. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı özellikle yerli hammaddelere dayalı temel sanayi kollarının geliştirilmesini ve ülkede üretilebilecek malların ithalat bağımlılığının azaltılmasını amaçlamıştır.

Yüzyılda teknolojik bağımsızlığın ölçütleri değişmiştir.

Bugün bir ülkenin bağımsız üretim kapasitesi:

Yapay zekâ + çip + enerji + robotik + makine + yazılım + biyoteknoloji + ileri malzeme + bilimsel araştırma

Bütünlüğü içerisinde değerlendirilmelidir.

Dolayısıyla Cumhuriyet’in sanayileşme anlayışını günümüzde sürdürmek 1930’ların fabrikalarını yeniden kurmak anlamına gelmez.

1930’ların büyük sanayi kompleksinin çağdaş karşılığı;

Araştırma üniversitesi + teknoloji enstitüsü + robotik fabrika + veri merkezi + enerji altyapısı + yarı iletken ekosistemi + nitelikli insan gücü

Şeklinde düşünülebilir.

Çin deneyimi Türkiye açısından ne ifade ediyor?

Çin örneğinin Türkiye açısından önemi Çin modelinin doğrudan kopyalanması değildir.

Asıl önemli nokta, bilimsel-teknolojik kapasitenin uzun vadeli kalkınma stratejisinin merkezine yerleştirilmesidir. [22]

Çin’in resmî istatistiklerine göre ülkenin Ar-Ge harcamaları 2025 yılında yaklaşık 3,93 trilyon Yuan (585,6 Milyar $) düzeyine ulaşmış ve GSYH’nin yüzde 2,80’ini oluşturmuştur. Temel araştırma harcamaları da 277,8 milyar Yuana (51,4 Milyar $) ulaşmıştır. Çin’in 2026 tarihli “Yapay Zekâ + İmalat” programı ise yapay zekâyı doğrudan sanayi politikasına bağlamaktadır. Program; endüstriyel yapay zekâ modellerinden akıllı fabrikalara,

Yüksek kaliteli sanayi veri kümelerinden robotik sistemlere kadar somut hedefler belirlemektedir.[23]

Buradan Türkiye açısından çıkarılabilecek ders, teknolojinin yalnızca girişimcilik politikası olarak görülmemesi gerektiğidir.

Teknoloji politikası;

Eğitim politikası + sanayi politikası + enerji politikası + bilim politikası + kamu yatırımları + özel sektör + uzun vadeli planlama

Bütünlüğünde ele alınmalıdır.

Türkiye’nin mevcut potansiyeli

Türkiye teknolojik dönüşüme sıfırdan başlayan bir ülke değildir.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin Ar-Ge harcaması 2024 yılında 651,8 milyar TL’ye, Ar-Ge yoğunluğu ise GSYH’nin yüzde 1,46’sına ulaşmıştır. Harcamaların yüzde 64,8’inin şirketler tarafından gerçekleştirilmesi Türkiye’de önemli bir özel sektör Ar-Ge tabanının bulunduğunu göstermektedir.[24]

Bununla birlikte Çin’in 2025 yılında yüzde 2,80’e ulaşan Ar-Ge yoğunluğu, Türkiye’nin önündeki potansiyel mesafeyi göstermesi açısından dikkat çekicidir.

Türkiye’nin uzun vadede Ar-Ge yoğunluğunu yüzde 3 bandına yaklaştırmayı hedeflemesi düşünülebilir.

Ancak mesele yalnızca daha fazla para harcamak değildir.

Temel amaç şu zinciri kurabilmektir:

Temel bilim → uygulamalı araştırma → prototip → patent → seri üretim → yüksek katma değerli ihracat.

Türkiye’nin önemli avantajlarından biri mevcut sanayi altyapısıdır. Otomotiv, beyaz eşya, makine, savunma elektroniği ve çeşitli imalat sektörlerinde oluşmuş mühendislik birikimi yeni teknolojilere geçiş için başlangıç noktası oluşturabilir.

Türkiye için teknolojik atılım programı

Türkiye’nin yeni sanayileşme hamlesinde öncelikli alanlardan biri yapay zekâ ve ulusal hesaplama altyapısı olmalıdır.

