Ana Sayfa Manşet KENDİ MEZARINI KAZAN KEDİ

KENDİ MEZARINI KAZAN KEDİ

817

MEZAR KAZAN ASLAN ve KEDİ:

         Bir zamanlar sosyal medyada toprak kazan ve kazdığı yere giren bir aslanın videosu viral olmuştu(1). Viral olan bu videoyu herkes “aslanın ölümü bile aslan gibi oluyor” diye paylaşmıştı. Aslan aslan gibi öle dursun. Biz kendi mezarımızı kazmayacağız, geleceğimizi ellerimizle inşa edeceğiz. Bir de ABD’den kedi gibi korkup titreyen ve kendi mezarını kazanlar var. Bu yazımızda onları ele alacağız. ABD, Türkiye’nin kendi bağımsız yolunu çizmesine karşı. Türkiye’nin bağımsızlığına karşıda elinden gelen her tertibi düzenliyor. En son Türkiye’de kendine kullanışlı aparatlar bulup birleştirdi. Türkiye’de tekrar Amerikancı bir iktidar kurmakta kararlı. Hükümette ABD’nin bu tertibinden korkmuş olacak ki denge siyasetinin yerini taviz siyaseti aldı. İktidarda kalmak için bölüm sonu canavarıyla savaşıyormuş gibi bütün tuşlara basıyorlar. Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olması için gerekli adımları kararlılıkla atmaktan korkarak tavizler vermeye başladılar.

MAVİ VATANDA VERİLEN TAVİZLER:

         Deprem’in sonrasında Yunanistan’ın yardımsever komşu pozları ile oluşturmaya çalıştığı kamuoyu bir yere vardı. ABD, İsrail, Yunanistan eksenli Doğu Akdeniz merkezli tehditler görmezden gelinmeye, Yunanistan ve ABD ile aramızda “sıcak meltemler” estirilmeye başlandı. En son Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Yunan Savunma Bakanı Nikos Panayiotopulos ile yaptığı görüşmenin ayrıntıları ortaya çıktı(2). Bu görüşmede Yunanistan’ın çıkar ve menfaatleri Türkiye’ninkinden üstün gelmiş olacak ki Ege’de tatbikatların sınırlandırılmasını ve moratoryum süresinin uzatılmasını konuşmuşlar. Anlaşılan Yunanistan’a ABD’nin kurduğu üsler, hibe ettiği silahlar yetmiyor, bir de hükümetimiz destek vermeye karar vermiş. Çünkü bu anlaşma Yunanistan’ın adalardan turizm gelirini katlamaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Yunanistan’da giden para da bize doğru dönen bir namlu oluyor. Tabi bütün tuşlara basan hükümetin tek bastığı tuş moratoryum tuşu değil. TSK’nın Ege denizindeki uçuşları sınırlandırıldı. Yunanistan’ın adalardaki ihlallerine itirazlar  . Bunun üzerine Yunanistan Dışişleri Bakanı Dandias “Ege’de Türk uçuş faaliyeti bile yok, Türkiye’nin politikalarına anlam veremiyoruz” başlıklı bir açıklama yaptı.

KIBRIS ve FİLİSTİN DAVASINA İHANET:

         Türkiye’nin bölgede ABD ile verdiği mücadele sadece kendisini bağlamıyor. Öyle bir konumda ki Suriye, Irak, İran, Azerbaycan, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Yönetimi ve son olarak Filistin’i en yakıcı şekilde ilgilendiriyor. Örnek verecek olursak Türkiye bir Asya’ya bir Amerika’ya yaklaşarak dengesiz bir “denge” politikası izlerken ABD Güney Kıbrıs Rum Yönetimine silah vermeye devam ediyor. Yani Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimiz hükümetimizin dengesiz dış politikasından dolayı kuvvet kaybediyor. Hükümetimiz Suriye ile masaya oturmakta ayak diretirken Suriye Filistin davası için İsrail’e füze atıyor. Hükümetimiz de sadece kınayarak hayatına devam ediyor. Yani ABD’nin bin bir tertiple yıkamadığı, cümle Amerikancının katil ilan ettiği Esad aslanlar gibi Filistin davasını destekliyor. Hükümetimiz de ABD’nin kendisini devirme stratejilerinden korktuğu için bu davaya eylemli olarak destek veremiyor. Hatta daha da beteri Dışişleri Bakanımız Suriye, Rusya ve Türkiye üçlü görüşmesini ekiyor. Dışişleri bakanı ile görüşmeye gidiyor. ABD ile hangi Filistin davasını yürütebiliriz. ABD ile yürütebileceğimiz tek dava Fırat ve Dicle arasına Türkiye’yi bölerek ikinci bir İsrail devleti kurmak olur.

         Verilen tavizler sadece Mavi Vatanla sınırlı değil. Her meselede birbirine giren meclisimiz konu NATO’nun genişlemesi olunca tek yürek oldu. Aylardır terör hükümlülerini bize teslim edin diyerek hareket eden hükümet hiçbir şey alamadan Finlandiya’nın NATO’ya girmesini oyladı. Eminiz ki İsveç’te aynı şekilde NATO’ya girecek. Bununla birlikte, hükümet ABD’nin baskılarına direnemeyerek Rusya’ya karşı yaptırım kararını uygulamaya koydu. (4) Rusya-Ukrayna savaşının başından beri dengesizlikler içerisinde yürütülen politikalar en son ABD’ye boyun eğmeye vardı.

