Ana Sayfa Manşet ATATÜRKÇÜLÜĞÜN İNCE HALİ

ATATÜRKÇÜLÜĞÜN İNCE HALİ

892

Gündemde yoğun bir şekilde 14 Mayıs seçimleri var.  Seçimlere giderken en önemli gelişme, ABD’nin altılı masadan kalkan Meral Akşener’i ensesinden tutarak geri oturtması oldu. Kamuoyunda cilalanıp parlatılan Muharrem İnce’nin de altılı masada yaşanan krizden yararlanmaya çalıştığı görülüyor. Ancak Muharrem İnce’nin çabası boşa gidecektir.

Çünkü ABD’nin Amerikancı muhalefeti birleştirerek hükümet kurma stratejisi tekrar rayına oturdu. Hatta altılı masa kendi kitlesini tutmak için “oyları bölüyorsun” diyerek karşı bir propaganda yürütüyor diyebiliriz. Tabi Muharrem İnce gençliğin kolay kazanılabileceğini düşündüğü için sürekli olarak gençliğin üzerine oynuyor. AB uyum süreçlerinden kalma kokuşmuş vaatler ve sloganlar ile gençliği kandırabileceğini sanıyor. Gençliğin “hayallerinin” yurtdışına gitmek olduğunu sanıyor.

Son olarak Twitter’dan yaptığı açıklamalar ile bir kere daha gençliğin üzerine oynadığını gösterdi. Fakat, durum sandığı gibi değil çünkü Türk gençliği Türkiye’yi AB ve ABD’ye biat ettirmek isteyenlerin yalanlarına fazlasıyla doydu.

Adı altılı masa olsun beşli masa olsun ortada değişmeyen bir şey var bu ittifak ABD beslemeli terör örgütlerini Mehmetçiğin süngüsünden kurtarmak ve Türkiye’yi tekrar Amerikancı bir rotaya sokmak için kuruluyor. Terör partisi HDP’yi de sürece dahil ettiler.
FETÖ ise bütün gücüyle altılı masayı destekliyor. Zaten altılı masanın en önemli vaadi devlet görevlerinden atılan FETÖ’cüleri tekrardan eski görevlerine getirtmek.

Bu koşullar altında başta CHP olmak üzere bu Amerikancı masaya oturan her siyasi partinin vatansever kitlesi yeni arayışlar içine giriyor. Çünkü içerisinde bulunduğu siyasi parti Türkiye’nin karşısında. Bu noktada Muharrem İnce ve Memleket Partisi altılı masadan daha milliyetçi ve Atatürkçü olduğunu iddia ederek buradan kopan vatanseverleri toplamaya çalışıyor.


‘’YOK BİRBİRİNİZDEN FARKINIZ’’

Muharrem İnce’nin eleştirdiği siyasi partilerden tek farkı partisinin ismi. Çünkü bir siyasi partiyi veya siyasetçiyi ötekinden ayıran adı sanı değil Türkiye’yi nasıl yöneteceğidir. Başka bir deyişle önemli olan hangi olaya hangi siyasi tutumu aldığı, milletinin sorunlarına nasıl çözümler ürettiğidir. Bu noktada isyan ettiği siyasi partiler ile aynı sistemi savunuyor.            
Ortada da sinsi bir propaganda yürüyor. Yürüyen propaganda vatansever kaygılarla CHP ve İYİ Parti’ye isyan eden ve oradan ayrılan kitleyi bir havuzda toplamak üzerine kurulu. Atatürk pazarlamasının, milliyetçi duyguları kaşımanın bini bir para… Fakat iş pratiğe ve programa gelince işte orada Atatürk ve Milliyetçilik hak getire! HDP kuyruğunda tatlı su Atatürkçülüğü oynanıyor.

Amerika’nın propaganda aygıtları, satılmış kalemler kendisinden kopan, vatansever ve devrimci kaygılara sahip seçmeni kendine bağlı tutmak için sinsi bir çalışma yapıyor. Bu çalışma; siyaseti programdan ve çözümlerden koparıyor ve yüzeysel bir hale sokuyor. Çünkü, programlarıyla öne çıktıkları takdirde NATO’cu ve Amerikancı oldukları toplum tarafından anlaşılacak.