Amaç yalnızca yabancı yapay zekâ sistemlerinin Türkçe kullanılabilmesi değildir. Türkiye’nin kendi bilimsel, hukuki, kültürel ve ekonomik verileri üzerinde çalışabilen modeller geliştirmesi; yüksek performanslı hesaplama ve veri merkezi kapasitesini büyütmesi önem taşımaktadır.

İkinci alan robotik ve akıllı üretimdir. Türkiye yalnızca robot kullanan değil, endüstriyel robot, sensör, kontrol sistemi ve üretim yazılımı geliştiren ülke hâline gelmelidir.

Üçüncü alan yarı iletkenlerdir. En ileri işlemcilerle doğrudan rekabet etmek kısa vadede gerçekçi olmayabilir. Bunun yerine güç elektroniği, otomotiv çipleri, sensörler, savunma elektroniği, tasarım ve paketleme gibi alanlarda uzmanlaşma geliştirilebilir.

Dördüncü alan enerjidir. Veri merkezleri, elektrikli ulaşım ve robotik üretim büyük miktarda sürekli elektrik gerektirecektir. Uluslararası Enerji Ajansı, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin elektrik tüketiminin önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artacağını öngörmektedir.[25] Bu nedenle yenilenebilir enerji, nükleer enerji, enerji depolama ve akıllı elektrik şebekeleri teknoloji politikasının ayrılmaz parçasıdır.

Beşinci alan biyoteknoloji ve sağlık teknolojileridir. Yapay zekânın sağlık alanında tanı, klinik karar desteği ve sağlık sistemlerinin yönetiminde kullanılma potansiyeli Dünya Sağlık Örgütü tarafından da kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.[26]

Altıncı alan tarım teknolojileridir. Yapay zekâ, uydu görüntüleri, tarım robotları, akıllı sulama ve ürün tahmin sistemleri Türkiye’nin tarımsal üretkenliğini yükseltebilir.

Savunma sanayisinde oluşan mühendislik birikiminin ise elektronik, malzeme bilimi, havacılık ve yazılım gibi sivil sektörlere aktarılması sağlanmalıdır.

Teknolojik devrimin toplumsal amacı

Bir teknolojik kalkınma programının başarısı yalnızca üretilen robotların veya patentlerin sayısıyla ölçülmemelidir. Asıl soru teknolojinin insan yaşamında ne değiştirdiğidir.

Eğer otomasyon sayesinde aynı toplumsal üretim sekiz saat yerine altı saatlik insan emeğiyle gerçekleştirilebiliyorsa, teknolojik ilerlemenin sonuçlarından biri uzun vadede çalışma zamanının azaltılması olabilir. Marx’ın Grundrisse’de makineleşme

ve üretici güçlerin gelişmesini gerekli toplumsal emek zamanının azaltılması ve insanların kullanabileceği serbest zamanın genişlemesi bağlamında tartışması bu açıdan önemlidir.[27]

Yapay zekâ eğitimde kullanılarak öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme desteği sağlayabilir. UNESCO, üretken yapay zekânın eğitim alanındaki kullanım olanaklarını ve beraberindeki pedagojik ve yönetişim sorunlarını ayrıntılı biçimde ele almaktadır.[28]

Sağlık sisteminde erken teşhis ve kaynak planlamasını geliştirebilir.[29] Tarımda su ve gübre tüketimini azaltmaya, üretim tahmini ve hassas tarım uygulamalarını geliştirmeye yardımcı olabilir. Kamuda bürokratik işlemlerin otomasyonu vatandaşların zaman kaybını azaltabilir.

Dolayısıyla teknolojik kalkınmanın amacı yalnızca “daha fazla üretmek” olmamalıdır.

Amaç daha az zorunlu emekle daha yüksek toplumsal refah üretmek olmalıdır.

Teknoloji ve sınıfsız toplum sorunu

Burada başlangıçtaki teorik soruya dönmek gerekir. Yapay zekâ sınıfları ortadan kaldırabilir mi?

Tek başına hayır.

Çünkü sınıfların varlığı yalnızca teknolojik yetersizlikten kaynaklanmamaktadır. Üretim araçlarının mülkiyeti, sermaye birikimi ve toplumsal artının bölüşümü sınıfsal yapının temel unsurlarıdır.[30]

Fakat ileri otomasyon önemli bir tarihsel değişiklik yaratabilir.

