Ana Sayfa Yazılar MEHMETÇİĞE KURŞUN VEKİLE TEBRİK

MEHMETÇİĞE KURŞUN VEKİLE TEBRİK

109

Tebrikler!

Bu tebrik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin “evetçi” değerli milletvekillerine.

         Sizi yıllarca Mecliste birbirinizle kavga ettiğiniz için eleştirdik. “Milletin Vekilleri” Mecliste küfürlü konuşup birbirleriyle kavga mı eder dedik. Sağ olun bu sefer eleştirimize kulak verdiniz, sessiz sedasız, kavgasız bir şekilde, el ele kol kola İsveç’i NATO’ya soktunuz. Türk Milletine verdiğiniz birlik beraberlik görüntüsü için ayrıca teşekkür ederiz.


         Bu sayede sizin sadece kendi maaşlarınıza yapılacak zamlar konusunda değil, geleceğimizi ilgilendiren “milli meselelerde de” birleştiğinizi gördük. Hepinizin sebepleri farklı da olsa sonuç olarak “EVET”te buluştunuz.


         Biliyoruz, bizim tebriklerimizin pek bir önemi yok. Milletin ne düşündüğü ile zerre ilgilenmiyorsunuz. Okyanus ötesinden gelen tebrikler daha çok ilginizi çekiyor. Ama milletin ne düşündüğünü merak ediyorsanız, mesela Anadolu Ajansı geçen yıl İsveç’in NATO üyeliğine dair tivitır üzerinden anket yaptı, Türk Milleti yüzde 90 hayır dedi, o anketi inceleyebilirsiniz.


         Ya da bakın seçimler geldi, vatandaşla bir aylığına da olsa bir araya gelme fırsatınız var. Sonra seçimler bitecek, bir 5 yıl daha göremezsiniz onları. Biraz gözlemle milletin bu konuda ne düşündüğünü anlayabilirsiniz.


         Keşke cesaret edip de bu kararı Türk Milletine bıraksaydınız, o zaman alırdınız cevabınızı. Hem sizi büyük bir yükten kurtarmış olurduk. Memleketlerinizden işinizi, gücünüzü bırakıp oy vermeye Ankara’ya gelmezdiniz, bizim için rahatınızı bozdunuz kusura bakmayın. Sağlık olsun, olan oldu, bizi düşünüp uğraştırmamak için NATO kararını referanduma götürmediğinizi varsayıyoruz.


Hepsinin Derdi Başka

Tabi NATO oylaması F-16’dan çok daha fazlası. Bütün evetçi parti ve vekillerin kendilerine özgü bir evet sebepleri var. Doğrudan onlara kulak verelim.

         MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın “Özellikle sınır ülkelerinde bir tehdit ve buna mukabil teyakkuz psikolojisi oluşturmuştur. Bu ülkelerin başında kuzeyde Rusya’nın en uzun sınır komşusu olan Finlandiya ve İsveç’in NATO bünyesine alınarak, bir sonraki saldırı hedefi olmaması düşüncesi etkinlik kazanmıştır.”


         Devamında ise İsveç’in PKK ile ilişkilerine sınır getirdiğini ve önlemler aldığını söylüyor.  MHP’ye göre Rusya saldırgan politikalar izliyor ve doğal olarak İsveç ve Finlandiya’nın Rusya’dan kendini korumak için NATO’ya girmesi çok normal. Bu açıklamada NATO ve ABD’nin güçlenmesinin ve genişlemesinin Türkiye için nasıl bir yararı var onu anlayamadık.

 
         Hem bize ne İsveç ve Finlandiya’nın güvenlik kaygılarından? Türkiye’ye hangi yararları var? Hem Rusya, Ukrayna’ya durduk yere mi askeri müdahalede bulundu? Rusya, Ukrayna’nın ülkesine karşı saldırıların merkezi olmasına karşı müdahale etti.


Tek Adama Hayır, NATO’ya Evet!


         CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ‘’NATO’nun genişlemesini oylayacağız. Tek adam rejiminden mi yana olacağız yoksa demokrasilerden mi yana olacağız buna karar vermemiz lazım. Barış ve istikrar ortamını bozan her türlü tehdide karşı NATO’nun caydırıcı gücünü önemsiyoruz. NATO’nun yeni üyelerinin katılımıyla genişleme protokolünü destekliyoruz.”


