Ana Sayfa Manşet ATA OGÜN KAPLAN YAZDI: DAVUTOĞLU’NUN ÇARESİZLİĞİ

ATA OGÜN KAPLAN YAZDI: DAVUTOĞLU’NUN ÇARESİZLİĞİ

331

Ata Ogün Kaplan, Öncü Gençlik GYK Üyesi – Edirne İl Temsilcisi

Ahmet Davutoğlu sabah akşam Türkiye cephesini hedef alan açıklamalar yapıyor. Türkiye’nin özellikle 2014 sonrasında girdiği ABD karşıtlığı mevzisi daha da güçlenecek diye ödü kopuyor. Aslında haksız da sayılmaz. Türkiye’nin vatansever kuvvetleri, terörün kökünü kazımak, bağımsızlığımızda gözü olanın gözünü çıkarmak ve ülkemizin haklarını içeride ve dışarıda korumak için hiç olmadığı kadar birbirine bağlı. Yıllardır söylediğimiz “ortak paydada buluşalım” (sistemleşmiş haliyle Milli Hükümet Programı) ilkesi yürürlüğe girdi.

Davutoğlu’nun Türkiye cephesine karşı çaresizliği o kadar büyük ki, her gün bu ittifaka nifak sokmaya çalışmasına rağmen vatansever kuvvetler dimdik duruyor. Davutoğlu özellikle Vatan Partisi’ni ve Genel Başkanı Doğu Perinçek’i hedef alıyor. Oy oranı üzerinden kendince yaptığı küçümsemeyi hayatın içinde yapamıyor. Geçmiş anlaşmazlıkları ve farklı fikirleri ısıtarak vatansever kuvvetlerin arasına kama sokmaya çalışıyor. Fakat Davutoğlu’nun anlamadığı, Türkiye cephesinin kuvvetleri geçmişte veya küçük farklı fikirlerde birleşmeye çalışmıyor. Bugünde ve gelecekte birleşiyor. Ortak payda olan vatanda birleşiyor.

MARJİNAL OLAN KİM

Davutoğlu, Doğu Perinçek’i hedef alırken “marjinal bir partinin lideri” diyor. 50 yılı aşkın süredir Türk siyasi tarihinde bulunan ve sayısız başarılara imza atmış Vatan Partisi’ne ve Genel Başkanına, aklınca meşruiyet kaybı yaşatmaya çalışıyor.

Marjinalin sözlük anlamına bakalım: Toplumda, türdeş bir kümenin içine girmeyen, onun en ucunda yer alan, aykırı (kimse)

Daha anlaşılır haliyle yazarsak, “milletle buluşamayan, toplumun dışında kalan.”

Bugün milletle buluşamayan ve toplumun dışında kalan ne kadar fikir varsa hepsi Davutoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Gelecek Partisi’nin programında yazıyor. Parti değil panayır programı sanki, yok yok. Buna ek olarak Davutoğlu ve parti yöneticileri her fırsatta Türkiye’yi bölmenin önünü açacak fikirleri pazarlamaya çalışıyorlar.

Ana Dilde Eğitim

Parti programı, ana dilde eğitimin savunulmasıyla başlıyor. Ana dilde eğitim hangi taraftan tutarsanız tutun elinizde kalır. İnsanların sosyal yaşamında hangi dilde konuştuğuna kimse karışmıyor. Fakat bunu eğitime yansıtmak fiili bölünmenin önünü açıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olan Türkçe’nin dışında bir dilin kamu kurumlarında işlemesi Türkiye’yi bölmenin ilk adımı. 

PKK Ve FETÖ’yle Mücadeleden Rahatsızlık

Davutoğlu, partisinin kuruluş toplantısında Türkiye’nin terörle mücadelesinden yaşadığı rahatsızlığını şu cümlelerle dile getirmişti: “Terör ve terörle mücadele söylemi Türkiye’nin enerjisini tüketen bir tuzak olmaktan çıkarılmalıdır. (…) Güvenlik adına özgürlüklerin kısıtlanmasının dikta rejimine yol açtığı görülmüştür.”