İnsan toplumunun ihtiyaç duyduğu malların giderek daha küçük miktarda zorunlu emekle üretilebilmesi, insanların yaşamlarını sürdürmek için emek güçlerini satmak zorunda oldukları mevcut toplumsal ilişkinin maddi koşullarını dönüştürebilir. Marx’ın makineleşme, üretici güçlerdeki gelişme, gerekli emek zamanı ve “disposable time” üzerine Grundrisse’de yürüttüğü tartışma bu düşüncenin teorik dayanaklarından birini oluşturmaktadır.

Bu nedenle yapay zekâ sınıfsız toplum değildir.

Fakat uygun toplumsal ilişkiler içerisinde sınıfsız topluma doğru dönüşümün üretici güçlerinden biri olabilir.

Buradaki temel siyasal-ekonomik soru şudur: Robotların sahibi kim olacaktır?

Cevabı kısa ve nettir: Geleceğin teknolojik gücü, sermayenin dar çıkarlarının değil; emekçi halkların, ezilen toplumların ve milletlerin oluşturduğu kolektif yapıların ve millî devletlerin denetimi altında olmalıdır.

Robotlaşma ve yapay zekâ, insan emeğini değersizleştiren ve serveti belirli ellerde toplayan araçlar olmak yerine, kolektif planlama yoluyla insanlığın ortak yararına hizmet etmelidir. İnsanları ağır, tehlikeli ve monoton işlerden kurtarmalı, çalışma sürelerini azaltmalı ve teknolojik ilerlemenin yarattığı refahın toplumla paylaşılmasını sağlamalıdır.

Bilimde araştırmaları hızlandırmalı; sağlıkta hastalıkların erken teşhisinden ilaç geliştirmeye ve cerrahiye kadar insan yaşamını iyileştirmeli; eğitim, tarım, sanayi ve çevre alanlarında ise üretkenliği ve yaşam kalitesini yükseltmelidir.

Dolayısıyla mesele robotlardan korkmak değil, onların kimin hâkimiyetinde ve hangi amaç uğruna kullanılacağıdır. Teknoloji, sermayenin sınırsız büyümesi yerine insanın, bilimin ve toplumun gelişimine hizmet ettiği ölçüde gerçek bir ilerleme aracıdır. Emekçi halkların kolektif iradesi altında robotik ve yapay zekâ; çağdaşlaşmanın, ortak refahın ve uzun vadede sınıfsız bir toplum idealinin maddi araçlarından biri hâline gelebilir.

Sonuç: Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında teknolojik bağımsızlık

Cumhuriyet Devrimi’nin tarihsel görevlerinden biri siyasal bağımsızlığın ekonomik ve toplumsal temellerini oluşturmaktı.[31]

21.yüzyılda aynı mesele yeni bir teknolojik düzeyde ortaya çıkmaktadır.

Bugünün ekonomik bağımsızlığı yalnızca fabrikalara sahip olmakla ölçülemez. Bilimsel bilgi, yapay zekâ, çip, robotik, enerji teknolojileri ve nitelikli insan gücü üzerinde üretim kapasitesi geliştirmek gerekmektedir.

Türkiye’nin mevcut sanayi ve mühendislik birikimi bu dönüşüm için önemli bir başlangıç noktasıdır. Ancak mevcut kapasitenin ileri taşınabilmesi uzun vadeli bilim ve sanayi planlamasını gerektirmektedir.

Çin deneyiminin gösterdiği önemli noktalardan biri de budur: bilimsel araştırma, sanayi, altyapı ve teknolojik bağımsızlık birbirinden kopuk politikalar olarak değil, aynı kalkınma stratejisinin parçaları olarak ele alınabilir.[32]

Türkiye açısından yeni bir teknolojik kalkınma yaklaşımı şu formülle özetlenebilir:

Bilim + eğitim + planlama + üretim + teknolojik bağımsızlık + toplumsal yarar.

Ancak teknolojik devrimin nihai ölçütü teknolojinin kendisi değildir. Bir toplum dünyanın en gelişmiş yapay zekâ sistemlerine sahip olduğu hâlde büyük sınıfsal eşitsizlikler yaşayabilir.[33]

Bu nedenle yapay zekâ çağının temel sorusu “Makineler insanın yerini alacak mı?” değildir.

