Ana Sayfa Yazılar ANIL IŞIK YAZDI: MÜCADELEDE ISRAR: JAKOBENLER

ANIL IŞIK YAZDI: MÜCADELEDE ISRAR: JAKOBENLER

3608

Anıl Işık, Öncü Gençlik Ankara Dünya Devrimleri Çalışma Grubu Üyesi

Jakobenler Kulübü Nedir?

1789 Devrimi ile birlikte Fransa’da Milli Meclis kurulup anayasa çalışmaları başladıktan sonra çeşitli siyasi eğilimlerdeki vekiller Paris’in farklı yerlerinde kulüpler kurup farklı gruplar oluşturmaya başlamıştır, bu kulüplere günümüzün siyasi partilerinin ilkel halleri de diyebiliriz. Jakobenler kulübü de o kulüplerden biridir.  Meclis’teki daha halkçı vekillerin oluşturduğu Jakobenler Kulübü ve liderleri Maximilien Robespierre, devrimin ilk günlerinden itibaren kulübün yok oluşuna kadar geçen yaklaşık 4 yıl boyunca mecliste her zaman halkın çıkarlarını savunmuşlar ve feodalizmin kalıntılarını tamamen yok etmek için mücadele etmişlerdir.

1789 Devrimi ile Fransa’da meclisin kuruluşundan itibaren Jakobenler mecliste muhalif olarak soylulara, krallık yanlılarına ve kralla iş birliği içerisindeki büyük burjuvaziye karşı mücadele etmişlerdir. Nihayet 2 Haziran 1793’te halk ayaklanmasıyla birlikte mecliste iktidarı ele geçirdiklerinde ise Fransa halkını birleştirerek Fransa’yı yabancı devletlerin işgalinden kurtarmış, ülke içindeki feodal kalıntıları temizlemiş, olağanüstü tedbirler alarak ülke içerisinde kralla ve düşman devletlerle iş birliği içerisinde olan hainleri ezmiş ve halkın refahını yükseltmek için birçok kanun çıkarmışlardır. Yaklaşık bir yıl iktidarda kaldıktan sonra ise kral yanlıları ve aristokrasiyle iş birliği içindeki büyük burjuva tarafından gerçekleştirilen bir darbe ile iktidardan devrilmiş ve devrimin demir yumruğu Maximilien Robespierre giyotinle idam edilmiştir.

Günümüzde ise Fransız Devrimi ve Jakoben iktidarı hala önemli bir tartışma konusudur. Bazı tarihçiler ise özellikle iktidarları döneminde yaptıkları işler sebebiyle Jakoben iktidarı döneminin terör dönemi olduğu, bu dönemde pek çok masum insanın idam edildiği, Jakobenlerin halkçı değil halk düşmanı olduğu gibi iddialarda bulunmaktadır. Yazımızda Fransız Devrimi’nde Jakobenlerin rolünü, Jakobenlerin devrime katkılarını ve eksiklerini inceleyeceğiz.

Jakobenlerin İktidarına Giden Süreç ve İktidar Dönemi

“Özellikle özgürlüğün düşmanları için sızlanan duyarlılık beni kuşkulandırır.”

Maximilien Robespierre

1789 Devrimi ile Fransa’da meclisin kuruluşundan 2 Haziran 1794’e kadar geçen sürede mecliste zaman zaman parlamenter monarşiyi savunan kralcı Feulliantlar, zaman zaman büyük burjuva temsilcilerinin oluşturduğu ve bir süre sonra kralla iş birliği içerisine giren Jirondenler çoğunluğu ellerinde bulundurmuştur, bu dönemde Jakobenler ise bu iki gruba karşı muhalif azınlık olarak halkçı fikirlerin, kral karşıtlığının ve cumhuriyetin ateşli savunucuları olarak mecliste varlıklarını sürdürmüşlerdir. Mecliste aldıkları halkçı tavırlar sebebi ile mecliste azınlık olsalar da halkın desteğini kazanmışlardır.

İlerleyen süreçte ise mecliste çoğunluğu oluşturan grupların başta halkın ekonomik çıkarları aleyhine çıkardıkları kanunlar olmak üzere genel oy hakkını reddedip zenginliğe bağlı seçim kanunları çıkarmaları, ülkeyi Avusturya ile savaşa sürüklemeleri ve krala ile soylulara karşı sert tavır almayıp aksine onlarla iş birliğine gitmeleri halkın öfkesine neden olmuş, halk çoğu kez halk ayaklanmaları ile meclise yürümüştür. Jakobenler bu fırsatlardan yararlanmasını bilerek bu dönemde birçok kez halkın haklı isteklerine dayanarak meclisin devrimci kanunlar çıkarmasını sağlamışlardır. Kralın idamı, feodal hakların kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı bunlardan bazılarıdır.

1793 yılına gelindiğinde ise Jakobenlerin şiddetli muhalefetine rağmen mecliste iktidar konumunda bulunan büyük burjuvazinin temsilcisi ve soylu sınıfıyla iş birliği içerisindeki Jirondenler isimli grup ülkeyi Avusturya ve diğer Avrupa monarşilerine karşı savaşa sürüklemişti. Ordu içerisindeki soylu subayların tasfiye edilmemesi ve bunların savaştaki ihaneti ile Fransa yenilgi üzerine yenilgi alıyordu, düşman orduları Paris önlerine gelmişti.