         CHP, Oğuz Kaan Salıcı’nın da ifade ettiği gibi neyi ne için yaptığını biliyor. NATO’nun güvenlik konseptine tamamen uyumlu bir karar almışlar. Zaten CHP’nin ABD siyasetlerine göbekten bağlılığı bilinen bir gerçek. NATO, son güvenlik konseptinde ABD’nin emperyalist saldırganlığını “tek adam ve otokratik sistemlerle” mücadele adı altında meşrulaştırmıştı.

         CHP’ye ve NATO liderliğine göre NATO genişlemeli ki, BRİCS’in, ŞİÖ’nün otokratik ülkelerinin yükselişi sınırlandırılsın. ABD ve NATO bu bahaneyle daha da Asya ülkelerine saldırsın. CHP’ye göre Türkiye ABD ile sorun yaşadıkça otokratikleşiyor. Bu sebeple İsveç’in NATO’ya girmesine evet demek son zamanlarda iyice bozulan Türk-Amerikan ilişkilerini geliştirmek için büyük fırsat.

AKP’nin İbret Verici Sebebi


         AKP Ankara Milletvekili ve önceki dönem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay “NATO’nun genişlemesi ittifakın gücünü artıracak ülkemizin güvenliğini sağlayacağı için desteklemekteyiz. Finlandiya ve İsveç Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının ardından NATO’ya katılma kararı aldılar. Bu ülkelerinin başvurularını olumlu karşılıyorum…”


         NATO’nun genişlemesi ve güçlenmesi Türkiye’nin güvenliğini sağlayacakmış. NATO’nun genişlemesi, PKK’nın, Yunanistan’ın, FETÖ’nün, İsrail’in güvenliğini sağlıyor Sayın Oktay.


         Finlandiya ve İsveç, Ukrayna’nın saldırılarına karşı NATO’ya girmeye karar vermiş. Başında Fuat Oktay olmasa, bu sözlerin NATO genel sekreteri Stoltenberg’e ait olduğunu zannedeceğiz.


         Fuat Oktay ABD ve NATO’nun Türkiye’ye karşı faaliyetlerini pek ala biliyor. Bilmemekten değil, korkaklıktan dolayı bunu söylüyor. Çünkü partisi ABD ile mücadeleyi göze alacak siyasetlere, cesarete ve kabiliyete sahip değil.

         O yüzden ABD ile uzlaşarak, teslimiyet politikaları izleyerek, buna da “denge” politikası diyerek ABD saldırılarının hedefi olmamaya çalışıyorlar.


Değerli Milletvekilleri ve Hükümet Yetkilileri

Son bir ayda ABD destekli terör saldırılarında 21 askerimizi şehit verdik. 2015’ten bu yana ise yüzlerce asker, polis, koruyucu, memur ve sivil şehit oldu. Ancak şunu aklınızdan çıkarmayın, Mehmetçiğimizi sizin o “evet” verdiğiniz, ABD ve NATO şehit etti.

Siz ABD ve NATO güçlensin diye onlara oy verdiniz. Onlar da güçlerini Mehmetçiğimizi şehit ederek Doğu Akdeniz ve Yunanistan’da Türkiye karşıtı yığınak yapmak için kullandı, kullanmaya da devam edecek. Meclisteki oylamadan önce boşuna “NATO’ya Evet Mehmetçiğe İhanet”, “NATO’ya ihanet Türkiye’ye ihanet” demedik.

 
         Daha basit ifadeyle Mehmetçiklerimizin şehit olmasında sizin de payınız var. Farkındasınız veya değilsiniz, tarihe geçtiniz tebrik ederiz. Ancak iyiliklerinizle değil, cesaretsizliğinizle ve hatta maalesef ihanetinizle.
         Bu hizmetiniz karşılığında ABD’den tebriği kaptınız. ABD’den payınıza tebrik düştü, Mehmetçiğe ise “kahpe kurşunlar.” Ne adaletli bir durum değil mi?