Asıl soru:

“Makinelerin yarattığı üretici güç kimin denetiminde olacak ve ortaya çıkan zenginlik nasıl paylaşılacaktır?”

Sorusudur.

Teknolojinin insanı özgürleştirip özgürleştirmeyeceğini nihayetinde bu soruya verilen toplumsal yanıt belirleyecektir.

Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki sanayileşme mücadelesiyle bugünün teknolojik dönüşümü arasında kurulabilecek tarihsel bağ da burada yatmaktadır:

Siyasal bağımsızlığın maddi temeli üretme yeteneğidir. 21. yüzyılda üretme yeteneğinin en ileri biçimi ise bilimi ve teknolojiyi yalnızca kullanmak değil, onları üretme yeteneğidir.

Kaynakça

Aktan, Oktar H. — “Atatürk’ün Ekonomi Politikası: Ulusal Bağımsızlık ve Ekonomik Bağımsızlık”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cumhuriyet’in 75. Yılı Özel Sayısı, (1998) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/725/Birinci_Be%C5%9F_Y%C4%B1ll%C4%B1k_Sanayi_Plan%C4%B1 (Son Erisim: 10.08.2026)

As, Efdal — “Atatürk Döneminde T.C. Devlet Demiryollarının Gelişimi”, Atatürk Ansiklopedisi; Avcı, Müşerref — “Atatürk Dönemi Demiryolu Politikası”, Atatürk Yolu Dergisi, (2014), https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-doneminde-t-c-devlet-demiryollarinin-gelisimi/ (Son Erişim: 10.08.2026)

Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ve ilgili kurumlar — “AI + Manufacturing” / “Yapay Zekâ + İmalat” Özel Eylem Programı, (2026), https://www.nda.gov.cn/sjj/zwgk/zcfb/0112/20260107214358696030895_pc.html (Çince’den Almanca’ya Safari Translator aracılığıyla çevrilmiştir, Son Erişim: 11.08.2026)

Erdal, İbrahim — “Sümerbank”, Atatürk Ansiklopedisi (2021), https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/308/S%C3%BCmerbank (Son Erişim: 08.08.2026)

Government of China — Opinions on Deepening the Implementation of the AI, (2025) https://www.gov.cn/zhengce/content/202508/content_7037861.htm (Çince’den Almanca’ya Safari Translator aracılığıyla çevrildi, Son Erişim: 10.08.2026)

International Energy Agency (IEA) — Energy and AI, (2025), https://www.iea.org/reports/energy-and-ai (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

International Labour Organization (ILO) / European Commission Joint Research Centre — Algorithmic Management Practices in Regular Workplaces: Case Studies in Logistics and Healthcare, (2024), https://www.ilo.org/publications/algorithmic-management-practices-regular-workplaces-case-studies-logistics (İngilizce, Son Erişim: 10.08.2026)

Marx, Karl — Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı – Önsöz, (1859) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1859/critique-pol-economy/preface.htm (İngilizce, Erişim: 11.08.2026)

Marx, Karl — Grundrisse, Der Kritik der Politischen Ökonomie, (1857–1858) https://archive.org/details/grundrissederkri00marx/page/n7/mode/1up (Almanca, Son Erisim: 11.08.2026)

Marx, Karl — Kapital, Cilt I, “Machinery and Large-Scale Industry”, (1867) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

Mokyr, Joel — The Lever of Riches: Technological Creativity and Economic Progress, Oxford University Press, (1990)

National Bureau of Statistics of China — Statistical Communiqué of the People’s Republic of China on the 2025 National Economic and Social Development, (2026) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm(İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

OECD — The Effects of Generative AI on Productivity, Innovation and Entrepreneurship, (2025) https://www.oecd.org/content/dam/oecd/en/publications/reports/2025/06/the-effects-of-generative-ai-on-productivity-innovation-and-entrepreneurship_da1d085d/b21df222-en.pdf (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

OECD — The Impact of Artificial Intelligence on Productivity, Distribution and Growth, OECD Artificial Intelligence Papers, (2024) https://www.oecd.org/en/publications/the-impact-of-artificial-intelligence-on-productivity-distribution-and-growth_8d900037-en.html (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

Özbay, Rahmi Deniz ve Sema Yılmaz Genç — “Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı”, Atatürk Ansiklopedisi, (2020) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/308/S%C3%BCmerbank (Son Erişim: 08.08.2026)

