Ana Sayfa Yazılar YİĞİT ÇINAR YAZDI: UĞUR MUMCU – DEVRİMCİ VE DEMOKRAT

YİĞİT ÇINAR YAZDI: UĞUR MUMCU – DEVRİMCİ VE DEMOKRAT

1149

Yiğit Çınar, Öncü Gençlik İstanbul İl Yöneticisi

Türkiye’nin yetiştirdiği önemli aydınlarından biri olan Uğur Mumcu, yazdıkları ve söyledikleri ile topluma yön vermiş ve arkasında bıraktıkları ile hala yön vermeye devam eden bir isim. Hayatını Atatürk devrimlerine, kapitalizm ve emperyalizm ile mücadeleye adamış olan Mumcu, 1985’te derlenip yayımlanmış olan Devrimci ve Demokrat adlı eseriyle Türkiye’de 1980’lerin başında esmeye başlayan neoliberal havayı solumamızı sağlıyor. Bunun yanında devrimciliğin bir toplumun, devletin yaşaması için de neden önemli olduğunu da çok iyi şekilde açıklıyor.

29 Haziran 1983 tarihli yazısında ‘’Ulusal bağımsızlıkçı devrimci siyaset, Kurtuluş Savaşı gibi bir büyük hazineye sahiptir. Mustafa Kemal’in, o günlerin güç koşulları içinde, büyük bir önsezi, bilinç ve hünerle sahip çıktığı ‘’tam bağımsızlık’’ ilkesi, bugünün de en tutarlı ve sağlıklı siyaseti olmalıdır’’. ‘’ Ne Amerikan emperyalizminin işbirlikçiliği, ne Sovyet günümü ne de Tanzimat batıcılığı… Ulusallık içinde devrimcilik, özgürlük ve bağımsızlık…’’Devrimci Siyaset’’ işte budur’’ diyerek Atatürk’ün önderliğinde verilmiş olan Kurtuluş Savaşı’nın sahip olduğu en önemli özelliği, antiemperyalist tutum ve devrimcilik vurgulamaktadır. Çünkü Atatürk devrimleri bu toprakların nirengi noktalarıdır. Onlarsız bir Türkiye düşünülemez, var olamaz.

24 Ocak Kararları olarak bildiğimiz, Batı merkezli olarak Türkiye’ye dayatılmış olan neoliberalizmi, bu dayatmanın ülkedeki önderi, dönemin cumhurbaşkanı Özal’ı ve bu sistemin ne olduğunu kendine has üslubuyla bizlere aktarıyor: ‘’Daha önce, çok kez değindiğimiz gibi, 24 Ocak Kararları tam anlamı, noktası ve virgülü ile bir IMF programı görünümündedir. Nasıl meşrutiyet döneminde, yabancı sermaye ve uluslararası finans kuruluşları Cavit Bey’i desteklemişlerde, bugün de IMF ve uluslararası finans kuruluşları, Özal’ı desteklemektedirler. Amerikan finans-kapitalin sözcüsü Wall Street Journal açıkça ağırlığını Özal’dan yana koymuştur’’. (23 Eylül 1983)

Amerika tarafından dayatılan bir ideoloji vardı elbette. Bunun Türkiye’deki öncüleri de malum. Ancak ülkedeki bazı kesimler ise ‘’bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’’ sözlerine çok fazla güvenmiş olacak ki Mumcu’nun dikkatini dahi çekmiş oluyorlar: ‘’Bütün bunlara karşın, bazı iyi niyetli çevreler ‘’aman’’ diyorlar. ‘’Aman Özal’ı pek eleştirmeyelim’’. Niçin? Diye sorunca ‘’Özal’ın alternatifi yok, Özal giderse olağanüstü dönem geri gelir’’ diyorlar.’’ (1984)

Atatürk’ün 15 yıl boyunca uygulamış olduğu devrimci ve devletçi politika zaman içerisinde güç kaybetmiş ve 1980 itibari ile nihayete ermeye yüz tutmuştu. Ülkeyi neoliberalizm bataklığına çeken Batı, Sovyetler Birliği’nin güç kaybının, dünyada yarattığı boşluğu bu şekilde doldurmaya çalışıyordu. Liberalizm ve kapitalizmin en çok hissedildiği dönemi yaşamış olan Mumcu, bu eserinde başta TÜSİAD olmak üzere birçok kurum, kuruluş ve kişileri eleştiriyordu. TÜSİAD için: ‘’ Bu TÜSİAD Dernekler Yasası’na göre kurulmuş bir dernek değil mi? Öyle. Peki, niçin siyasetle ilgileniyor? Niçin hükumet devirmek içi reklam şirketlerindeki eski Marksistlere bol para vererek gazetelere boy boy reklam bastırır? Tam seçim sırasında ‘’Battık, batıyoruz’’ diye raporlar hazırlıyorlar?’’ eleştirisini yapar.

Çok doğru noktalardan yapılan liberalizm eleştirisinin yanında devrimci programı öneren bu eser mutlaka kitaplığımızda bulunmalı. İdeolojik mücadele çerçevesinde bizlere ışık olacak olan bu kitap kapitalizmin gerçek yüzünü ortaya çıkardığı gibi Türk milletine bir çözüm de sunmaktadır: Devrimcilik. Büyük aydınımız Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyor ve bu kitabı tüm arkadaşlarımıza öneriyorum.

#OkuyanYazsın

oncugenclik.org.tr