Bununla birlikte bu dönemde halkın ekonomik durumunda da bir iyileşme olmamıştı, halk açlık ve sefaletle perişan haldeydi.

Bütün bunlar 2 Haziran 1793’te Jirondenlere karşı yeni ve büyük bir halk isyanına sebep oldu.

2 Haziran ayaklanması ile Jakobenler iktidara geldiklerinde Fransa’da durum çok tehlikeli bir hal almıştır. Bir yandan başta İngiltere olmak üzere Fransız Devrimini boğmak isteyen Avrupa ülkeleri Fransa’yı kuşatmış, ülke tekrar işgal tehlikesi ile yüz yüze gelirken bir yandan da içeride krallık yanlısı, devrim düşmanı gerici ayaklanmalar başlamıştı.

 2 Haziran ayaklanması ile iktidardan indirilen, Fransız büyük burjuvasını temsil eden Jirondenler hareketi, işgalci İngilizlerle açıkça işbirliği yapmakta ve ülkenin dört bir yanında karşı devrimci ayaklanmalar çıkartmaktadır. Fransız Devrimi ve meclis tehlikededir.

Bu olağanüstü durum karşısında iktidardaki Jakobenler olağanüstü tedbirler alırlar.

İlk iş olarak ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak için halkı seferber edip işgalcilere karşı amansız bir savaşa girişirler. Devrimin ateşlediği milliyetçilik ve vatanseverlik fikirleriyle Jakoben iktidarının liderliğinde birleşen Fransız halkı, işgalcilere karşı savaşta olağanüstü fedakârlık ve gayret göstererek devrimin dış düşmanlarını yenilgiye uğratır.

Sıra ülke içindeki devrim düşmanlarıyla mücadelededir.

Zaferden sonra karşı devrimcilerle mücadele amacıyla olağanüstü mahkemeler kurulur ve bu mahkemelerde kralcılar, devrim düşmanı soylular, savaş sırasında düşmanla iş birliği yapan Jirondenler ve devrim için tehlike oluşturan isyancılar idam edilir.

Bu idamlarda yaklaşık 17.000 kişi idam edilmiştir, ancak halka terör uygulandığı, masum insanların idam edildiği ve bu dönemin Robespierre’nin keyfi iktidarı dönemi olduğu iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim bu dönemde Fransız halkı, devrimci Jakoben iktidarının çevresinde kenetlenmiş ve devrimi korumak için iç ve dış düşmanlara karşı büyük bir savaş vermiştir

Jakobenler ve Halkçılık

Meclisin kuruluşundan itibaren Jakobenler, Fransız Devriminin bütün aşamalarında meclisin en solunda ve daima halkın çıkarlarını savunan grup olmuşlardır.

Başından beri kralın baskısına, feodal beylerin zulmüne ve büyük burjuvanın sömürüsüne karşı halkın isteklerini meclise taşımış, halk hareketlerini arkalarına alarak meclisten azami fiyat kanunu, taban maaş kanunu ve buğday taban fiyatlarının belirlenmesi kanunu gibi halkın isteklerini karşılayan kanunların geçmesine öncülük etmişlerdir. Zenginliğe bağlı seçme ve seçilme sistemine karşı çıkıp genel oy hakkını savunurken, Jakobenlerin lideri Robespierre meclis kürsüsünden “Halkı haklarından yoksun bırakmak gücünü size kim verdi?” diye haykırıyordu. Nitekim ilerleyen süreçte halkın Jakobenleri desteklemesinin de başlıca sebeplerinden biri, Jakobenlerin bu halkçı politikalarıdır.

Bu durum aynı zamanda Jakoben iktidarının tepeden inmeci değil, doğrudan halkın desteğine dayanan bir iktidar olduğunu göstermektedir

Bununla birlikte Jakobenlerin tam olarak bir programa sahip olduklarını söyleyemeyiz.

Onların halkçı olduğu sonucuna daha çok feodalizmin kalıntılarıyla mücadele etmeleri, halkın yararına kanunlar çıkarmaları gibi halkçı fiillerinden varıyoruz. Bütünlükçü bir programlarının olmaması eksikliği, iktidarları döneminde aynı zamanda Jakobenlerin halkın refah seviyesini yükseltecek köklü değişiklikler yapamamasına ve dolayısıyla halkın öncü kesimleriyle bağlarının zayıflamasına neden olmuştur. Nitekim bir süre sonra Jakobenlerin halk desteğini yitirmesi iktidarlardan devrilmelerinin başlıca nedenlerinden birisidir.

“Öyle bir düzen istiyoruz ki bütün bayağı acımasız tutkular, zincirlensin; bütün cömert ve iyiliksever tutkular yasalarla desteklensin. Tutku, vatana hizmet etme ve onura yaraşır olma arzusu olsun. Vatan her bireyin refahını sağlasın ve her birey gururla vatanın ününden ve refahından faydalansın. Herkes cumhuriyetçi duyguların sürekli beraberliği içinde ve büyük bir halkın takdirine yaraşır olarak büyüsün. Her türlü sanat, kendilerini soylulaştıran özgürlük nişanları, sadece birkaç evin korkunç lüksünün değil, kamu zenginliğinin kaynağı olsun.”

Maximilien Robespierre

oncugenclik.org.tr