TBMM Arşivi — Etibank’ın kuruluşuna ilişkin 2905 sayılı Kanun, (1935) https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/kanunlar_kararlar/kanuntbmmc015/kanuntbmmc015/kanuntbmmc01502805.pdf  (Son Erişim: 12.08.2026)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) — Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, (2024) https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/53932 (Son Erişim: 10.08.2026)

UNESCO — Guidance for Generative AI in Education and Research, (2023) https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000386693 (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

World Health Organization (WHO) — Ethics and Governance of Artificial Intelligence for Health, 2021 https://www.who.int/publications/i/item/9789240029200 (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)


[1] Mokyr, Joel — The Lever of Riches: Technological Creativity and Economic Progress, Oxford University Press, (1990)

[2] Aktan, Oktar H. — “Atatürk’ün Ekonomi Politikası: Ulusal Bağımsızlık ve Ekonomik Bağımsızlık”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cumhuriyet’in 75. Yılı Özel Sayısı, (1998) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/725/Birinci_Be%C5%9F_Y%C4%B1ll%C4%B1k_Sanayi_Plan%C4%B1 (Son Erisim: 10.08.2026)

[3] Marx, Karl — Kapital, Cilt I, “Machinery and Large-Scale Industry”, (1867) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

Marx, Karl — Grundrisse, Der Kritik der Politischen Ökonomie, (1857–1858) https://archive.org/details/grundrissederkri00marx/page/n7/mode/1up (Almanca, Son Erisim: 11.08.2026)

[4] Mokyr, Joel — The Lever of Riches: Technological Creativity and Economic Progress, Oxford University Press, (1990)

[5] Marx, Karl — Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı – Önsöz, (1859) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1859/critique-pol-economy/preface.htm (İngilizce, Erişim: 11.08.2026)

[6] Marx, Karl — Kapital, Cilt I, “Machinery and Large-Scale Industry”, (1867) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[7]  OECD — The Impact of Artificial Intelligence on Productivity, Distribution and Growth, OECD Artificial Intelligence Papers, (2024) https://www.oecd.org/en/publications/the-impact-of-artificial-intelligence-on-productivity-distribution-and-growth_8d900037-en.html (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

[8] OECD — The Impact of Artificial Intelligence on Productivity, Distribution and Growth, OECD Artificial Intelligence Papers, (2024) https://www.oecd.org/en/publications/the-impact-of-artificial-intelligence-on-productivity-distribution-and-growth_8d900037-en.html (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

[9] Marx, Karl — Kapital, Cilt I, “Machinery and Large-Scale Industry”, (1867) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[10] Marx, Karl — Grundrisse, Der Kritik der Politischen Ökonomie, (1857–1858) https://archive.org/details/grundrissederkri00marx/page/n7/mode/1up (Almanca, Son Erisim: 11.08.2026)

[11] International Labour Organization (ILO) /Case Studies in Logistics and Healthcare, (2024), https://www.ilo.org/publications/algorithmic-management-practices-regular-workplaces-case-studies-logistics (İngilizce, Son Erişim: 10.08.2026)

[12] International Labour Organization (ILO) /Case Studies in Logistics and Healthcare, (2024), https://www.ilo.org/publications/algorithmic-management-practices-regular-workplaces-case-studies-logistics (İngilizce, Son Erişim: 10.08.2026)

[13] OECD — The Impact of Artificial Intelligence on Productivity, Distribution and Growth, OECD Artificial Intelligence Papers, (2024) https://www.oecd.org/en/publications/the-impact-of-artificial-intelligence-on-productivity-distribution-and-growth_8d900037-en.html (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

[14] Government of China — Opinions on Deepening the Implementation of the AI, (2025) https://www.gov.cn/zhengce/content/202508/content_7037861.htm (Çince’den Almanca’ya Safari Translator aracılığıyla çevrildi, Son Erişim: 10.08.2026)

[15] Aktan, Oktar H. — “Atatürk’ün Ekonomi Politikası: Ulusal Bağımsızlık ve Ekonomik Bağımsızlık”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cumhuriyet’in 75. Yılı Özel Sayısı, (1998) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/725/Birinci_Be%C5%9F_Y%C4%B1ll%C4%B1k_Sanayi_Plan%C4%B1 (Son Erisim: 10.08.2026)