         Hükümet taviz verdikçe Türkiye’nin egemenliğine yönelen tehdit büyüyor. Tehdit büyürken, Rusya, Çin, İran gibi ülkelerle, siyasi, askeri ve ekonomik alanlarda stratejik iş birlikleri yapma fırsatını kaçırıyoruz. Çünkü ABD Türkiye için hem silahlı hem siyasi hem de ekonomik olarak bir tehdit. Somutlayacak olursak; PKK’ya binlerce tır silahı veren ABD, Dedeağaç’a, Larissa’ya namlularını Türkiye’ye çevirerek üsler kuran ABD, Türkiye’de hükümeti devirmek için muhalefeti birleştiren ABD, ekonomimizi talan eden yine ABD. Yani Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler kurarak bağımsız ve başı dik yaşama olasılığı yok.

 TAVİZ SİYASETİ HÜKÜMETİ KURTARIR MI?

         Bugün yaşanan gelişmeleri anlamak için 2015’den bu tarafa gelişen olayları tahlil etmek gerekli. Hükümet o süreden beri ABD’nin kontrolünden çıkma eğilimindeydi. Bölgede kendi stratejisini baltalayacak bir hükümet istemediği için ABD planını yaptı. Muhalefeti örgütledi ve hükümeti devirmeyi kafasına koydu. Açıktan ilan edilen bütün ABD raporlarına bakalım bu durum böyle. Hükümeti ABD’nin devirmemesi için Türk ordusunu Suriye’den çekmesi, HDP’nin kapatma davasını durdurması gerekli. Suriye’den çekilen, terörle mücadeleyi bırakan hükümeti milletimiz devirir. Yani hükümetin ayakta kalabilmesinin tek yolu milletimizin ve devletimizin çıkarlarını kararlı bir şekilde savunmak. Örneğin Halil Magnus Karaveli,İsveç’in Dagens Nyheter gazetesine yaklaşan Türkiye seçimleri için bir yazı kaleme aldı. Bu yazıda muhalefetin daha kararlı bir şekilde batıcı politikaları benimsediğini bu yüzden muhalefetin desteklenmesinin daha doğru olacağını savundu. Bu yazıdan da anlaşılacağı üzere batının hükümeti devirme stratejisinden vazgeçmesinin tek formülü verilebilecek en keskin tavizleri vermesi. Yani taviz siyaseti hükümetin kendi mezarını kazması olur. Milletimiz ABD’yi, taviz veren hükümeti ve Amerikancı muhalefeti aynı kefene koyar, toprağın altına gömer.

DOĞRU STRATEJİ

         Bütün gerçekler bu kadar göz önündeyken taviz veren hükümeti şişiren, toplumumuzun önüne “cesurlar” diye koyanlar var. Silah üretiyoruz, artık çok güçlüyüz, kimse önümüzde duramaz diyerek milletimizi avutmaya çalışanları her gün televizyonlarda görüyoruz. Silah üretmemiz, gemi üretmemiz, uçak üretmemiz milletimizin çıkarına. Fakat bu silahı kullanacak doğru strateji olmadıktan sonra silahlar çelik yığınından ibaret. Doğru strateji de tavizlerle değil ABD’ye meydan okuyarak sağlanır. Çünkü ortada bir savaş var. Bu savaşta Türkiye’nin çıkarları ABD ile karşı karşıya. Hükümet tavizler siyasetiyle ne Filistin davasına sahip çıkabilir, ne Kıbrıs’ı tanıtabilir, ne de terörü bitirebilir. Taviz siyaseti ile hükümet kendi mezarını kazar, Türki milleti hükümet ile o mezara girmez. Türkiye seçeneksiz değil. Türkiye’nin başında Vatan Partisi olursa ABD, Yunanistan, İsrail, eksenli Karadeniz ve Akdeniz merkezli tehditlere net ve cesur bir duruş sergiler. Filistin’den Kıbrıs’a oradan Karadeniz’e kadar Türkiye’nin egemenliğini savunur.

Mustafa KOZ
Öncü Gençlik GYK Üyesi

Kaynaklar:

1-https://youtube.com/shorts/nlDnBgACus4?feature=share

2-https://www.aydinlik.com.tr/haber/abdli-uzman-karaveli-muhalefetin-batici-ve-natocu-seceneklerine-destek-verin-380652

3-AK Parti Hükümeti, Mavi Vatan politikasını terk etti, Tam anlamıyla karaya sıkıştık! – https://www.aydinlik.com.tr/haber/ak-parti-hukumeti-mavi-vatan-politikasini-terk-etti-tam-anlamiyla-karaya-sikistik-380427  

4-https://www.aydinlik.com.tr/haber/abd-disisleri-yetkilisi-obrien-turkiye-yaptirimlari-kabul-etti-380651