’PROGRAMIYLA GÜNDEME GEL(E)MEYENLER’’

Programıyla gündeme gelemeyen siyasetçilerin başında şüphesiz Muharrem İnce geliyor. Çünkü kendisi 6’lı masadan kopan herkesi bir havuzda toplamak için sinsice çaba sarf ediyor. Örnek verecek olursak şu an CHP’nin PKK ile iş tuttuğunu söylüyor bu tespit doğru lakin kendisinin buna zaten programatik ve sistemli bir tepkisi yok.

Birkaç televizyon programında hayıflanarak hayatına devam ediyor. Zaten programatik bir tepkisi olsa CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemde “HDP barajı geçerse, demokrasinin lehine olur, AKP’nin milletvekili sayısı düşer” sözleriyle terör partisi HDP ile olan ittifakı aklamaya çalışmazdı ya da terör partisi HDP’nin oyları her yerde düşerken “Bir oy İnce’ye, bir oy HDP’ye” kampanyasıyla terör partisini meclise sokmazdı. Yine bu sözleri Demirtaş için söylüyor; “Ben rakiplerimin bir kolunu bağlayarak güreş yapmak istemem. Kim olursa olsun adil yarışmak ve güreşmek isterim.”. Yani diyor ki Selahattin Demirtaş bir terör hükümlüsü değil benim rakibim. Onu salıverin, tutuklu kalmasın ve demokratik yollarla yarışalım. Eli silahlı teröristi demokratik yola sokacak(!).

EL ALTINDAN ORTAKLIK

Muharrem İnce’nin terör ve terör partisi HDP ile ilgili tek ilkesiz tutumu bunlar değil maalesef. Kendisi Haber Türk ekranlarında katıldığı Nedir Ne Değildir programında milletimizin aklıyla dalga geçer gibi iddialarda bulunuyor. Mesela “HDP bir terör partisi midir?” sorusuna “Barajı geçsin diye oy veren insanlar var ben onlara terörist diyemem diyor”. Fakat HDP’yi terör partisi yapan seçmeni değil, HDP’nin örgütsel olarak terör faaliyeti yürütmesi. Tabi Muharrem İnce kendi çerçevesinde haklı çünkü HDP’nin meclise girmesi için “Bir Oy İnce’ye, Bir Oy HDP’ye” kampanyasını yürüttü. Yüzbinlerce insanın izlediği programda kendisinin terör seviciliğini gösteremez ancak seçmenin arkasına sığınır. Aynı yayında “siyaset ilkeli olur, ben ilkeli bir adamım” diyor. Muharrem İnce dediğini yapsa, Türkiye’nin milli meselelerinde, milli ve ilkeli bir tutum alır fakat anlattığı gibi değil durum. Sözde terörü lanetleyen Muharrem İnce terör partisi HDP’yi aklamaya çalışan kim varsa hepsiyle aynı tavrı takınıyor. Mesela AYM’nin 9 Mart 2023 tarihinde aldığı terör partisi HDP’nin hesabına koyulan blokajı kaldırmasına tepki bile göstermedi. Hatta aynı gün gençlere arabada gaz pedal şarkısı ile video çekmelerini söylüyordu. Twitter fenomenliğini kutluyordu. Muharrem İnce’nin terör partisi HDP ile ilgili iddiaları suçun bireysel olduğu iddiası ile başlıyor, HDP’nin terörle arasına mesafe koyabileceğine kadar gidiyor. Fakat Muharrem İnce’nin yaşadığı kadar tozpembe değil dünya…

HDP’nin kapatılması gerekli çünkü HDP’de suç bireysel değil örgütsel. Seçim listeleri bile Kandil’den ayarlanıyor, PKK’dan habersiz adım atamıyor. Yani Muharrem İnce partisinin herhangi bir il örgütüyle arasına ne kadar mesafe koyabilirse HDP’de PKK ile arasına o kadar mesafe koyabilir. Yani hiç… HDP’nin bir Türkiye Partisi olma olasılığı da yok. Çünkü HDP Türkiye’yi bölmek için kurulmuş bir siyasi parti. 2015’de başlatılan Hendek operasyonlarında terör örgütü PKK, HDP’li belediyelerden aldığı iş makinalarıyla hendekler kazdı. HDP il binaları PKK’ya militan devşirmek için kullanıldı. HDP’nin bütün önder kadrosu PKK ile iltisaklı. Terör hükümlüsü Selahattin Demirtaş “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğim” diyordu. Apo’nun heykelinin karşısında Atatürk heykeli olur. Ya Atatürk’ü tutarsın ya Apo’yu. Muharrem İnce’nin HDP savunuculuğuyla Atatürk’ü tutmadığı kesin.