Davutoğlu’na göre Türkiye’nin terörle mücadelesi enerjimizi tüketiyor. Kendisi yeniden çözüm süreci başlatmak istiyor. Türkiye’nin enerjisi, şehirlerinin altı bombalarla döşendiğinde, görevdeki öğretmenleri şehit edildiğinde, gencecik çocukları dağa kaçırıldığında korunmuyor.

Davutoğlu,  “özgürlüklerin kısıtlanması”ndan dem vuruyor. Terörle mücadele sürecinde kimin özgürlüğü kısıtlanıyor: PKK ve FETÖ’nün. Davutoğlu’nun rahatsızlığı bundan.

Türk Milletine Karşıtlık

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Vahdettin İnce, “Türk milleti” kavramının bir dayatma olduğunu söylüyor. Kimsenin zorla tek ulus altında toplanamayacağını ekliyor. Açılım sürecine göz kırpıyor.

Oysa bu konudaki ilke bellidir ve Atatürk tarafından söylenmiştir: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”

Federasyon İsteği

Vahdettin İnce, PKK’nın yayın organı Rudaw’a verdiği röportajda “Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile Türkiye’nin sınırlarının kaldırılması gerekir. Biz aramızdaki sınırları kaldıramayız ama bu sınırları anlamsızlaştırabiliriz. Bizim bu sınırlara ihtiyacımız yok” diyor.

İnce, Türkiye’nin, PKK’nın yönetiminde olan bölgeyle federasyon kurabileceğini söylüyor. Sözde çözüm sürecini çok daha ileriye götürerek Türkiye’yi bölmeyi yasallaştırmak istiyor.

HDP/PKK’nın Yanında

Davutoğlu ve partisi, Türk milletine karşıtlık, federasyon isteği, terörle mücadeleden rahatsızlık konularında olduğu gibi terörist Demirtaş’ın mahkumiyetinde ve PKK belediyelerine kayyum atanmasında da soluğu HDP/PKK’nın yanında alıyor.

Davutoğlu, terörist Demirtaş’ın hapisten çıkarılmasını savunuyor. Bir teröristin tutuklu yargılanması hukuksuzluk oluyor Davutoğlu’na göre.

Terörle mücadele kapsamında, PKK’ya maddi manevi her türlü desteği yapan belediyelere kayyum atanması da hukuksuzluk kapsamına giriyor Davutoğlu’na göre. Davutoğlu’nun hukuku, belediyeye ait iş makineleriyle hendekler kazılması, belediye araçlarıyla bombalar taşınması ve belediye binalarından dağa çocuklarımızın kaçırılması oluyor.

SONUÇ

Bütün yazdıklarımızı göz önüne alarak tekrar soruyoruz: “Marjinal” kim? Milletle buluşamayan, toplumun dışında kalan kim?

Teröre ve teröriste sahip çıkmak, ülkenin temel taşı olan millet kavramına karşı olmak, Anayasamızda net çizgilerle ifade edilen Türkçe’ye sözde alternatif yaratmak, PKK’yla federasyon hayalleri kurmak…

Bunların hiçbirinde milletle buluşamazsınız. Ancak Washington’la, Pensilvanya’yla, Kandil’le ve Silivri Cezaevi’yle buluşabilirsiniz.

Türk milletiyle buluşmak için içeride ve dışarıda terörle mücadeleyi tüm vücudunuzla destekleyeceksiniz, Mehmetçiğe silah arkadaşı olacaksınız. Doğu Akdeniz’de düşmana karşı hak mücadelesinde Yavuz gemisinin, Oruç Reis gemisinin mürettebatı olacaksınız. Üretim Devriminde sanayicinin iradesi, işçinin alın teri, köylünün azmi olacaksınız. Yüreğiniz NATO’da değil, Ankara’da çarpacak. Türk milleti bu noktalarda kenetleniyor.

Davutoğlu’nun çaresizliği hiç bitmeyecek. Çünkü Türk milletinin kenetlendiği noktalara taban tabana zıt bir konumda bulunuyor. Son olarak; Türkiye’nin vatansever kuvvetleri ABD’nin iktidar formülüne karşı, milletin kenetlenme noktalarında “Tam Yol İleri” ilkesiyle hareket ediyor. Durum budur.

oncugenclik.org.tr