Ana Sayfa Yazılar UĞUR AYKAÇ YAZDI: KAYGI DEĞİL MÜCADELE ZAMANI

UĞUR AYKAÇ YAZDI: KAYGI DEĞİL MÜCADELE ZAMANI

594

Uğur Aykaç, Vatan Partisi Öncü Gençlik Aydın İl Başkanı

 

Şehit Analarının Yüzüne Bakabilen Parti

 

Geçtiğimiz günlerde, yani 5 Kasım 2016 tarihinde iki partiden iki farklı açıklama geldi. Açıklamalar Amerika’nın kara gücüm dediği PKK ve onun siyasi uzantısı HDP’ye yapılan operasyonları konu alıyor. Açıklamanın biri yıllardır PKK’ya ve onun siyasi kuyrukçularına karşı mücadele eden Vatan Partisi, diğeri ise Cumhuriyet Devrimine önderlik etmiş Cumhuriyet Halk Partisinden. CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekillerinin tutuklanması hakkında sürecin daha nazik yürütülebileceğini belirterek “Sayın milletvekilim, müsait olduğunuz bir zamanda gelip ifadenizi alabilir miyiz” denilebileceğini söyledi. Bunun gerçekçiliğini bir yana bırakarak açıklamayı yapanın vicdanına sesleniyoruz: PKK polisimizi, sivil vatandaşlarımızı, Mehmetçiğimizi öldürürken ‘’Asker abi müsaitseniz sizi vurabilir miyiz?’’ mi diyor? Yoksa haince pusu kurup Mehmetçiğimize kurşun sıkıp, şehir merkezlerinde bomba yüklü araçlarıyla sivillerimizin canlarına mı kıyıyor? Metin Lütfi Baydar bir dahaki seçimde şehit analarının karşısına geçip, ‘’ben HDP Milletvekillerine daha nazik olunsun dedim’’ diye oy isteyebilir mi diye sorarak başlayalım?

Şehit Analarının elini öpüp bir oğlunu kaybettiğini ama yüzbinlerce evlat kazandığını söyleyebilen tek parti Vatan Partisidir. Çünkü şehit analarının yüzüne bakabilmek için Vatan Partisi üzerine düşen pek çok görevi yapmaktadır. HDP’ye de, FETÖ’ye de, onların üst akılları Amerika’ya karşı amansız mücadeleyi bir tek Vatan Partisi vermektedir.

 

Mevzi almanın parametresi: Vatan Savaşı

 

HDP’nin 26-27 Aralık 2015’de topladığı sözüm ona Demokratik Toplum Kongresinde, Kürdistan’da özerklik ilan ettiğini açıkladı. Bunun ardından hemen harekete geçen Vatan Partisi 29 Aralık 2015’de bir açıklama gerçekleştirdi. Bu açıklamada Genel Başkanımız Doğu Perinçek, Demirtaş’ın bu sözleri sonrası HDP’nin kapatılması gerektiğini savundu. Ardından 18 Ocak 2016 tarihinde Vatan partisi Başkan Yardımcısı ve Yargıtay Onursal Üyesi olan ve emekli hakim Turgut Okyay, Yargıtay Başsavcısı Mehmet Akarca’ya HDP’nin kapatılması için resen dava açılması istemiyle Vatan Partisi’nin gerekçeleri içeren dilekçesini sunacağını açıkladı. 5 Kasım 2016 tarihinde de Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serdar Üsküplü HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekillerinin tutuklanması hakkında ‘’Terör örgütünün propagandasını yapmak, Mehmetçiğimizi, polisimizi, korucumuzu şehit eden, Türkiye’yi bölmek için bombalar patlatan bir örgüte destek açıklamaları yapmak, sırtını bu örgüte yaslamak suçtur. Kimsenin Türkiye’yi bölme özgürlüğü yoktur.’’ dedi. Ve HDP’nin derhal kapatılması gerektiğini savundu. Çünkü mevzisini vatan savaşının ihtiyaçlarına göre seçti Vatan Partisi. Temel parametresi kim emperyalist güçlerin ve onların aparatlarının yanında yer alıyor kim karşısında yer alıyor. O aparatların siyasi olarak temsil edilmesini de gayrı meşru ve yasa dışı görüp kapatılması yönünde kampanya düzenlemek de partimizin en doğal hakkı ve görevidir.

 

                İki partinin duyduğu farklı kaygılar

 

Tüm olguların ve son olarak Aydın’da yapılan bu iki açıklama Aydın yerel basınında açtığı tartışmalara bakalım: Vatan Partisi’nden tarihsel görevini yani Vatan Savaşını başarıya ulaştırma görevini bırakıp  CHP yönetimi gibi HDP vekillerine yapılan müdahalelerden kaygı mı duysaydı,  CHP yöneticilerinin HDP için çektiği karın ağrılarını AB büyükelçileri ve ABD yöneticileri de paylaşıyor. Bu da en önemli gerçeği açıkça gözler önüne seriliyor. Vatan Partisi Türkiye’yi Atlantik cephesinden koparıp Asya cephesine getirdi. ABD, CHP yönetimine yaptıkları ‘kulis görüşmelerinde’ nasıl bir talimat vermişse PKK’yı ve FETÖ’ye dokunuldukça ayağa kalkıyorlar. Şunu anlamaları gerek: ABD ve taşeronları Türkiye’de ve bölgede kaybediyor. ABD, kendi ifadesiyle belirtecek olursak Ankara’daki adamlarını da kaybetti. Amerika’nın tüm kadroları Türkiye’den tasfiye edildi. Amerika FETÖ’ye yapılan operasyonlardan kaygılanır, Amerika HDP’ye yapılan operasyonlardan kaygılanır, Amerika Cumhuriyet Gazetesine yapılan operasyonlardan kaygılanır çünkü bu kurumlar ABD’nin istediğini hamleyi yapar istediği manşeti atar. Peki 1. Kurtuluş Savaşımıza ve cumhuriyet devrimine öncülük yapan parti niye kaygılanmaktadır? Çünkü artık o noktada değildir, CHP, İkinci Kurtuluş Savaşımızda ilkinde durduğu yerin tam karşısına düşmüştür.

 

KAYNAKÇA:

http://www.internethaber.com/ 29.12.2015

http://www.milliyet.com.tr/ 18.01.2016

http://www.aydindenge.com.tr/siyaset/ 5.11.2016

Ses Gazetesi 6.11.2016 tarihli sayısı

Mücadele Gazetesi 7.11.2016 tarihli sayısı

Hedef Gazetesi 7.11.2016 tarihli sayısı

 

oncugenclik.org.tr, 11.11.2016