POLYANNA’NIN PROGRAMI

Memleket Partisi’nin 199 sayfalık bir programı var. Programın ekonomi kısmı “tam bağımsızlık ilkesiyle kalkınacağız” iddiasıyla başlıyor. AB’ye tam, eşit ve onurlu üye olacağını iddia ediyor. İşsizliği ve enflasyonu düşüreceğini iddia ediyor fakat bunu nasıl yapacağına dair bir plan yok ortada. Programın dış politikaya dair iddiaları da çok çarpıcı. Ermeni Soykırımı yalanına karşı mücadele edeceklerini söylüyorlar, ABD ile karşılıklı çıkara dayalı, milli çıkarlarımızı gözeten “mütekabiliyet” çerçevesinde bir müttefiklik geliştireceklerini iddia ediyorlar.

Muharrem İnce’nin mütekabiliyet anlayışı NATO’cuların vetosu. NATO’nun düşman olduğu her söylendiğinde “İstersek birçok şeyi veto ederiz” diyen fakat PKK’ya binlerce tır silah verildiğinde susan bir anlayış. Muharrem İnce de Doğu Akdeniz’de ABD’nin yaptığı yığınağa karşı “görmem, duymam, bilmem” anlayışıyla yaklaşıyor. Diğer taraftan Ermeni soykırımı yalanına karşı duracaklarını söylüyor fakat Doğu Perinçek’in AİHM zaferinden bahsetmiyor ya da bu yalanın emperyalist devletler tarafından üzerimize atıldığını vurgulamıyor. İşin daha da beteri Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadele ederken AB’ye girebileceğini sanıyor. Bir de bunu onurlu ve eşit yapacağını iddia ediyor. Biz Sayın Muharrem İnce’ye AB’ye nasıl girebileceğini ve ABD ile nasıl müttefik olabileceğini anlatalım: Selahattin Demirtaş’ta dahil bütün PKK, FETÖ, DHKP-C, İŞİD gibi terör hükümlülerini serbest bırakarak, Doğu Akdeniz’deki haklarımızdan vazgeçerek, HDP ile anlaşarak ve onun terör faaliyeti yürütmesine müsaade ederek, Ermeni soykırımı yalanını kabul ederek. Bu noktada Muharrem İnce Türkiye siyasetinin Polyannası oluyor. Türk toplumunun %90’a yakını NATO-AB ve ABD karşıtı. Milletimiz artık ayaklarındaki Amerikan prangalarını kırıyor. 70 yıllık bir Türk-Amerikan savaşının çözüm aşamasındayız. Bu savaş içerisinde Muharrem İnce’de 6’lı masa gibi NATO’cu ve Amerikancı. Onun da ABD’den dizleri titriyor.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ ÇÖZÜM

Türkiye, silahlı, siyasi, ekonomik olarak devrimci bir süreçten geçiyor. Yunan amiralin kıta sahanlığını 12 mile çıkartma önerisi, belirli siyasi saikler tarafından taraftar gruplarının kışkırtılması, deprem sürecinde yürütülen devlet düşmanlığı ve dezenformasyon faaliyetleri, bu faaliyetlere FETÖ kaçaklarının istisnasız desteği bize yeni bir sürece girdiğimizi gösteriyor. Türkiye’nin önümüzdeki süreci atlatabilmesinin formülü ABD’ye karşı kararlı ve dik duruştan geçiyor. Dik duruşta ancak NATO’dan çıkmakla, HDP’yi kapanmakla, Suriye ile anlaşmakla, Doğu Akdeniz’den gelen tehditleri Asya’daki dostlarımızla püskürterek sağlanabilir. Muharrem İnce’nin 6’lı Masa kopyası programı Türkiye’yi ABD’ye mahkûm etme programıdır. Gençlik kararını bağımsızlıktan yana verecektir.


Kaynakça:

1.Demirtaş’tan seçim değerlendirmesi: ‘Bir oy HDP’ye bir oy İnce’ye’ yöntemi hataydı – Diken

2.https://youtube.com/watch?v=5S76RJrZ8nw&feature=shares

3. Muharrem İnce’den HDP açıklaması: ‘Nasıl şekilleneceğini bilemeyiz’ – Son Dakika Flaş Haberler (cnnturk.com)

4. Muharrem İnce, Apolet Tartışmasını Tekrar Alevlendirdi: Yanlış Yapmadım – Son Dakika

5. İnce’den HDP açıklaması (aa.com.tr)

6. Parti Programı – Memleket Partisi Resmi Web Sitesi