[16] As, Efdal — “Atatürk Döneminde T.C. Devlet Demiryollarının Gelişimi”, Atatürk Ansiklopedisi; Avcı, Müşerref — “Atatürk Dönemi Demiryolu Politikası”, Atatürk Yolu Dergisi, (2014), https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-doneminde-t-c-devlet-demiryollarinin-gelisimi/ (Son Erişim: 10.08.2026)

17, 18, 19, 20  Özbay, Rahmi Deniz ve Sema Yılmaz Genç — “Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı”, Atatürk Ansiklopedisi, (2020) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/308/S%C3%BCmerbank (Son Erişim: 08.08.2026)

 Erdal, İbrahim — “Sümerbank”, Atatürk Ansiklopedisi (2021), https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/308/S%C3%BCmerbank (Son Erişim: 08.08.2026)

TBMM Arşivi — Etibank’ın kuruluşuna ilişkin 2905 sayılı Kanun, (1935) https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/kanunlar_kararlar/kanuntbmmc015/kanuntbmmc015/kanuntbmmc01502805.pdf  (Son Erişim: 12.08.2026)

21, Aktan, Oktar H. — “Atatürk’ün Ekonomi Politikası: Ulusal Bağımsızlık ve Ekonomik Bağımsızlık”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cumhuriyet’in 75. Yılı Özel Sayısı, (1998) https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/725/Birinci_Be%C5%9F_Y%C4%B1ll%C4%B1k_Sanayi_Plan%C4%B1 (Son Erisim: 10.08.2026)

 

 

 

 

 

[22] National Bureau of Statistics of China — Statistical Communiqué of the People’s Republic of China on the 2025 National Economic and Social Development, (2026) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm(İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[23] Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ve ilgili kurumlar — “AI + Manufacturing” / “Yapay Zekâ + İmalat” Özel Eylem Programı, (2026), https://www.nda.gov.cn/sjj/zwgk/zcfb/0112/20260107214358696030895_pc.html (Çince’den Almanca’ya Safari Translator aracılığıyla çevrilmiştir, Son Erişim: 11.08.2026)

[24]National Bureau of Statistics of China — Statistical Communiqué of the People’s Republic of China on the 2025 National Economic and Social Development, (2026) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm(İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) — Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, (2024) https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/53932 (Son Erişim: 10.08.2026)

[25] International Energy Agency (IEA) — Energy and AI, (2025), https://www.iea.org/reports/energy-and-ai (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)

[26] World Health Organization (WHO) — Ethics and Governance of Artificial Intelligence for Health, 2021 https://www.who.int/publications/i/item/9789240029200 (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[27] Marx, Karl — Grundrisse, Der Kritik der Politischen Ökonomie, (1857–1858) https://archive.org/details/grundrissederkri00marx/page/n7/mode/1up (Almanca, Son Erisim: 11.08.2026)

[28] UNESCO — Guidance for Generative AI in Education and Research, (2023) https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000386693 (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[29]World Health Organization (WHO) — Ethics and Governance of Artificial Intelligence for Health, 2021 https://www.who.int/publications/i/item/9789240029200 (İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[30] Marx, Karl — Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı – Önsöz, (1859) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1859/critique-pol-economy/preface.htm (İngilizce, Erişim: 11.08.2026)

[31] As, Efdal — “Atatürk Döneminde T.C. Devlet Demiryollarının Gelişimi”, Atatürk Ansiklopedisi; Avcı, Müşerref — “Atatürk Dönemi Demiryolu Politikası”, Atatürk Yolu Dergisi, (2014), https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-doneminde-t-c-devlet-demiryollarinin-gelisimi/ (Son Erişim: 10.08.2026)

[32] National Bureau of Statistics of China — Statistical Communiqué of the People’s Republic of China on the 2025 National Economic and Social Development, (2026) https://www.marxists.org/archive/marx/works/1867-c1/ch15.htm(İngilizce, Son Erişim: 11.08.2026)

[33] OECD — The Impact of Artificial Intelligence on Productivity, Distribution and Growth, OECD Artificial Intelligence Papers, (2024) https://www.oecd.org/en/publications/the-impact-of-artificial-intelligence-on-productivity-distribution-and-growth_8d900037-en.html (İngilizce, Son Erişim: 09.08.2026)